| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Video | Anketler | İletişim | Künye | RSS Kaynağı photoshop indir   11:19:35 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
POSTAL YALAYICISI KİM?
11 Eylül 1980 gününe kadar kamplaşmalar,sokak çatışmaları,Türk gençliğinin ikiye bölünüşü ve 12 Eylül 1980 sabahı ile doğan ciddi bir sükunet havası sizce neyin fotoğrafıdır?Ardından sağ-sol diye ayrıştırılan her iki kesimin’’ ayrıştıranlar’’ tarafından hesaba çekilişi bir tuzak değilmiydi?Evet bu bir tuzaktı ve ne yazık ki bu tuzağa düştük. Düşünün ki bir solcu gencin evin de yakalanan bir silah bir gün öncesi yine bir solcu gencin öldürülmesinde kullanılmış olan silahtı.Buna benzer bir çok emsal durum yaşanırken bugün ki sözde Demokrasi kalkanı kesilen siyasi zihniyetin mensupları sokaklara çıkmaktan korkuyorlardı. Hatta üniversitelerde hakim güç hangi siyasi yapının elindeyse o yapıya yakın olduklarını ispatla kendilerini mükellef gördükleri için solcuların yanında oruç tutmayıp, ülkücülerin yanında abdest alırlardı.Bu riya ile 1980 ihtilali bütünleşti ve ihtilal kendi çocuklarını doğurdu. Ülkücüler ve Solcular Sıkı Yönetim Mahkemelerinde yargılanıp işkenceler görürken bugün ki iktidarın mensupları Askeri Yönetime hoş görünmek için camiye gitmekten imtina ediyorlardı.Hal böyle olunca ihtilali yaptıran güç Anavatan Partisi ile yola devam dedi ve evinden çıkmaktan aciz bir çok insanı ülkeyi yönetmeye davet etti. Bu davete katılmanın bazı şartları vardı ancak en önemli şart inanç sömürüsü yapmaktı.Hatırlayacağınız üzere Sıkı Yönetimin insanlarımız üzerinde bıraktığı olumsuz etki, tepkiye dönüştü ve Anavatan Partisine verilen sınırsız imkanlar sonucu işte bugün ki geldiğimiz noktanın hazırlıkları yapıldı. Zaten bütün siyasi liderler içeri tıkılmışken milletin Anavatan Partisinden başkada şansı yoktu.Kerameti kendinde sanan Turgut Özal özellikle dini hassasiyetler üzerinden siyaset yaparak milletin kalbinde taht kurmuştu.Bugün ki gelinen noktanın fitili işte o zaman ateşlendi. Hatta Turgut Özal özellikle Tayip Erdoğan’a özel kalem müdürlüğü teklif etmiş ancak Erbakan Hoca’nın onayı olmadığı için bu teklif geri çevrilmişti.1980 darbesi ile kesintiye uğrayan demokrasi yeniden tesis edilirken’’ Asker karşıtlığı ‘’ üzerine dizayn edilen yeni bir siyaset tarzı doğdu. Bunun tek sebebi kuşkusuz ki yine o gün ki Askeri yönetimdir.Cezaevi ile tanışmayan genç kalmadı 650.000 insan yargı önüne çıkmadan günlerce işkence gördü ve millette askere karşı bir antipati doğdu.Daha fazla uzatmadan şu soruları sormak geliyor içimden. Demokrasinin AKP’yi sınava tabi tutması gerekmez mi? 12 Eylül darbesinden sorumlu olan kaç Asker hayatta? Hayatta olan darbecilerin sağlık durumları hukuken cezaevi ne girmeye müsaitmidir? 28 Şubat sürecinin sorumluları hakkında neden yasal bir düzenleme yapmadın? 28 Şubat sürecinin sorumluları hakkında hiç soruşturma başlattınmı? 27 Nisan e-muhtırası Demokrasiye dolaylı müdahale değilmiydi neden bunun hesabını Sormadın? 27 Nisan e-muhtırasını kendim kaleme aldım diyen kişiyle neyin pazarlığını Dolmabahçe de yaptın? 27 Nisan e-muhtırasını kaleme alan kişiye mazlum milletin parasıyla kaç paralık araba hediye ettin? Bunlar her ne kadar bilinen gerçeklerse yinede sürekli hatırlatmakta fayda görüyorum.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||