banner55
Gandhi der ki; İnsan ne yerse o olur. Olabildiği kadar az yemek yemekle tutkuların şiddeti azaltılabilecek, perhizle bütün günahlar önlenip vücut disipline sokulabilecektir.
Gandhi; geleneklere bağlı, dindar, vejetaryen, sade yaşama gönül vermiş, bütün tutkularını bırakmış, kişisel isteklerini terk etmiş, kendisini her türlü çekişmenin üstünde gören, inandığı davaları karşılık beklemeden savunan, insanları yalnızca sevgiyle yönetmek peşinde koşan, bütün bunları gerçekleştirecek enerjiyi içinde duyduğu manevi güçlerden alan ve yaşamdaki başlıca kaygısı da o gücü sonsuza doğru artırmaya çalışmak olan, dinginlikle mutlu, saygın ve ermişliğe ulaşmak için çalışan bir insandır. Sevince ve acıya, kazanca ve kayba, zafere ve yenilgiye aynı derecede değer verir. ‘Savaş için kuşan. Böylece kendini suçlamadan kurtulursun’ der.
Ona göre; İdeal olan hiçbir çıkar beklemeden haklı bir dava uğruna çabalamaktır.
Sık sık perhiz yapması; yalnız çiğ sebze ile baharatsız yiyecekler ve meyve yemesi, günlerce cevizle idare etmesi, oruç tutarken haz veren şeyleri düşünmeyerek beyninin de temiz kalmasına dikkat etmeye çalışması, günlük işlerinde sadeliği hiç ihmal etmemesi, gururdan çok alçak gönüllülük ve vazgeçişleri seçmiş olması onun karakteristik özelliklerindendir.
Zaman zaman şefkatli, hastalara yardım etmekten zevk alan, insanların sorunlarıyla ilgilenen, şakacı, güler yüzlü görüntüler vermesine karşılık; genel de çabuk kızan ve sinirli bir kişilik sergiliyordu. ‘Hatayı görüp vazgeçmek iyidir’, anlayışıyla; sık sık fikir değiştirdiği gibi, din konusunda bile tutarlı değildi.
Mutluluğa ulaşmak için, yeryüzünü değil kendini değiştirmek gerektiği kuramına gönülden bağlanmıştı.
Kendine olan sınırsız inancı, onu zaman zaman dostlarının düşüncelerine, şüphelerine karşı sağırlaştırıyordu. Diğer insanların yetilerini kendininkilerle ölçmeye kalkıyordu. Ve bazen bu yapısı engellerin yıkılmasına ve cesur atılışlar yapmasına yol açıyordu. Ama onun önlenemez gurur ve kendisine güveninin pek yararlı ve pek doğru girişimlere kaynaklık ettiği de söylenemezdi. Elde edilen şan ve şöhretle birlikte gelen yüksek otoritenin verdiği aşırı gurur ve kendine güven duygusu sonunda, her zaman uç noktalarda dolaşan, aşırı ya da ölçüyü kaçıran bir insan olma durumundan kurtulamıyordu.
Pasif direniş ancak güçsüz ve zavallı insanların işidir. Satyagraha, ancak ona layık bir ruhsal yüceliğe erişmiş insanlarca yapılabilir.
Son olarak gandhi, hastalıklarını, çamurları vücuduna sürmek suretiyle tedavi ettiğini söylüyordu.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner51

banner34

banner38

banner57

banner33

banner37