Saadet Partisi Çayırova İlçe Başkanı Sinan Aydemir, son günlerde Karadeniz bölgesinde fındık bahçelerini hedef alan "devlet onaylı" maden ruhsatları verilmesine dair bir açıklama yaptı. Aydemir, fındık üreticisinin sahipsiz bırakılmasını ve doğa katliamını, Milli Görüş lideri merhum Necmettin Erbakan’ın tarihi uyarılarını hatırlatarak sert bir dille eleştirdi.
Yahudi'nin elinde olsa tane ile satılırdı
Açıklamasına Erbakan Hoca'nın meşhur sözüyle başlayan Aydemir, "Hocamız yıllar önce uyardı; 'Fındık Yahudi’nin elinde olsa eczanelerde ilaç niyetine tane ile satarlardı' demişti. Bugün geldiğimiz noktada, dünyanın fındık deposu olan Türkiye, kendi hazinesini elleriyle başkalarına peşkeş çekiyor.
Fındığın merkezi burası ama borsası Hamburg’da! Bu trajikomik tablo, 23 yıldır ülkeyi yönetenlerin 'yerli ve milli' söylemlerinin ne kadar sığ olduğunun en büyük kanıtıdır," dedi.
25 yıllık desteğe "doğa katliamı" ile karşılık
Karadeniz halkının mevcut hükümete çeyrek asırdır verdiği koşulsuz desteğe dikkat çeken Sinan Aydemir, yaşananları "ironik bir vefasızlık" olarak nitelendirdi:
"Karadenizli hemşehrilerimiz 25 yıldır bu iktidarı başının tacı yaptı, sandıkları patlattı. Karşılığında ne mi aldı? Kepçe sesleri, toz bulutları ve kökünden sökülen fındık ocakları! İktidar, kendisine en çok destek veren bölgeyi, stratejik bir ürünü korumak yerine, rant odaklı işletmelere kurban ederek ödüllendiriyor(!) Bu ne büyük bir vefadır ki; oy veren köylünün bahçesi, onay verilen şirketin şantiyesi oluyor."
Milli Görüş'ün stratejik aklı vs. rant odaklı kaos
Saadet Partisi'nin tarım konusundaki köklü geçmişine vurgu yapan Aydemir, mevcut hükümetin bölgeyi yeni bir mali krize sürüklediğini belirtti:
Milli Görüş, fındığı sadece bir tarım ürünü değil, bir milli güvenlik meselesi ve ekonomik bağımsızlık anahtarı olarak görür. Bizim dönemimizde fındık üreticisi alnının terini kurumadan alırdı.
Bugün ise stratejik düşünce yerini günübirlik rant hesaplarına bırakmış durumda. Fındıklıkları yok ederek altın veya maden arayan zihniyet, altından daha değerli olan toprağı ve geleceği katlediyor. Bu politika, bölgeyi büyük bir sosyal ve mali buhrana sürüklemektir.
Çayırova’dan Karadeniz’e selam: Sessiz kalmayacağız
Yerel siyasetin nabzını tutarken genel siyasetin yanlışlarına dur demeye devam edeceklerini belirten Aydemir, sözlerini şöyle tamamladı:
Biz Çayırova’dan sesleniyoruz; Karadeniz’deki o direniş sadece bir ağaç kavgası değil, bir vatan toprağı davasıdır. Saadet Partisi olarak, çiftçimizin elinden alınan her bir ocağın, toprağa düşen her bir yaprağın hesabını sormaya devam edeceğiz. Fındığı borsalara, bahçeleri rantçılara teslim etmeyeceğiz.




