Milletvekilleri TBMM’de kavga ediyor.
Meclis üyeleri, belediye başkanları il-ilçe-belde meclislerinde kavga ediyor.
Bürokratlar kurumlarda kavga ediyor.
Sürücüler trafikte kavga ediyor.
Öğrenciler okullarda kavga ediyor.
Sporcular salonlarda ve stadyumlarda kavga ediyor.
Çocuklar sokaklarda kavga ediyor.
Kısaca toplumun her kesimindeki insanların tamamı kavga ediyor.
Kimsenin karşısındakini dinlediği yok.
“Muhatabım ne diyor?” diye merak eden yok.
Hepimizin yumrukları sıkılı.
En ufak tartışma bile dakikalar içerisinde sonu gelmeyecek kavgalara dönüşüyor.
Herkes gergin.
Herkes asabi
Herkesin siniri tepesinde.
İşin kötü tarafı bu önü sonu gelmeyen kavgalara “dur” diyen yok.
Daha kötüsü ateşe körükle gidenlerin sayısı her geçen gün çoğalıyor.
Bizim memlekette nüfusun büyük bir kısmı var olan siyasi partilerden birisine üye.
Bizde gelenektir.
Bir partiye üye olan vatandaş şartlar ne olursa olsun partisini savunmaktan asla geri durmaz.
Hal böyle olunca vatandaş mensubu olduğu siyasi partinin yönetimindekilerin daha da önemlisi genel başkanların ne dediğine bakıyor.
Genel başkanların sert söylemler ifade ettiği an vatandaşta bu durumdan vazife çıkartır.
Ondan sonra tut tutabilirsen.
Sürekli anlatıyoruz.
Bizim memlekette yaşayan 86 milyon nüfusun tamamının hayatı siyasete endeksli.
Vatandaş siyaset ile nefes alıyor.
Siyaset ile yatıyor siyaset ile kalkıyor.
Kavgaların sebebi de işte bu yüzden.
Bu gidişle de kavgaların duracağı yok.
Hatta “kavgalar bundan sonra artarak devam edecek” diye görüş belirtenlerin sayısı daha fazla.
Peki bu öfkenin sonu nereye varacak?
İşin doğrusu bizde bilmiyoruz.
Normal şartlarda siyaset makamının söz konusu kavgaları bir günde bitireceğini hepimiz biliyoruz.
Ancak siyaset makamının bu kavgaları bırakın önlemeyi dozunu yükselttiği hepimizin malumu.
Demek ki siyasetçi bu durumdan memnun.
Siyasetçinin memnun olduğu bir sürecin değişmesini beklemek ne kadar doğru?
Bize sadece “Bu kavgalar bitsin” temennisinden başka sarf edecek bir iş kalmıyor.
Bizde tekrarlıyoruz.
Siyasetçiler lütfen kavganın bitmesi adına gereken adımları atsın.
Hepimiz derin bir oh çekelim.