Trafik Kazaları

Yıllar yılı Resmi yada dini bayramlar dolayısı ile tatil süreleri bir hafta 10 gün civarında uzatıldığında “Allah’ım sen bu bayram öncesi yakınlarına kavuşmak yada tatil yapmak amacı ile yollara düşen araç sürücülerini koru,onlara yardımcı,kaza bela verme” şeklinde dua ederiz.
Bizim bu temennilerimizin aksine yollarda bir türlü trafik kazaları durmaz, her bayram arafesi yollar kan gölüne döner, bir sürü insanımız trafikte meydana gelen kazalar nedeni ile hayatını kaybeder, yüzlerce, binlerce insanımız kazalarda yaralanır, bir ömrü engelli geçirmeye mahkum olur, yine kazalarda trilyonlar ile ifade edilen maddi kayıplar meydana gelir.
Türkiye’de eğitim seviyesi her geçen gün yükseliyor, Aldıkları eğitim vesilesi ile insanımız bilinçleniyor, insanlara,hayata ve meydana gelen olaylara karşı bakışları değişiyor,dünyaya başka bir pencereden bakılıyor.
Ancak bizim insanımız ne kadar eğitim alsın, bilgi-görgü ve tecrübesi ne kadar tavan yaparsa yapsın en sakin insan bile çıktığı trafikte bir anda canavar kesiliyor,hem kendisine hem de etrafına çok büyük maddi ve manevi acılar yaşatıyor.
Bayram öncesi bize kısa süreli bir tatil yapmak adına Kocaeli’nin Gebze ilçesinden çıkıp Muğla’nın Akyaka beldesine ulaşabilmek adına Gebze/Osmangazi köprüsü,-Bursa-Balıkesir-Manisa-İzmir ve Aydın illerimizi takip ederek sıkıntılı sayılabilecek bir yolculuk sonrasında Akyaka’ya ulaşabildik.
Şunu kabul etmek gerekir ki son dönemde yapılan çalışmalar ile yollarımız artık sürücülere önemli sıkıntılar yaşatmayacak kadar iyi durumda, Yolların bölünmesi, bölünen yollar ile hayata geçirilen iyileştirmeler özellikle de bayram arafesinde yüz binlerce trafik polisi ile birlikte alınan önlemler daha işin başında herkese rahat bir yolculuk yapmanın alt yapısını hazırlıyor.
Bayram öncesinde yolculuklar tatil vesilesi ile daha çok Akdeniz’e ve Ege bölgelerine doğru yapıldığından Türkiye’nin hemen her tarafından bu iki bölgeye doğru müthiş bir akın başlıyor, dolaysı ile bayram öncelerinde “Şu karayolu daha sakin” diyebileceğimiz bir durumda değiliz.
Yola çıkar çıkmaz kısa zaman içerisinde yollarda belli bir tıkanmanın olduğunu görüyor ve dur-kalk şeklindeki mücadeleye başlıyorsunuz bir taraftan da kendi kendinize “İleride bir trafik kazası olmasa trafik böyle durmaz, zira bayram öncesinde var olan yol yapım çalışmalarına da ara verildi” diye düşünüyorsunuz.
Belli bir süre sonra trafiğin açıldığını ve herhangi bir kaza olmamasına rağmen yolun neden tıkandığı ile ilgili sorulara cevap bulmaya çalışıyorsunuz, birden bire farkına varıyorsunuz ki yeni sürücü belgesi almış yada kendisine “ şartlar ne olursa olsun sakın sol şeridi hiç kimseye kaptırma” öğüdü verilmiş bir sürücünün normal süratin altında hız yapması yüzünden trafiğin felç olduğunu anlıyorsunuz.
Arkadan gelene araca şartlar ne olursa olsun yol vermeyen, Durduk yerde şerit değiştiren, içtiği sigara izmaritini arkasından gelen aracın içine atan sürücünün terbiyesizliği gibi çok sayıda birbirini tamamlayan sorun yüzünden trafik hiç gerek yokken durabiliyor.
Kısa bir süre önce aldığı sürücü belgesi ile yola çıkan ancak “aracı sürücü belgesi değil insan kullanır” gerçeğinden habersiz, yollardaki trafik kurallarına asla uymayan sürücülerin karıştığı çok sayıda trafik kazası hepimizi derinden üzüyor.
Biz bu sütunlarda birkaç kez daha belirtmiştik, Sürücü belgesi sahibi olmak için Sürücü kurslarına başvuran vatandaşlarımıza trafik ile ilgili bilgilerin yanı sıra hatta bunlardan daha önce “İnsanlık-Beyefendilik-Hanımefendilik” dersi vermeleri gerekmektedir, nasıl bir sistem uygulanır bilmiyoruz ancak “İnsanlık-Beyefendilik-Hanımefendilik” dersinden geçmeyen sürücü adaylarına trafik ile ilgili sınavlarda başarılı olmuş olsalar bile belge verilmemelidir.
 
Artan nüfusumuz ile birlikte her geçen gün araç sahibi olan sürücü sayısında da büyük bir gelişme yaşanıyor, Hepimiz biliriz ki sürücülük yıllara sarih tecrübe ile kazanılan bir özelliktir, kendisi ile birlikte yakınlarına kavuşmak için trafiğe çıkan diğer vatandaşlarımızı da düşünmektir.
Her sürücü trafikte ki kural ve kaidelere biraz uysa, yollarda var olan trafik işaretlerine riayet etse 80 kilometre yazan tabelaya rağmen 120-150 kilometre hız ile gitmese aslında şu an var olan kazaların büyük bir kısmının önüne geçilebilir.
Daha bayramın ikinci günü Haber ajansları “Yurt genelinde meydana gelen trafik kazalarında şimdiye kadar 42 vatandaşımız hayatını kaybetti yüzlerce vatandaşımız yaralandı” şeklinde verdikleri haberler ile bayram günü üzüntümüzün armasına vesile oldu.
Yetkililer daha bayram trafiği başlamadan bulabildikleri her iletişim aracı ile “Lütfen bayram süresince yola çıkarken dikkatli araç kullanın,uykusuz yola çıkmayın, hız yapmayın, Kural ve kurallara uyun” diyerek gerekli uyarıları yapıyorlar, sürücülerin başına kaza-bela gelmemesi adına havadan, karadan sürekli kontrol ediyorlar ancak bütün çabalara rağmen kazalar bir türlü durmuyor.
Trafik kazalarını azaltacak hatta çok alt seviyelere indirecek sadece ve sadece sürücülerdir, Bunun dışında güvenlik güçlerimiz ne yaparlarsa yapsınlar, hangi önlemleri alırlarsa alsınlar sürücü bu önlemlere uymadığı sürece kazalar daha fazla artacaktır.
Sürücünün dikkatsizliği kendi hayatına araçta bulunan aile fertlerine ve kazaya karışan diğer araçlardaki insanların hayatına mal oluyor, Trafik kazaları sebebi ile çoğu zaman Aileler toptan yok oluyor , geriye bir ömrü engelli geçirmek zorunda kalan yetimler, kimsesizler kalıyor.
Bir kez daha belirtiyoruz, sürücülerimiz trafik kural ve kaidelere sonuna kadar uysunlar, yolların sadece kendileri için değil bütün sürücüler için olduğunu asla unutmasınlar, herkesin kendileri gibi can taşıdığını asla unutmasınlar ki yollar kan denizine dönmesin.
Biz 25 yaşındaki genç kardeşini trafik kazasında kaybeden birisi olarak böyle bir kaybın insan hayatını olumsuz yönde nasıl etkilediğini, arkada kalanlarında aslında yaşamaktan ziyade “yaşıyormuş gibi davrandıklarını” kendimizden biliyoruz, Bu yüzden bütün sürücülerden bir daha ricamız “Lütfen trafikte dikkatli olun, dostlarımızla –akrabalarınızla daha uzun daha sağlıklı bir hayat sürün.”şeklindedir.
Başka bir dileğimiz yok.