Daha çok ABD’deki okullarda görürdük.
Televizyon kanalları ABD’de var olan okullara halen söz konusu okulun öğrencisi olan yada o okuldan mezun olan bir yada birkaç öğrencinin birdenbire önce okul bahçesine sonrada okulun içerisindeki sınıflara girerek elindeki silahla öldürdüğü öğrencileri yada okuldaki diğer görevlileri gösterirdi.
Söz konusu haber yada haberler sonrası ekranlara çıkan ve hemen her konuda fikirleri olan yorumcular uzun saatler boyunca ABD’deki eğitim sisteminden, Öğrencilerin psikolojik sorunlarından ve dünyadaki pek çok ülkeye göre ABD’de daha kolay olduğu söylenilen silah edinme durumundan bahsederlerdi.
Hepimizin kolaylıkla kabul edebileceği gibi dünyada değişen ve gelişen iletişim teknolojisi dolayısı ile ismi “ akıllı telefon” olan ancak temelde “Gelişmiş bilgisayar” olarak bildiğimiz küçük ekranlar artık olup biteni dakikalar içerisinde tüm dünyada dolaşıma giriyor.
Dünyada var olan ülkeler arasında fiziksel olarak sınırlar bulunuyor olsa da gelişen teknoloji dolayısı ile artık sınırların yerle yeksan olduğunu çok net bir şekilde kabul etmek durumunda kalıyoruz.
ABD’de şahit olduğumuz okul saldırılarını gördükçe sağımızda-solumuzda bulunan arkadaşlarımıza da “İnşallah bu durum bizim ülkemize sirayet etmez” temennilerinde bulunduğumuzu bizi tanıyan herkes kabul edecektir.
Ancak söz konusu saldırıların dilek yada temenniler ile durdurulamayacağını da hepimiz biliyoruz.
Türkiye’de var olan eğitim sisteminin en azından güvenlik açısından pek çok açığının olduğunu eğitim ile uğraşan pek çok isim kabul ediyor.
AK Partinin iktidarda bulunduğu 03 Kasım 2002 tarihi itibarı ile en çok değişikliğe uğrayan kurumun Milli Eğitim bakanlığı olduğu şeklinde de bir gerçeklik var.
Açık kaynaklardan bilgi aldık.
Türkiye'de 2024-2025 eğitim-öğretim yılı verilerine göre örgün eğitimde yaklaşık 18 milyon (15,3 milyonu resmi, 1,5 milyonu özel) öğrenci bulunuyor..
Buna ek olarak yükseköğretim (üniversite) sisteminde de 6,7 milyonun üzerinde öğrenci eğitim almaktadır.
Toplam öğrenci sayısı, açık öğretimdekilerle birlikte 25 milyonu aşmaktadır.
Yani öğrenci sayımız 25 milyon.
Avrupa’da var olan ülkelere bakalım.
Pek çoğunun nüfusu bizim öğrencilerimizin yarısı kadar bile değil.
Bu kadar genç ve enerjik bir kitlenin daha özenli bir şekilde idare edilmesi gerekiyor.
Özellikle orta dereceli okullarda olması gereken rehberlik hizmetinin tam olarak verilip verilmediği konusunda kuşkularımız var.
Çocuklar hangi koşullarda sabah okulun kapısından içeriye giriyor?
Ekonomik durumu nasıl?
Öğretmenleri ile ilişkileri ne durumda?
İle başlayan ve daha yüzlercesi ile devam eden sorulara tatmin edici bir cevap verildiğini düşünmüyoruz.
Okullardaki güvenlik önlemleri elbette çok ama çok önemli.
Ancak güvenlik sorununa gelinceye kadar daha yüzlerce problem olduğu kanaatindeyiz.
Var olan eğitim sisteminin tez elden güncellenmesi gerekiyor.
Bu kadar genç nüfusun ve öğrencinin bulunduğu bir yapı görmezlikten gelinemez.
İlkokuldan başlayan ve üniversitenin son sınıfına kadar devam eden eğitim süreci her yıl binlerce –on binlerce işsizler ordusu yaratıyor.
Problem çok.
Ancak işin temeline inen yok.
Daha hayatının baharında bir çocuk hangi sebeple 5-6 silahla okul basıp insan katlediyor.
Bu işin sağı solu
İktidarı muhalefeti yok.
Çok kısa zamanda acil ve kalıcı çözüm gerekiyor.
Diğer türlü Allah korusun gelecek günlerde daha da acı haberler ile karşı karşıya kalabiliriz.
Bir araya gelip konuşalım.
Daha kötü zamanlar yaşamayalım.





