banner55

11 Mart tarihinden itibaren hayatımızı alt üst eden koronavirüs salgını dolayısı ile alınan tedbirler sonucu evlerde hapis hayatı yaşamaya başladık, Bütün insanlığı titreten bu salgının şakaya gelir tarafı olmadığını gören yöneticiler  “EVDE KAL” sürecinin tek başına yeterli olmayacağını anlayınca önce şehirler arası seyahat yasağını sonrada 65 yaş üstü ile 20 yaş altına sokağa çıkma yasağı koymak zorunda kaldılar.

Yasakların devam etmesine rağmen ihtiyaçlarında sonsuz olduğu gerçeği hemen yanı başımızda belirdi ancak günlük hayatımızı devam ettirecek ihtiyaçlara ulaşımda olabildiğince zorlaşınca bu sefer bu ihtiyaçların kişi ya da kişilerce evlere getirilmesi dönemi başladı.

Korana sürecinde Sağlıkçıların hakkını en başta teslim etmemiz gerekiyor, Sağlık bakanı Fahrettin Koca’dan bu sektörün en alt noktada görev yapanına kadar tüm sağlıkçıların olağanüstü çalışması kendilerinin bu milletin gönlünde taht kurmasına vesile oldu.

Vatandaşın derdine derman bulmak adına haftalar boyu kendi çocuklarını anne-babasını göremeyenler, Salgına yakalananları iyileştirmek isterken kendileri de salgına yakalanıp hayatını kaybedenler, Yorgunluktan sağlık kuruluşlarının koridorlarında uyumak zorunda kalan sağlıkçılar bu halleri ile yukarıda belirttiğimiz gibi halkın gönlünde taht kurdular.

Bu sürecin bir başka çalışanları da kargo elemanlarıdır, Kabul etmek gerekir ki sokağa çıkma yasağının başladığı günlerde var olan ve bitip tükenmek bilmeyen “Eldivenden, merdivene kadar” tüm ihtiyaçları bıkıp usanmadan, en ufak bir yılgınlık göstermeden gece gündüz demden sahiplerine ulaştıran Kargo çalışanları sayesinde halkımız Kargo işletmelerini daha bir yakından tanıma imkanına kavuştu.

Sağlıkçılar ve Kargo çalışanları kadar hatta onlardan daha fazla yorulan, çaba harcayan Güvenlik güçlerimizin de haklarını teslim etmek gerekiyor, Türkiye’nin 81 vilayetinde her “ALO” diyen vatandaşın imdadına “Hızır” gibi yetişen güvenlik güçleri gün oldu vatandaşın “Bana sıcak peynirli poğaça alırmsınız” talebini yerine getirdi, gün oldu “Sobayı yakamıyorum gelip çırayı tutuşturabilirmisiniz” diyenlere derman oldular “Evladım evden çıkamıyorum, kimsem de yok, tarlanın sürülmesi lazım” diyen 80 yaşındaki dedenin traktörüne binip tarlayı sürdüler.

11 Mart tarihinden itibaren hayatımızın devam etmesi adına yazdığımız bu çalışmalara yüzlerce, binlerce örnek verilebilir, her vatandaş kendi köyünde, kasabasında, ilçesinde, ilinde böylesi çok sayıda yardım faaliyetine şahit olmuş durumdadır.

Biz anlatmaya çalıştığımız her üç sektörde görev yapan tüm kardeşlerimizi candan selamlıyoruz, Onların sayesinde çok daha zor geçeceğini düşündüğümüz Korona sürecini en hafif darbe ile atlattığımıza inanıyoruz.

Sabah erken saatlerden gece yarılarına kadar durup dinlemeden koşturan bu “Gönül Erlerine” ne kadar teşekkür etsek azdır diye düşünüyoruz, İnşallah bizi derin endişeler içerisinde bırakan Korona sürecinin sona ermesinden sonra sözünü ettiğimiz bu 3 sektörde çalışan kardeşlerimizin özlük haklarında ve çalışma saatlerinde kendilerini rahatlatacak düzenlemelerin yapılacağını da düşünüyoruz.

Sağlıkçılar-Güvenlik güçlerimiz ve Kargo çalışanları Korona salgını sürecinde bizim rahatımız için kendilerini feda ettiler, çok büyük zorluklar yaşadılar, Onlara borçlandık, Bundan sonra yapılması gereken bizim onlara olan borcumuzu ödememizdir.

Devletimiz bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner51

banner34

banner38

banner57

banner33

banner37