banner34

banner38

banner33

banner37

banner22
05 Aralık 2016 Pazartesi

İnşaatçı imam ev sahibi olmak isteyenleri dolandırdı

Hem içeride hem dışarıda mücadele

Yüksel Ercan yazıyor

18 Ekim 2016 Salı 21:59
 Hem içeride hem dışarıda mücadele
banner29
Son aylarda daha doğrusu 15 Temmuz ve sonrasında birbiri üzerine gelen ve yaşantımızı olumsuz noktada değiştiren olaylar serisi bizim bundan sonraki hayatımız içinde muhtemelen belirleyici etken olacak.
Bizi derin endişelere sevk eden iç ve dış olaylar sebebi ile hemen her platformda bulduğumuz her yöneticiye “Ne oluyoruz, meydana gelen hadiseler bizi nerelere savuracak.?” sorusunu yöneltsek te aslınca sorumuzun cevabını kendimiz tarafından da bilindiğini az çok hesap edebiliyoruz.

1984 yılı itibarı ile bizim enerjimizi tüketen çok sayıda şehit vermemize, on binlerce vatandaşımızı kaybetmemize ve trilyonlarca liralık maddi kayba yol açan PKK terör örgütü ile mücadele ederken 15 Temmuz tarihinde başlatılan Darbe girişimi ile Türk milletti başka bir tehlike ile karşı karşıya kalmış oldu.

Dikkat edilirse PKK terör örgütünün de FETÖ’nün de Türk milletini huzursuz etme adına başlattıkları mücadele nerede ise 40 yıl geriye kadar gidiyor aradaki tek fark PKK’nın kalkışmayı açıktan FETÖ’nün ise gizli bir şekilde yaptıklarıdır.

PKK 40 yıldan fazla bir zamandır aleni bir şekilde uyguladığı terörist olaylar ile bizim enerjimizi kendi içerişimizde tüketirken Devleti ele geçirmek için 40 yıldır alttan alta örgütlenen FETÖ’nün bütün çalışmaları bir anda yani 15 Temmuz gecesi ortaya çıktı.

Bizim bu konudaki anlayışımız son derece nettir Türkiye Cumhuriyetine kastı olan, Devletimizi zor düşürmeye çalışan kişi-Kurum-Örgüt yani  kim varsa anında yok edilmeli ve bir daha ayakları üzerinde duramayacak hale getirilmelidir.

15 Temmuz tarihine kadar PKK ile mücadele eden Türkiye Cumhuriyeti o gece itibarı ile en az PKK kadar tehlikeli olan daha sinsi ve Devleti bir anda ele geçirme hesabı yapan FETÖ ile tanıştı ve düşmanın dindar yada başka bir şekilde olmasının hiçbir şey fark etmediğini çok net bir şekilde gördü.

Türkiye Cumhuriyeti kendi sınırları içerisinde PKK ve FETÖ ile mücadele ederken dışarıda da artık sayısı belli olmayan güçlere karşı canı pahasına bir mücadele vermeye başladı, Okyanus ötesinden gelip bu bölgeyi abluka altına almaya çalışan ABD, bize dost görünen ancak bulduğu her fırsatta Türkiye Cumhuriyetinin altını oymaya çalışan Almanya, Ne zaman ne yapacağı asla kestirilemeyen İngiltere, Mezhep çatışması üzerinden yıllarca bizi endişelendiren İran  ve bu devletlerin kayıtsız şartsız tahakkümü altına girmiş sözde İslam Ülkeleri.

Türk Milleti oldum olası İslam Ülkelerinin diğer Emperyalist-Batı Ülkelerinin kulu-kölesi olduğunu ve Batılıların izni olmadan İslam ülkelerinin kılını bile kıpırdatmayacaklarını daha da kötüsü bizim zor zamanlarımızda İslam Ülkelerinin bizimle birlikte değil batılı ülkeler ile birlikte olacaklarını asla kabul etmezler.

Bu kadar olumsuzluğun içerisinde bilindiği gibi ABD tarafından “Bölgeye barış ve İnsan hakları getireceğim” diye başlatılan savaşta Saddam’ın idam edilmesi ve Irak’ın paramparça edilmesinden sonra bizi en yakın anlamda ilgilendiren Musul-Kerkük davası ilgili karışık süreç şimdi tam olarak kapımıza dayanmış bekliyor.

İçeride ve dışarıda bu kadar büyük tehlike ve kuşatma ile karşı karşıya bulunan Türkiye’de başta iktidar partisi olmak üzere diğer siyasi partilerin bu kuşatmayı yarmak adına söylem ve üsluplarına her zamankinden daha fazla dikkat etmeleri ve “Milli Mutabakat” denilen olguyu Türk milletinin hayatına hakim kılmak durumundadırlar.

Başta iktidar partisi olmak üzere siyaset yapanların pek çoğu karşı karşıya bulunduğumuz tehlikenin henüz farkında  değiller, Her Salı günü parti Genel başkanları partilerinin grup toplantılarında içerisinde bulunduğumuz tehlikeleri anlatacaklarına halen daha akıllarına gelen ne varsa söylemekten çekinmiyorlar.

Türk milleti etrafında bulunan ve her geçen gün daha da fazla yaklaşan “Ateş Çemberinden” kurtulmak ve bizi bu coğrafyadan atmak adına oluşturulan Kuşatmayı yarmak adına daha itidalli siyaset daha yapıcı politikalar bekliyor.

Aksi takdirde önümüzdeki günlerde emperyalist güçlerin içerideki işbirlikçileri aracılığı ile oluşturdukları kuşatmayı yarabilmek için gerekli gücü asla bulamayabilir ve “Keşke bu durumu daha önce görebilseydik” diye hayıflanabiliriz ki bu hayıflanmanın da hiç birimize faydasının olmayacağı da zaten orta yerde duruyor. 


    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
banner9
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Hangi Ülkenin Aracını Kullanıyorsunuz?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV