banner51

banner34

banner38

banner16

banner33

banner37

banner48
18 Temmuz 2018 Çarşamba

Meslek hastalıkları için erken uyarı sistemi hayata geçti

Hürriyet: Hırsızlığı meşrulaştırıyorlar

Hürriyet: Hırsızlığı meşrulaştırıyorlar

02 Nisan 2018 Pazartesi 14:30
 Hürriyet: Hırsızlığı meşrulaştırıyorlar

CHP Kocaeli milletvekilleri Fatma Kaplan Hürriyet, Musa Akar, Tahsin Tarhan, İl Başkanı Cengiz Sarıbay, Gebze ilçe Başkanı Musa Yilmaz, Darıca ilçe başkanı Yakup Törk, Çayırova ilçe başkanı Selahattin Kaya, Dilovası ilçe Başkanı Kerem Aydemir,  il, ilçe yöneticileri ve Belediye Meclis üyeleriyle birlikte yapılan kahvaltılı basın toplantısında yerel ve genel gündeme ait konular konuşuldu. 
CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, TBMM’de yapılan kanun değişiklikleriyle seçimlerde hırsızlığın meşrulaştırıldığını söyledi.
Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan CHP Gebze İlçe Başkanı Musa Yılmaz, CHP olarak 2019 seçimlerine kadar her ay farklı bir ilçede yerel basın toplantıları yapacaklarını ve bunların ilkini de Gebze’de bugün gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bugün burada 3 milletvekilimiz ve 4 ilçe başkanımızla yerel ve genel seçimler hakkında görüşlerimizi açıklayacağız. Bu toplantılar her ay değişik ilçelerde devam edecek” dedi.


SARIBAY: KOCAELİ’DE SEÇİMLERİ ALMAK İÇİN, BU BÖLGEDE BAŞARILI OLMALIYIZ
Yılmaz’dan sonra söz alan CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay, “Bugün burada Gebze, Çayırova, Darıca, Dilovası ilçe başkanlarıyla beraber çalışmalarımız hakkında sizleri bilgilendirmek ve sorularınıza yanıt vetmek üzere toplandık. Kocaeli’de yerel seçimleri, genel seçimleri almak, başarılı olmak için, bu bölgede başarılı olmamız gerektiğini biliyorum. Henüz adalarımız belirlenmemiş olsa dahi, çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

TARHAN: BÖLGENİN EN BÜYÜK SIKINTISI ULAŞIM VE PARK
Daha sonra konuşma yapan Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, ilçe ve il seçimlerin yaptıklarını, tüzük kurultaylarını da tamamladıklarını belirterek, “Artık seçim startı veriyoruz” dedi.

Tarhan şunları söyledi:

Bundan sonra yerel basınla sık sık birlikte olacağız. En az ayda bir hem Gebze bölgesindeki, hem de İzmit’teki basın memnsuplarıyla bir araya gelip, Kocaeli’nin sorunlarını nasıl çözebiliriz, bugünkü iktidarın eksiklerini gündeme getirerek nasıl yol haritası çizebiliriz birlikte sohbet edeceğiz. 
Sizlerin de bildiği gibi son dönemde bu bölgenin en büyük sıkıntısı ulaşım, problemi, park problemi. İnsanlar artık Gebze’nin içine gelmek istemiyorlar. Saatlerce trafikte büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Geçici çözümlerle battı çıktı yapıyorlar. Ben bunu 20 sene önce söylemiştim.Çayırova’nın girişi var aylardan beri, yıllardan beri bitmiyor. Bir tane otopark yapılmamış. 
Bizim için tarihimiz açısından tren çok önemliydi. Gebze’den trene bindiğin zaman Haydarpaşa’ya, Köseköy’e gidebiliyordunuz, İzmit’e gidebiliyordunuz. Yıllardır trenden haber yok. Hızlı tren yaptık diyorlar. Yalvarıyoruz Meclis’de, Haydar Akar vekilim sürekli gündeme getiriyor ama tek bir tane tren koymadılar. Sadece Pendik’e kadar tren var.
Sağlıkla ilgili olarak ben yoruldum. İktidar milletvekillerine yalvarıyorum. Fatih Devlet Hastanesi ne olacak diye soruyorum. Bakana yalvarıyorum. Cevap: Müteahhit kaçtı, geldi müteahhit başladı, bitecek. Yazık devletin parasına yazık. Atıl hastane orada yatıyor. Yoğun bakım üniteleri ful. Bize her gün telefonlar geliyor. İnsanlar yalvarıyor, ‘Hastam var. Bana bir tane yoğun bakım ünitesi bul.’ 
Sabahları Fatih Devlet Hastanesi’nde binlerce insan kuyrukta. İnsanlar büyük sıkıntı içerisinde. Yoksul insanlar seslerini çıkaramıyor. Bakan bize söz verdi 2016 yılında. 2017 yılına Çayırova’da temeli atacağız dedi devlet hastanesinin. 2017 bitti devlet hastanesi ortada yok. Şimdi yine açıklama yapmış ‘Hedefimizde var. Çayırova’da yer arıyoruz” diye.

HÜRRİYET: MECLİS BAŞKANI İSMAİL KAHRAMAN SAHNEYE DEKOR BİLE OLAMAZ

Tarhan’dan sonra görüşlerini açıklayan Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet ise şunları söyledi:

Ben burada biraz daha genel konuşmak istiyorum. Ben Anayasa Komisyon Üyesi olarak özellikle son dönemde çıkan İttifak Yasası ve seçim güvenliği ile ilgili kısaca bir kaç başlık aktarmak istiyorum. 
İktidar yerelde ve genelde yaptığı hareketlerle, suni gümdemlerle tartışma açıyor. Bunlardan bir tanesi İstiklal Marşı tartışması. Milli değerlerin tartışmaya açılması. Kadınlar üzerinden yapılan açıklamalar. En son İsmail Kahraman’ın, bugün sahneye dekor bile olamayacak bir adamın, sahneden kadın tiyatrocuları indirmesi gibi suni gündemlerle aslında seçim süreçlerine ilişkin yapmaya çalıştıkları şeyi bir anlamda perdelemek istiyorlar, unutturmak istiyorlar, konuşulmasın istiyorlar. 
Anayasa Komisyonu’ndan ve sonrasında Genel Kurul’dan geçen ve ne yazık ki hırsızlığın önünü açan, biz buna milli irade hırsızlığı diyoruz. Sandalye hırsızlığı, milletvekili hırsızlığı, oy almadan oy artırmanın yolu diyoruz. Israrla söyledik, söylemeye devam edeceğiz. 
Ne yazık öyle bir yasa çıkardılar ki bunu iki açıdan eleştiriyoruz. Bir ittifak konusu özellikle ittifak kuran partiler. Yani AKP ve MHP kendi lehlerine, her türlü ince detayı düşünüp, nasıl daha fazla kazanırım, nasıl kazan kazan üzerine kurdukları bir sistem.
AKP ve MHP’yi kastederek söylüyorum ittifak kurdukları için. İki partiden bir tanesi MHP özellikle yüzde 10 barajını geçemem korkusu var. AKP’nin de özellikle başkanlık seçimlerini 50+1 i alamam korkusu var. Bu korkuyla bir araya gelmişler. Hesap, kitap yapmışlar. Demişler ki MHP’yi nasıl baraj atlatırım? 
MHP yüzde 3 bile alsa, yüzde 5 bile alsa barajı geçmiş olacak. Belki yüzde 10 alan, 11 alan partinin de milletvekilini kendisine katarak, aslında bir anlamda çalarak, daha fazla vekil çıkararak Meclis’e girmiş olacak ama diğer partilerin almış olduğu oyu ne yazık ki gasp etmiş olacak. Yani ittifak yapan partiler Meclis’e girecek ama tek başına seçime giren partiler yüzde 9.9 olsa bile Meclis’de temsil edilemiyor. Bugün yaklaiık 5.5 milyon insanın oyu temsil edilmeme riskiyle karşı karşıya kalacak. 
İşte böylesine hırsızlığı meşrulaştıran, hırsızlığın yolunu açan, nasıl daha fazla milletvekili çıkartmanın üzerine kurgulanmış bir ittifak sistematiği kurmuşlar ne yazık ki. Bunu da yasal hale getiriyorlar. 
Onun dışında seçim güvenliği noktasında facia düzenlemeler var. Bunları kimse duymasın diye aralıksız 19 saat hem Genel Kurulu hem komisyonları çalıştırdılar. Tartışılmasın, konuşulmasın, vatandaş duymasın diye. Gece yarısı ben yaptım oldu mantığıyla hızlıca geçirdiler. Çünkü seçim güvenliği maddelerinde gerçekten bugün Türkiye’nin önümüzdeki süreçte seçimleri belki de şaibeli hale getirecek düzenlemeler var. 
Sopalı seçim diye söylediğimiz, Jandarma ve polis eşliğinde gerçekleştirilecek seçim atmosferinden bahsediyorum. Yani sandık başlarında insanların birbirlerini kırıp dökmesine sebep olacak düzenlemelerden bahsediyorum. 
Diğer bir husus artık valileri devreye sokuyorlar. Günümüz Türkiye’nin vali profiline baktığımız zaman, AKP il başkanlarından bile fazla çalışan valiler var. Bu valiler AKP lehine daha fazla etkili olacak, daha fazla seçmene baskı yapabilecek. Belki buralarda çok sorun olmayacak ama Doğu ve Güneydoğu için ciddi anlamda seçim güvenliğini riske atacak düzenlemelerden bahsediyorum. 

Diğer bir konu mühürsüz oyların geçerli sayılması. 16 Nisan referandumunda açık yasa hükmüne rağmen YSK mühürsüz oylar geçerlidir diye bir karar verdi. Kanuna aykırı suç teşkil edecek bir karar verdi şimdi bu seçim güvenliği düzenlemesiyle birlikte suçlarını aslında itiraf ediyorlar ve yasaya bağlıyorlar. Bundan sonra mühürsüz oy pusulaları geçerli hale gelecek. Bugün oy pusulalarının seçmen sayısından çok daha fazla basıldığını hepimiz biliyoruz. Her seçim sonrası çöplerden yakılmış oy pusulalarının da çıktığını düşünürsek organize bir hırsızlıkla, çete yoluyla daha önceden bu pusulaları ele geçirip ki zaten kendi adamlarına bastırıyorlar.
KOCAELİ’NDE BASILAN OY PUSULALARI

Bugün Kocaeli’nin oy pusulaları nerde bastırılıyor? Ömer Polat’ın kardeşi basıyor. Kim bu adamlar? FETÖ’den alınmış adamlar. Şimdi berat etmişler. Bunlar sorgulanır, suçludur, değildir. Ama bir sürü şaibeyi, soru işaretini kafamıza getirecek mi elbette ne yazık ki arkadaşlar.
Artık mühür zorunluluğu olmayacağı için, benim onu dışarıdan getirip getirmedeiğim ne yazık ki kontrol edilme şansım kalmayacak. İşte organize hırsızlık, milli irade hırsızlığı dediğimiz şeyin her yöntemle bir şekilde yolunu açıyor. 
    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
banner9
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
YÜKSEL ERCAN'I GEBZE Belediye Başkanı olarak Görmek istermisiniz.?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV