banner51

banner34

banner38

banner16

banner33

banner37

banner55
26 Mayıs 2019 Pazar

AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı'na Ellibeş getirildi

Benim ömrüm !

Benim ömrüm !

07 Mart 2019 Perşembe 18:21
   Benim ömrüm !


Önceki gün yazdığımız 'Pişmanlıklar' konulu yazı sonrası bize geri dönen okuyucularımızın verdiği tepki, aslında toplum olarak yıllar yılı nasıl büyük yanılgılar yaşadığımızın da bir fotoğrafı gibi. 
İstediği mesleği seçemeyen, yaşamak istediği merkezin çok uzaklarına düşen, ilk aşkı ile evlenemeyen, siyasette beklediği noktalara gelemeyen yüzlerce okuyucumuzun ömürlerinin büyük bir pişmanlık içerisinde sürüp gittiğine şahit olduk.

İşin kötü tarafı bize geri dönüş yapan okuyucularımızın çok büyük bir bölümü de bizim gibi artık hayatının sonbaharını yaşayanlardan oluşuyor. 

Bizzat bizi telefon ile arayan okuyucularımıza "Artık olan olmuş bu yaştan sonra ne yerimizi, ne hayatımızı ne de alışkanlılarımızı değiştirecek durumda değiliz. Bu saatten sonra sağlığımıza dikkat edip, Allah’ım hayırlı bir ölüm ver demekten başka da bir çıkış olduğunu düşünmüyoruz" şeklinde öğüt vermeyi de ihmal etmedik.

Okuyucularımıza bu şekilde öğüt verirken, ister istemez farkına vardık ki ömür su gibi hatta sudan daha hızlı bir şekilde geçip gidiyor. Meydana gelen kazalar sonucu hayatını kaybedenler, toplu ölümler, eceli ile ölenler derken etrafımızda kim varsa teker teker hayatımızdan çıkıp bizi terk ediyor.

Akıllara ölüm gelince her Türk insanının böylesi zor anlarda başvurduğu yolu biz de seçiyoruz. Türkülere sığınıyoruz, yetiştiğimiz çevrede Türk’üz türkü çağırırız ilkesi uyarınca kulağımıza hoş gelen bütün türküleri ayırmadan dinlememize rağmen herhangi bir yakınımızı kaybettiğimizde; 

Selanik içinde sala okunur 
Salanın sedası dostlar cana dokunur
Gelin olanlara kına yakılır
Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver
Al başımdan bu sevdayı götür yare ver

diye başlayan Selanik türküsünü gözlerimizden akan yaşlar eşliğinde pek çok kez dinlediğimiz olmuştur.

Yıllar önce babamızın kaybı, daha 30’lu yaşlardaki kardeşimizin bir trafik kazasında hayatını kaybetmesi en sonunda da kaybına bugün bile alışamadığımız annemizin aramızdan ayrılması ile devam eden ve çok sayıda tanıdığımız insanın vefat etmesinin ardından mahalledeki camiden müezzinin 

Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Rasulallah 
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Habiballah
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Nûre Arşillah
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Hayra Halgillah
 Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin 
Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin

şeklinde okuduğu her cenaze salası etrafımızda var olan bir tanıdığımızın daha aramızdan ayrılışının habercisi olmaya başladı.

Hayatımızın ilk 40 hatta 45 yılında müezzinlerin camilerden okuduğu cenaze salaları işin doğrusu bizi fazla alakadar etmiyordu. Neticede bizim yaşımızın genç olmasına bizi sevenlerin de Allah sıralı ölüm nasip etsin şeklindeki duaları eklenince, nasıl olsa şu sırada hastalığa ve yaşlılığa bağlı ölüm ile karşı karşıya kalan kimse yok diye düşünürken, yukarıda belirttiğimiz gibi kendi evimizden çıkan cenazelere, etrafımızdan da pek çok ölüm eklenince cenaze salalarını daha bir can kulağı ile dinlemeye başladık.

Yanlış hatırlamıyorsak eski bakanlardan Mehmet Ağar bir keresinde "Müezzin sala okumaya başlayınca kendi kendime acaba hangi akrabam, hangi yakın akrabam hayatını kaybetti şeklindeki soruyu daha fazla soruyorum. Zira artık iyice yaşlanan akranlarımız için okunan salalarda büyük bir fazlalık var" diyerek, bizim de hislerimize tercüman olmuştu.

Köyden, kente göçün bu kadar yoğun olmadığı dönemlerde, bilemediniz 40-50 haneli köylerde nüfus azlığı dolayısı ile ölümlerin de öyle fazla olmadığı zamanlarda müezzinlerin okuduğu sela da bizi pek fazla yormuyor, ölümlerde çoğu kez sıralı olduğundan canımız fazla yanmıyordu.

Ne zaman ki köyden kente olağanüstü bir göç başladı, insanlar bir köy nüfusunun 5-6 hatta 10 katı fazla bloklarda yaşamaya başladı, işte o zaman herkesin kabul edeceği gibi müezzinler daha fazla sela okumak zorunda kaldılar.

Geçtiğimiz hafta sonu başta bizim mahallenin camisi olmak üzere pek çok camiden müezzinlerin peş peşe yanık sesleri ile okudukları selaları dinledikten sonra “Mahalle sakinlerimizden falanca rahmetli oldu. 

Cenazesi şu gün şu saatte şu camiden kaldırılacaktır” açıklamasını dinledikçe kabul edelim etmeyelim, ölüm diye bir gerçeğin olduğuna her geçen gün biraz daha fazla inanmaya başladık.

35 Yaş şiirinin yazarı Cahit Sıtkı ölüm ile olan durumunu 

Ne dönüp duruyor havada kuşlar? 
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim? 
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar? 
Neylersin ölüm herkesin başında. 
Uyudun uyanamadın olacak
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? 
Bir namazlık saltanatın olacak, 
Taht misali o musalla taşında. 

şeklinde dizeler ile açıklıyor ve aslında ölüme ne kadar yakın olduğumuzu da son derece yalın bir şekilde bizlere hatırlatıyor.

Artık 50’li yaşları yavaş yavaş terk etmeye hazırlanan  bir fani olarak biz de son dönemlerde Mehmet Ağar’ın yaşadığı duygusallığı vücudumuzun her hücresinde taşıyoruz. 20’li yaşlarda 50-60 yaşlarında birisinin öldüğünü duyunca "Zaten yaşayacağı kadar yaşamış, daha ne olacak ?" dediğimiz yaşlara gelmenin ızdırabı ile camilerden gelen selayı daha bir dikkatli dinlemek zorunda kalıyoruz.

Biz bu satırları yazarken evimizin hemen yakınındaki camiden müezzinin bir cenaze selası daha okuduğunu duyduk. Sela’dan sonra hayatını kaybedenin kim olduğunu var olan araç gürültüsü dolayısı ile tam olarak anlayamadık ancak ismimizin Yüksel Ercan olduğuna emim olduğumuz kadar hayatını kaybedenin bizim yaşlarda birisi olduğuna eminiz.

Vaziyete göre;
 
Selanik içinde Sala okunur
Salanın sedası cana dokunur 
diye başlayan türküyü de müezzinin okuduğu cenaze salasını da, Cahit Sıtkı’nın 
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak. 
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? 
Bir namazlık saltanatın olacak, 
Taht misali o musalla taşında. 

şeklindeki dizelerini de bundan sonra daha fazla dinleyeceğiz ve bizim içinde bir gün Sala okunacağı gerçeğini de asla ama asla unutmayacağız.

"Her doğan günün bir dert olduğunu, insan bu yaşa gelince anlarmış" dizelerini müezzinin bizim için de okuyacağı selaya kadar hep hatırlayacağız.
Anahtar Kelimeler: Benim ömrüm !
    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
banner9
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV