Yaşı kemale ermiş insanlarımız için mahalle kavramı çok şey ifade edecektir.
Herkesin birbirini tanıdığı, sıcak dostlukların bir bardak çay ile başlayıp filizlendiği, komşuluk hukuku ile bütün aile fertlerini içine alacak şekilde bu dostluğun genişlediği mekânlardı.
Sıcak evlerimizin, kalplerimizin sofralarımızın paylaşıldığı mahallelerimiz vardı.  
Şimdi küçük şehirlerde, kasabalarda, köylerde mahalle kültürü az çok hala yaşıyor ama büyükşehirlerimizde bu değerlerimiz ne yazık ki kaybolup gitti.
Mahalle kültürü ile birlikte, mahalle ahlakı, mahalle bakkalı, mahalle imamı, mahalle bekçisi, mahalle arkadaşı, mahallenin namusu ve komşuluk ilişkileri unutulmaya yüz tuttu.
Oysa bizi biz yapan değerler mahallelerde öğrenilirdi.
Mahalleler; birbirini seven, birbirlerinin yaşayışından, davranışlarından sorumlu olduklarına inan dayanışma ruhunun en yüksek noktalara ulaştığı insanların yaşadığı yerlerdi.
Mahalle bakkalı, mahalle manavı, mahalle terzisi birer sohbet ve mahallenin genel durumunu görme ve değerlendirme alanları olurdu.
Fakir ve yardıma muhtaç insanların bakkal amcası, mahallelinin sevincinde, kederinde yanlarında olurdu.
Oysa şehirlerdeki betonlaşma, yüreğimizin de betonlaşmasına yol açtı.
En büyük sosyal dinamiklerimizden olan mahalle kültürümüzün hızla kaybolmasına yol açtı.
Mahallelerimize, evlerimize, bakkalımıza, manavımıza yapılan her müdahale, sadece evlerimizi, bakkalımızı, diğer mekânlarımızı yıkmıyor, bu anlamların dayandığı sosyal ilişkilerimizi darmadağın ediyor.
Mahallelerimiz yerine yapılan her gökdelen, her alışveriş merkezi bizi daha fazla yalnızlaştırıyor.
Kendi şehrine yabancı insanların, başıboş dolanmasına sebep oluyor.
Cepleri dolu, yüreği boş birbirini tanımayan kuru kalabalıkların toplanma merkezi haline geliyor.
Eskiden mahallerimiz de kendi güvenliğimizi kendimiz sağlıyorduk.
Mahallemize bir yabancı girdiğinde herkes onu bilirdi.
Aynı sokaktan ikinci kez geçince dur hem şehrim denirdi.
Şimdi 24 saat güvenlik kameraları ile kocaman kocaman sitelerde yalnızlığımızla ve korkularımızla oturuyoruz.
Arkadaşımız yok, dayımız yok, komşumuz yok, sokaklar güvensiz kör ebeler yok, saklambaçlar yok, yakan toplar yok.
Mahallelerimizi geri istiyoruz.
Bu mahalleler bizim mahallemiz değil.
Kıymayın acımızda, kederimizde başucumuzda bulunan bakkal amcamıza, dokunmayın söküğümüzü diken terzimize, kepenk kapattırmayın sokağımızdaki, caddemizdeki esnafımıza.
Bizim medeniyet anlayışımızdaki şehir ve mahalle kavramının anlamı bu değil.
Bu şehirler bizim şehirlerimiz değil. Şehirlerimizi ve mahallelerimizi geri istiyoruz. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner51

banner34

banner38

banner57

banner33

banner37