banner55

Siyasette yeni arayışlar

Seçmen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin önerisi ile 24 Haziran 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi uyarınca seçim yapmadan önce Türkiye'de durum aşağı yukarı şöyleydi.

Yavuz ERCAN
Yavuz ERCAN
06 Ağustos 2020 Perşembe 22:03
Siyasette yeni arayışlar

Seçmen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin önerisi ile 24 Haziran 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi uyarınca seçim yapmadan önce Türkiye'de durum aşağı yukarı şöyleydi.

Temmuz 2002 tarihinde kurulan ve 03 Kasım 2002 tarihinde yapılan yerel seçimde tek başına iktidar olan AK Parti 24 Haziran 2018 yılına yapılan seçime kadar ortalama yüzde 35 civarında oy alarak TBMM’de çoğunluğu sağlıyor ve tek başına iktidar oluyordu.

Uzun yıllar sonra son derece karizma bir lider gören seçmen sandıktan çıkan oy sonrası AK Parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Başbakan yapıyor, seçimler sonucu şartlar ne olursa olsun yüzde 20’nin biraz daha üzerinde oy alan CHP ikinci parti çıkıyor, MHP yüzde 10’un üzerinde oy alıyor, Seçmeni de bir arada tutma başarısı gösteren HDP’te yüzde 10’luk oy barajını aşmayı başarıyordu.

Bu durum uzun yıllar yapılan seçimlerde asla değişmedi, Girdiği her seçimden yüzde 35’in üzerinde oy alan AK Parti sürekli iktidarda, Tayyip Erdoğan sürekli başbakan, Erdoğan’ın istediği isim olan Abdullah Gül Cumhurbaşkanı , milletvekilleri arasından istedikleri de bakan olarak görev yapıyordu.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi mevcut sistem ile zaten AK Partinin iktidarını değiştirecek bir siyasi parti yoktu, oyların zaten yüzde 35’lik kısmını AK Parti alıyor, geriye kalan CHP-MHP ve HDP’in de bir araya gelmesi zaten mümkün olmadığından AK Parti belki de Türkiye’de en rahat iktidara gelen siyasi kurum oluyordu.

MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya attığı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi” formülü ilk anda kulağa son derece hoş geldi, Bunun için yapılan referandumdan da AK Parti başarılı çıkmasına rağmen ortaya birbirine son derece yakın sonuçların çıkması o andan sonrası içinde iyimserlik olarak kabul edildi.

24 Haziran 2018 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan  yüzde 52.59, Muharrem İnce yüzde 30.64, Selahattin Demirtaş yüzde 08.40, Meral Akşener ise 07.29 oranında oy aldılar bu rakamlar sonunda ikinci tura kalınmadan Recep Tayyip Erdoğan yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.

Normal şartlarda bir araya gelemezler diye düşünülen CHP ile İYİ Parti’nin 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimde aralarına SP’yi de almaları 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimde dışarıdan HDP desteği de olunca o zamana kadar AK Parti ve  MHP’li başkanlar tarafından yönetilen İstanbul-Ankara- Antalya-Adana-Mersin başta olmak üzere çok sayıda belediye “Millet İttifakına” mensup partiler tarafından kazanıldı.

2023 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimine henüz 3 yıl var, Millet ittifakı son yapılan yerel seçimde Türkiye’nin çok sayıda büyükşehir belediyesini de kazanmanın vermiş olduğu moral ve motivasyon ile AK Parti ve MHP tarafından oluşturulan “Cumhur İttifakını” erken seçime zorluyor.

Bir taraftan var olan siyasi partiler birbirleri ile mücadele ederlerken bir dönem AK Parti Genel başkanlığı ve Başbakanlık görevinde bulunan Ahmet Davutoğlu’nun AK Partiden ayrıldıktan sonra kurduğu Gelecek Partisi ile yine AK Partide Maliye-Ekonomi-Dış İşleri Bakanlığı ve Başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunan Ali Babacan’da ayrılıp DEVA Partisini kurdular.

AK Parti içerisinden ayrılan bu iki partinin kurulmasından sonra içerisinde bulunduğumuz günlerde CHP’nin Yalova eski milletvekili ve 24 Haziran tarihindeki Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ile yine CHP’nin Ardahan eski milletvekili Öztürk Yılmaz’ında parti kurma çalışmaları içerisinde oldukları konuşuluyor.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi öncesi olsa yani Türkiye’de eski Parlamenter sistem devam etse yazımızın başında da belirtiğimiz gibi AK Parti yapılacak olan bir seçimde yine en az yüzde 35 oy alarak birinci parti olacak, kalan yüzde 65 oranındaki oylarda diğer partiler tarafından paylaşılacağından AK Parti'nin mutlak üstünlüğü devam edecekti.

Ancak 31 Mart tarihinde yapılan seçim sonuçlarına bakıldığında en azından AK Parti açısından Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin “Cumhur İttifakını” zorlayacağı çok net bir şekilde görülüyor, Önümüzdeki günlerde DEVA ve Gelecek Partilerinin alacakları yada alamayacakları mesafenin de gelecek günlerin habercisi olabileceğini düşünüyoruz.

Bir kez daha belirtiyoruz çok partili seçim sistemine geçtiğimiz günden beri Türk seçmeni Tayyip Erdoğan’dan daha karizma bir lider görmedi, Şu an Cumhurbaşkanı olarak yaptığı siyaseti başbakan olduğu dönemlerde de yapıyordu, ancak o zaman AK Parti için gerekli olan yüzde 35’lik oy oranı şimdi 16 puan daha artarak yüzde 51’e kadar çıktı.

Bu açıdan bakıldığında “AK Parti açısından Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine ihtiyaç varmıydı.?” Sorusuna verilecek cevap bu günlerde çok daha önemli, Ancak bu aşamadan sonra bu sistemden en azından Cumhur ittifakı adına dönüşünde son derece zor olduğu da bilindiğinden işin doğrusu gelecek günleri bizde öngöremiyoruz.

En iyisi beklemek. Şu an yaz mevsiminin tam ortasındayız. Türkiye’de siyaset Eylül ayı ortalarında canlanıyor, Eylül ayının sonu itibarı ile siyasi şekillenmeleri daha iyi analiz edebileceğimizi düşünüyoruz.

Siyasetin o büyülü çerçevesi içerisinde olup bitenleri herkes kadar bizde merak ediyoruz.

Son Güncelleme: 06.08.2020 22:08
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner51

banner34

banner38

banner57

banner33

banner37