banner55

Derde DEVA olacak mı ?

31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçim sonrası kurulacağı belirtilen eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün desteklediği ve daha çok AK Parti’den ayrılan siyasetçilerin oluşturacağı  söylenilen Ali Babacan’ın genel başkanlığında kurulacak partinin kuruluşu ha bire ertelenip durdu.

Yavuz ERCAN
Yavuz ERCAN
10 Mart 2020 Salı 00:11
Derde DEVA olacak mı ?

31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçim sonrası kurulacağı belirtilen eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün desteklediği ve daha çok AK Parti’den ayrılan siyasetçilerin oluşturacağı  söylenilen Ali Babacan’ın genel başkanlığında kurulacak partinin kuruluşu ha bire ertelenip durdu.

Ali Babacan ile birlikte AK Parti’de siyaset yapan bir dönem de Başbakanlık görevinde bulunan Ahmet Davutoğlu’nun partisini Babacan hareketinden sonra kurulacağı söylenirken, geçtiğimiz aylarda Davutoğlu kameraların karşısına geçerek ismi 'Gelecek' olan partinin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na verdiklerini söyledi.

Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’ni kurması ve teşkilatlanmaya başlaması ile gözler Ali Babacan’a çevrilmiş, nerede ise her hafta gelecek hafta kuruluyor denilen partinin kuruluş çalışmaları bir şekilde sürekli ötelenince, kamuoyunda “Ali Babacan’ın partisinin ismi Ötelenen Parti” olacak söylentileri ayyuka çıkmıştı.

Ali Babacan’ın eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül destekli olarak bir parti kuracağının belli olmasından sonra AK Parti içerisindeki siyasetçiler, gazeteciler ve siyasete biraz meraklı olan kim varsa, partinin kurucularının kimler olduğunu az çok tahmin edebiliyorlardı ve büyük bir çoğunlukta Ali Babacan’ın partisinin iskeletinin AK Parti dışında kalan siyasetçilerden oluşacağı fikrinde buluşuyordu.

Sabah saatlerinde bir şekilde kamuoyuna verilen listelere bakıldığında yanılmadığımızı anlamış olduk. Öğle saatlerinden sonra yıldırım hızı ile dolaşan isimler akşama doğru netleşti. Yukarıda da yazdığımız gibi ismi DEVA olan partinin kurucularının çok önemli bir kısmı daha önce AK Parti’de bakanlık, milletvekilliği, üst düzey bürokratlık yapan ve 2002 yılından itibaren çok büyük oranda oylarını AK Parti için kullanan isimler.

Normal şartlarda üniversitelerde tez ya da araştırma konusu olacak nitelikteki bir partileşme sürecinden geçiyoruz. Öyle ya AK Parti iktidarda, partinin genel başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin son dönemde gelmiş geçmiş en güçlü ve karizmatik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

İşte böylesi bir süreçte iktidar partisini bırakan ve bu partide Başbakanlık yapmış Ahmet Davutoğlu ile yine AK Parti’de ekonomiden sorumlu Bakan ve Başbakan yardımcılığı yapmış Ali Babacan’ın partiden ayrılarak kendi siyasetini oluşturmaları uzun süredir görünmeyen bir hal.

Bizde genel algı şöyledir; Seçmen oy verdiği partiyi her hal ve şartta kayıtsız şartsız destekler. Partisinin hep iktidarda kalmasını ister. Partisinden ayrılıp başka siyasi kurumlara gidenler için de “Partimiz ağır bir yükten kurtuldu. Başarılı olma şansları, hele hele iktidara gelme şansları yoktur. Kısa bir süre içerisinde kaybolur giderler” yakıştırması yapılır.

Sabah saatlerinden itibaren bizi arayan çok sayıda AK Partili dostumuz biraz merak ama daha çok endişe içerisinde, “Nereye gider bu işin sonu, bunların niyeti nedir ?” diye sorup durdular. Biz de muhataplarımıza her zamanki gibi, “Partileri siyasetçiler kurar, ancak yaşayıp yaşayamayacaklarının kararını millet verir, bekleyip görmek lazım” telkinlerinde bulunduk.

Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi ile Ali Babacan’ın DEVA Partisi’nin ne yapıp yapamayacağını, iktidar olup olamayacağını bilmek zor, ancak bizim başından beri anlatmaya çalıştığımız mesele “Her iki partinin kurucularının ve sempatizanlarının da bu kurdukları partiler olmasa dün olduğu gibi oylarını yine büyük bir ekseriyetle AK Parti’ye verecekleri, dolayısı bu iki partinin alacakları oyların çok büyük bir bölümünün AK Parti’den gideceği noktasındadır.”

İşin daha da önemli bölümü kurulan her iki partinin de ve bundan sonra kurulacak olan partilerin de iktidar olmayı düşünmekten çok, son iki seçime giren Cumhur İttifakı’na mı yoksa Milet İttifakı’na mı dahil olacaklarıdır.

31 Mart ve 23 Haziran tarihinde yapılan seçimlerde ortaya çıkan gerçek iktidara gelebilmek adına gerekli oy oranının yüzde 1.5, bilemediniz yüzde 2 civarında olduğudur. Meseleye bu açıdan bakınca da siyaseten ortaya bambaşka bir tablonun çıkmasının asla sürpriz sayılmayacağıdır.

Hatırlayan okuyucularımız vardır bundan belli bir süre önce Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan tarafından kurulacağı söylenilen partiler ile ilgili kendisine mikrofon uzatılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Son iki seçimde ulaşamadığımız belli bir seçmen kitlesi var. Partileştikleri halde Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu ile bu seçmen kitlesine daha kolay ulaşabileceğiz. Bunun içinde her iki partiye gereken desteği vereceğiz” dediğinde işin rengi biraz olsun zaten ortaya çıkmıştı.

Son dönemde hayatımıza giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi artık yüzde 30-40-49 alsa bile tek başına iktidarını mümkün kılmıyor. Hal böyle olunca dünya görüşleri belli bir oranda birbirine benzeyen siyasi partilerin bir araya gelmesinden başka da çare kalmıyor.

DEVA Partisi’nin siyasetini ekonomi üzerine oturtacağı artık çok net bir şekilde ortaya çıkmış durumda. Ali Babacan’ın ekonomik noktadaki tecrübelerine seçmenin güvenip güvenmeyeceği, güvenecekse ne kadar güveneceği de partinin sahaya çıkmasından belli bir süre sonra netleşecektir.

Burada daha önemli olan Cumhur İttifakı’na mensup AK Parti ile MHP’nin ne şekilde siyaset yapacağıdır.  Her iki partinin bu aşamadan sonra ortaya koyacağı politika Gelecek Partisi’nin de DEVA Partisi’nin de bundan sonraki varlıklarını belirleyecektir.
Bekleyip göreceğiz.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner51

banner34

banner38

banner57

banner33

banner37