Yüksel Ercan

Kötülükte yarışmak

Türkiye’de gündemin çok sık bir şekilde değiştiğinden şikayet edenlerden birisi de biziz.

Ancak söz konusu suni gündemleri değiştirmek ile ilgili herhangi bir çalışmanın içerisinde de değiliz.

Zira öyle bir gücümüzde yok.

Son günlerin gündemi hepimizin gündemi AHBAP ve Haluk levent.

Her kafadan bir ses çıkıyor.

Dikkat edin Afet ve olağanüstü hallerde yardım toplamak ve toplanılan yardımı yerine ulaştırmak adına kurulan AHBAP ile ilgili olup bitenler Butlan davası ile bölünen CHP’deki sürecin bile önüne geçti.

Gün içerisinde yüzlerce insan ile konuşuyoruz.

Esnafın pek çoğu zaten siftah yapamadan işyerlerini kapatıyor.

Hal böyle olunca işyerlerinin hemen önünde güneşin sıcaklığından uzak gölge bir alan bulmayı başaran esnaf saatler süren sohbetler ile günü geçiniyor.

Tartışmanın olması için bilindiği gibi karşılıklı iki grup olması lazım.

Bizim milletimizde oldum olası tartışmayı sever.

Saatler süren tartışmalarda doğru yada yanlış konuşmaktan geri durmaz.

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi şu sıra tek gündem yardım kuruluşları.

Sohbetler bir anda bundan çok uzun yıllar önce yardım kuruluşlarının yaptığı yanlışlıklara dayanıyor.

Taraflar “yanlış nereden gelirse gelsin mutlaka önlenmeli” şeklinde söz söyleyen yok.

“Bugün bizim taraftaki yanlış yapmıştı ama dünde sizin taraftaki yanlış yaptı ne çabuk unuttunuz” ile başlayan ve saatler süren içi boş konuşmalar.

Bu durum hastalıklı bir ruh halinden başka bir şey değildir.

-Hırsızın iyisi kötüsü olur mu.?

-Hırsızın sizinki bizim ki olur mu?

-Yanlış yapanın karşılığı bir başka yanlış yapanmıdır?

şeklindeki soruların cevabı maalesef yok.

Bizim bu hastalıklı ruh halinden süratle çıkmamız gerekiyor.

Yanlışı yapan kim olursa olsun adalet karşısında hesap vermesi gerekiyor.

Bu yapılmadığı takdirde samimiyetimiz ile söylüyoruz çok ısa bir zaman sonra bu kötü günleri de arayacağız.

Kötünün daha kötüsü olurmu?

Yaşadıklarımızdan sonra “olmaz” deme gibi bir lüksümüz kalmadı zira.