banner55
Yenilenebilir enerji kaynaklarının asıl kaynağı jeotermal enerji hariç güneş enerjisidir. Yenilenebilir enerji kaynaklarını aşağıdaki şekilde kategorize edebilir.
1.      Güneş
2.      Rüzgar
3.      Su
4.      Biokütle ve türevleri
5.      Jeotermal
Yenilenebilir enerji kaynaklarından Güneş enerjisinden sonra bu hafta RES’ leri inceleyeceğiz.
2. Rüzgar Enerjisi: Rüzgar santralları bir vantilatörün çalışmasının tersiniri olarak düşünülebilir. Nasıl ki biz elektrik enerjisini elektrik motoruna verip onun dönmesiyle vantilatörün kanatlarının oluşturduğu hava akımından ( rüzgarından) yararlanıyorsak, bu kez vantilatörün kanatlarına rüzgar vererek elektrik motorunu döndürüp üretilen elektrik enerjisinden yararlanmaktadır.
Rüzgar santrallarında kullanılan alternatörler iki tiptir. Senkron ve asenkron alternatörler. Tıpkı senkron motorlar ve asenkron motorlar gibi.
Yangın açısından inceleyecek olursak, rüzgar santralları GES’lere göre yangına daha müsaittirler. GES’ ler statik bir yapıdayken, RES’ler (Rüzgar Enerji Santrali) dinamik bir çalışmaya sahiptirler. Dinamik çalışma ve kurulum şekli yangınlara karşı GES’lere göre RES’leri daha zayıf kılmaktadır.

RES’ler yüksek kulelerin üzerinde ve genellikle yüksek noktalara kurulduğu için yıldırımlara karşı iyi korunmak zorundadır. Ayrıca yönü ve şiddeti sürekli değişen bir enerji kaynağı olan rüzgarın etkisiyle oluşan yangın tehlikelerini de hesaba katmak gerekmektedir.
RES’ler de en fazla problem kanat arızalarıdır. İkinci sırada ise yangın gelmektedir.
RES’lerde yangınların iki nedeni vardır. Bunlardan birisi yıldırım düşmesi sonucu ortaya çıkan yangınlar, diğeri ise santralin çalışması ile ilgili olarak ortaya çıkan yangınlardır.
Yıllara göre RES’lerde çıkan yangınların diğer kazalara göre oransal olarak inceleyecek olursak;
90’lı yıllarda % 8
2000 yılında % 8
2003 yılında % 23
2005 yılında % 10
2010  yılında % 10
2011 ve 2012 yıllarında ise % 12 olmuştur.
Yangının oluşması için üç unsurdan bahsedilebilir.
1.Yakıt (petrol, polimer, yağ vb.)
2. Oksijen (Rüzgar)

3. Tutuşturucu ısı (yıldırım başta olmak üzere, Elektrik, Aydınlatma, mekanik hareketler sonucu ortaya çıkan yüksek ısı.)
Bu şartların üçü de potansiyel olarak RES’lerde  bulunmaktadır. İlk iki unsuru yok edemeyeceğimize göre 3’nolu unsuru ortadan kaldırmanın yolunu bulmalıdır.
Yangınlarda ilk sırayı yıldırım almaktadır. Bu durumda, iyi bi yıldırımdan koruma tesisi oluşturmak zorundayız. Ayrıca yanıcı malzemelerin yanıcı olmayan malzemelerle ikamesini sağlamak bütün yangınların oluşmasına veya büyümesine engel olmaya yardımcı olacaktır.

Örneğin bir vakada gevşek bir vida yerinden çıkarak, döner mekanizmaya sıkışmış ve oluşturduğu aşırı ısıyla yangına sebep olduğu tespit edilmiştir. Rüzgar türbinleri birincil enerjinin özellikleri ve RES’in kurulumundan kaynaklı nedenlerle bir çok farklı titreşime tabi olmakta ve bu da bazı cıvataları gevşetebilmektedir. Bu durumu önlemek için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.

Bir başka ateşleyici durum ise Fren sisteminin aşırı ısınması ve bu ısınma sonucunda ortaya çıkan yakıcı parçacıkların tutuşmaya hazır malzemelerle temasıdır. Özellikle rüzgar hızının yükseldiği durumlarda frenleme sistemleri aşırı ısınmakta ve bu riskleri ortaya çıkartmaktadır.

Başka bir tutuşturucu etken ise sistemin aşırı yüklenmesi sonucu ortaya çıkan aşırı ısınmalardır. Kısa devreleri, elektrik arklarını da eklediğimizde, RES’lerin yangın riskleri artmaktadır.

Bu durumda; gerek mekanik bağlantıların ve aksamların gerekse elektrik bağlantılarının çok iyi yapılması, ortaya çıkan ve çıkabilecek riskleri karşılayabilecek şekilde kurulması gerekmektedir.

Ayrıca yangıların birincil nedeni olan yıldırıma karşı çok iyi bir yıldırımdan korunma sistemi tesis edilmelidir.
Bütün bunların yanında, gerek kanatlardaki, gerekse kuledeki yanıcı malzemelerin yerine yanmayan, ya da kolay tutuşmayan malzemelerin kullanılması sorunu ortadan kaldırmasa bile oldukça önemsiz seviyeye indirecektir.

 GENEL GÖZLEM:
*Türkiyede’ki Rüzgar enerjisi santraları için yıllık kurumların;
2011’de  476.7 (MW)
2013’te  646.3 (MW)
2015’te  956.2 (MW)
2016 (temmuz’a kadar) 428.(MegaWatt) olduğu,
* İşletmedeki RES’lerle ilgili 127 firmanın kurulu güç toplamı 5.146.35(MW)’ta tekabül ettiği,
* İşletmedeki yatırımcılara göre dağılımında 558.45(MW) ile POLAT Enerjinin başı çektiği,
* En fazla Rüzgar Enerji Santralinin Balıkesir’de tesis edildiği,
* 14 şirketin LİSANSIZ RÜZGAR ENERJİSİ santralı toplam kurulu gücün 10.400(kW) olduğu,
* Proje onayı alan LİSANSIZ RES’lerin toplam gücü 61.789(kW) ve  Bölgesel dağılımlarda ise başı Marmara bölgesi çekmektedir. (^)
Enerji Bakanımız Sn.Berat ALBAYRAK’ın  Enerji Kaynaklarının Finansı Konusunda Doktora yapmış olması ve gündem’de olan Rüzgar santrali sahipleri ve İşletmecileri Derneği gibi bu konudaki bir çok demokratik kitle örgüt yapısının olması çok faydalı bir durumdur.
 
SONUÇ;
Bütün Yazılarımızda Vurgulamaya Çalıştığımız Üzere Tesislerde” YANGIN” Başta Olmak Üzere Güvenlik Esastır.
Yapılacak Her Yatırımın Projelendirilme Aşamasından İtibaren Olağanüstü Koşullar Dikkate Alınarak Maksimal Düzeyde Önlemler Alınmalıdır.
TEMİZ ENERJİ-TEMİZ ÇEVRE-TEMİZ DÜNYA Amaçlı Ortak Hedefimiz
Her Yapıda Desteklenmeli,Hak Etmediği Eleştirilere Maruz Kalmasını Engelleyecek Çalışmalar İlgili Uzmanlardan Görüş Alınarak Yapılmalıdır.
(^):Türkiye Rüzgar Enerjisi İstatistik Raporu.Temmuz.2016’dan.
      Sn.Enver ŞAT’a Teşekkürler. 


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner51

banner34

banner38

banner57

banner33

banner37