banner55
İnsanın hayatında bir aşamanın nerde bittiğini ve diğer aşamanın nerede başladığını anlaması ve buna göre yazgısının yolunda yürümeye devam etmesi gerekiyor. Kaçınılmaz olandır bu ve kaçınılmaz olan er geç gelecektir insanın başına; hayat seni bir seçimle karşı karşıya bırakacak ve sen de bir seçim yapmak zorunda kalacaksın doğru ya da yanlış, seçimsizliği kabul etmiyor yazgın. 
Ama ne olursa olsun neyi ve/veya kimi seçersen seç yazgının peşini bırakma.
Sevgili dost; Rabbim ikimizi de bağışlasın, arayışımızda ve adayışımızda bizi yalnız bırakmasın.
Bu gece ağlamak istedim ama beceremedim iki damla gözyaşı dökmeyi, büyüdük galiba, özgürce çocuklar gibi ağlayamıyoruz artık. 
Uyumak istemiyorum, yaşamak istiyorum bu anı sabaha kadar, ah sessizlik ne büyük çığlıksın aslında sen, bir anlayabilsek senin değerini, konuşmayı zül sayacağız, belki de asırlarca sürecek suskunluğumuz. 
Ama ne yazık ki insanlar konuşmaktan dinlemeyi unutmuş bir haldeler, sürekli vıdı vıdı, of, bir türlü doğayı dinleyemiyorlar/ dinleyemiyoruz. Evrenin sessizlikte yaydığı mesajını algılayamıyoruz bu yüzden. 
Şimdi artık yine geceye ve sessizliğe dönmek istiyorum şafak sökene kadar -eğer göz kapaklarıma söz geçirebilirsem- bu anı doyasıya yaşamak istiyorum.
 Paulo Coelho’nun Beşinci Dağ” adlı eserine bakıyorum. 
Bu eserde kutsal kitaplardan alıntılar yapılarak İlyas peygamberin yaşam mücadelesi anlatılmakta, bu ana tema çerçevesinde İlyas peygamberin yaptığı kişisel arayış mücadelesi bizlere örnek olarak aktarılmakta. 
İşte onun mücadelesinden bazı kesitler: "Bir insan kendi yazgısına doğru yürürken sık sık yön değiştirmek zorunda kalır, ama hiç kimse içinin derinliklerinde yatan isteği göz ardı etmez. Bu işin gizi şuradadır: Vazgeçmemek." denirken, bazı zamanlar asıl isteğimizden sapabileceğimiz ama bu sapmaları normal karşılayıp asıl amaçtan hiçbir zaman vazgeçmemek gerektiği anlatılmaktadır.

Yine bir insanın kendi yazgısının çizdiği yola girmeden önce birçok aşamalardan geçmesi gerektiği belirtilmiştir. 
Önemli olan bu aşamaları bir eğitim unsuru olarak görüp gereken faydayı sağlamak için çabalamak gerektiğini bilmektir. 
Bu arada şunu da gözden kaçırmamalıyız, (bunu daha önce de not almıştım ama tekrar etmek de fayda var) hayatımızda bir aşamanın nerede başlayıp nerede bittiğini kavramalı ve direnmeden bir diğer aşamaya geçmeliyiz. 
Kişisel yazgımız yolunda yürürken bir çok sıkıntılarla karşılaşacağız, bu kaçınılmaz bir gerçek. 
Bu sıkıntılara niye düştüğümüzün sebebini de ancak o sıkıntıyı aştıktan sonra bulacağımızın bilincinde olmalıyız. 
Her insan yüklendiği görevleri bilinçli yüklenmeli ve körü körüne bir inanmışlıktan kaçınmalıdır. 
Bunun için de sürekli, bulunduğu aşamalarda alacağı kararlarda kendisini sorgulamalıdır.

İlyas peygamberin şu öğüdü yaşam boyu unutulmaması gereken bir komut bence: "En iyi savaşçı, düşmanı dosta dönüştüren savaşçıdır." 
Dostum bir de aşk konusunda da tespitler var kitapta ki gerçekten birisi harika bir tespit: "Özgürdü, çünkü aşk insanı özgür kılıyordu." Aşk ve özgürlük mükemmel bir ikili. 
Dua konusunda da bir öğüt var ki bunu aktarmadan geçemeyeceğim: "Rab, nefretini unutmak için yakaran kişilerin dualarını dinler. Oysa sevgiden kaçmak isteyenlerin dualarına kulakları tıkalıdır.
Ardından da Davud peygamberin duası: "
Ruhumu yatıştır ve beni dingin suların kıyısına götür. Ve beni yaşamımın amacından sapmaktan koru."
"Meşgul olacak bir şey bul kendine, böylelikle zaman senin yandaşın olur, düşmanın değil" sözüyle İlyas peygamber bizlere zaman yönetimi konusunda da çağlar üstü bir öğüt veriyor.
Dileğim yaşamlarımızı, amacından sapmadan ışık ve sevgiyle sürdürmemiz. 
Umarım İlyas peygamber gibi bizler de başarırız bunu. 
Sana sevgilerimi sunuyorum.

İyi bir hafta geçirmenizi diliyorum…
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner51

banner34

banner38

banner57

banner33

banner37