Seviyesizlik

Kısa bir tatil yapabilme amacıyla Ege’nin Yaklaşık 40 derece sıcaklığında boş olan karayolunda ilerliyoruz, “Yaprak kımıldamıyor” denilecek bir havada aracın klimalarını ne kadar açarsanız açın fayda etmeyeceği ortada,Hal böyle olunca hiç değilse camları açalım da olabildiğince rüzgar aracın içerisine girsin mantığı ile biraz yavaşlıyor ve yolun sağından gidiyoruz.
Biraz arkamızdan son derece hızlı bir şekilde gelen aracın bizim yanımızdan geçerken daha rahat gitmesi adına biraz daha sağa yanaşıyor ve aracımızın camını kapatmaya çalışırken bizi sollayıp 5-10 metre önümüze geçen araçtan o sıcakta atılan bir sakız gelip aracın ön camına yapışıyor.
Biz gayri ihtiyari silecekleri çalıştıralım biraz da su tutalım belki aracın ön camına yapışan sakızı söküp atarız diye düşünürken çalışan silecekler sebebi ile sakız aracın bütün ön camına yayılıyor, ortaya anlatılması imkansız rezil bir görüntü çıkıyor.
Artık olan oldu bari bir akaryakıt istasyonu bulup ön camı temizleyelim” diye önümüze bakarken aracımızın ön camına sakızı atan araçta büyük bir hızla gözden kaybolup gidiyor, biraz sonra güzel bir akaryakıt istasyonuna giriyoruz, “Hava-su” yazan bölgeye doğru yöneliyoruz ve orada da başka bir çifti araçlarının içini temizlemeye çalışırken görüyoruz.
Aracını temizlemeye çalışan beyefendiye “Hayrola sizin aracınızın camınadamı sakız attılar, zira bize öyle yaptılar” diye sorunca araç sürücüsü” Sizinki daha iyi, hava sıcaklığı dolayısı ile aracımızın tavanını açmıştık, birden bire tavandan içeriye düşen sigara izmaritini görünce şaşkına döndük, izmarit tamda kağıt mendilin üzerine düştü,ne yapacağımızı şaşırdık, Allahtan olay akaryakıt istasyonuna yakın bir yerde başımıza geldi de büyük bir sorun yaşamadan kurtulduk, bizim arabaya izmarit atan araç sürücüsü o kadar büyük bir hızla gidiyordu ki aracın plakasını bile alamadık” diye cevap verdi.
Araç sürücülerinin bir başka araca sigara-Sakız-Poşet-Meyve suyu kutusunu bile bile atacaklarına biz imkan ve ihtimal vermiyoruz, Ancak vatandaşımızın bilgisizliğine Görgü kurallarındaki eksikliği de eklenince kendileri için son derece masum sayılabilecek bir hareket başka araç sürücülerinin felaketi olabiliyor.
Bizim “Milli Terbiye” olarak bildiğimiz ancak her geçen gün “Milli Terbiyesizliğe “doğru yol alan bu çapsızlıklar sayesinde memleket yaşanmaz bir hal almaya başladı, İki tane meyve koparacağım diye bütün bir ağacın dallarını parça parça edenlerden, Piknik yaptıkları alanları çöplüğe çevirenlere,trafikte seyrederken ayrılacağı noktaya geldiğinde sinyal vermeyen,Sol şeridi asla bırakmayan bir kitle yüzünden herkes “illallah” demek zorunda kalıyor.
Sabahtan akşama kadar televizyonlar anonsa yapıyor, Gazeteler yazıyor, Radyolar sürekli anons yapıyor, Sosyal medyadan milyonlarca insan “yapmayın” diyor ancak bizim içimizden çıkan bu “görgüsüz-cahil kitle” artık alışkanlık haline getirdikleri kötülüklerden ve yanlışlıklardan bir türlü vazgeçmiyor.
Biz uzun yıllar yurt dışında kaldık, belli aralıklarla da bazen iş bazen tatil amacı ile yurt dışına çıkıyoruz, Orada vatandaşların caddelerde-sokaklarda gösterdikleri ihtimama, Şehir kirlenmesin diye sarf ettikleri çabaya bakınca “Biz ne zaman böyle olacağız.?” Sorusunu daha fazla gündeme getiriyoruz.
İlkokuldan başlayan Eğitim sistemimiz çerçevesinde mutlaka öğretmenler bizim bu yazdıklarımız ile ilgili olarak “Aman çocuklar bu söylediklerimizi unutmayın yarın büyüyeceksiniz, hayata atılacaksınız, o zaman kural ve kaidelere uyun, çevrenizin temiz tutulması, başkalarına zarar verilmemesi adına son derece dikkatli olun” diyorlardır ancak, bu öğütlerin tutulmadığı da gün gibi ortada.
Bizim Lise yıllarımızda “Yurttaşlık Bilgisi” başlıklı bir ders vardı,o ders saati içerisinde yukarıda belirttiğimiz hususların tamamı öğrencilere anlatılır ve bu konularda hassas olmaları istenilirdi, Sonraları “yurttaşlık bilgisi” dersi kaldırıldı,bugün başımıza gelen bu kötülükler “Yurttaşlık bilgisi” derinin kaldırılmasından mıdır.? Yoksa nüfusun normalin üzerinde artmasındanmıdır, yada Eğitim sisteminin artık yaz-boz tahtasına çevrilmesindenmidir, anlayamadık gitti.
Sebep ne olursa olsun, son derece kötü bir ruh hali içerisindeyiz, araçların nerede ise tamamında sigara küllüğü varken ,sigara izmaritini camdan başka bir aracın içerisine atmak, yediği yemeğin ambalajını, içtiği meyve suyunun kutusunu araç içerisinde bir poşet içerisinde muhafaza etmek dururken camdan fırlatıp başka bir sürücünün kafasına denk getirmek nasıl insani bir anlayıştır doğrusu merak ediyoruz.
Eğitim sistemi içerisinde bizim bu anlattıklarımız ne kadar yer tutuyor, çocuklarımız ilkokuldan itibaren “Milli Terbiye” dediğimiz alışkanlıkları ne kadar kazanıyor, şeklindeki soruların bu günlerde daha çok gündeme geldiğini biliyoruz, “Dindar gençlik yetiştireceğiz” hedefinden vazgeçtik, içtiği meyve suyunun kutusunu yollara atmayan,Aracının sigara küllüğünü yolun ortasına boşaltmayan  gençliği mumla arar duruma gelmiş vaziyetteyiz.
Beyler Aman!!! Durum gerçekten vahim, sağcısı-solcusu-inananı-inanmayanı nasıl bir hayat sürüyorsa sürsün hayatı nasıl görüyorlarsa görsünler ancak insani değerlere önem versinler, çevrenin korunmasına yardımcı olsunlar, kendilerinin beş kuruşluk menfaatleri için karşısındakini büyük zarara uğratmasınlar yeter.
Dindar gençlikten de dindar olmayan gençlikten de Başka hiçbir bir beklentimiz kalmadı.