Trafik sorununda havlu attığımız günler

Özellikle 30 Büyükşehir belediye sınırları içerisinde “ An itibarı ile en büyük temel sorun nedir.?” diye sorulsa büyük bir çoğunluk “Trafik karmaşası” cevabını vereceklerdir.
Pazartesi günü okulların açılması ile birlikte zaten karışık olan Trafik çok sayıda öğrenciyi taşıyan Okul servislerinin de yola çıkması ile birlikte iyiden iyiye içerisinden çıkılamaz bir hal aldı.

Araç sürücüleri zaten Sanayinin kalbi olarak bilinen Gebze’ye var olan dört girişten hangisini denerlerse denesinler başarısız oluyorlardı ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi Okullarında açılması ile birlikte var olan sorunlar katlanarak büyüdü.

İzmit yönünden İstanbul’a gitmek isteyen ve mecburen Gebze’ye uğramak zorunda kalan sürücüler TÜBİTAK Köprüsüne yaklaştıklarında aylardır saç baş yoldurtan bir trafik belası ile karşı karşıya kalıyorlar, Aylardır devam eden yol çalışması dolayısı ile E-5 sıkıntılı E-5 in paralelindeki yan yol sıkıntılı her iki, yoldan şans eseri kurtulup Gebze Center tarafına geçmeyi başarabilenler ise Tatlıkuyu mahallesindeki yoğunluktan da nasibini alıyorlar.

Aylardır gece gündüz zaten Gebze merkezden dışarıya çıkmak tam bir zulüm, Gebze’nin merkezindeki hangi caddeye aracınızla girseniz o bölgeden uzun bir süre çıkabilmeniz mümkün değil sadece 3 dakikalık mesafeyi yarım saatte bir saatte almak zorunda kalan sürücüler çaresizlik içerisinde beyhude trafiğin açılmasını bekliyorlar.

Gebze trafiğinden kurtulup çevredeki ilçelere kavuşmak isteyen sürücüler ilçe sınırlarından kurtulur kurtulmaz diğer ilçelerde var olan ve artık giderilemeyen trafik sorunları dolayısı ile ne yapacaklarını şaşırmış bir şekilde süreci izlemek zorunda kalıyorlar.

Bizimde sınırları içerisinde yaşadığımız Marmara bölgesinde trafik için yol yok, altyapı yok, araçların bekleme yapacağı park alanları yok, Anadolu’yu Avrupa’ya bağlamaya daha açık bir ifade ile Anadolu’dan gelen vatandaşları İstanbul’a ulaştırmaya çalışan D-100 ve TEM kara yolları artık trafiği çekmeye yetmiyor.

Sabah erken saatlerde yola çıkan araç sürücüleri bu olumsuzlukları bile bile hayatlarına devam etmeye çaba gösteriyorlar, Bu kadar olumsuzluk içerisinde sürücülerinde bozulan sinirler dolayısı ile karşıdakilerine hoyratça davranışlarda bulunması ile ortaya hiçte hoş olmayan görüntüler çıkıyor.

Anadolu’ya giden trafiğinde Anadolu’dan gelip İstanbul’a  gitmek isteyenlerinde rahat etmelerinin tek yolu galiba Gebze’den başlayan ve Boğaz köprülerine kadar giden yolların rehabilite edilmesinden geçiyor.

Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan İstanbul’un iki tarafında istediğiniz kadar köprü yapın, iki yakayı birbirine isterseniz alttan isterseniz üstten bağlayan tüp yada başka geçitler yapın İstanbul’a giren araçların rahat bir şekilde istedikleri yere gitmelerini sağlayacak ara yolları hayata geçiremediğiniz takdirde geçişlerin bize hiçbir faydası olmayacaktır.

Nüfusu 20 milyonun çok üzerine çıkmış olan İstanbul’un artık Gebze’den belki de Sakarya’dan başladığını düşündüğümüzde Gebze ve Sakarya arasında kalan trafik akışının düzenlenmediği takdirde önümüzdeki dönemlerde nasıl büyük zorluklar ile karşı karşıya kalacağımız aşikardır.

Geçtiğimiz yıl yapılan ehliyet sınavına yurt geleninde 423 bin sürücü adayı sınava girdi, sınava girenlerin büyük bir çoğunluğunun Marmara bölgesinde ikamet ettiğini ve sınava giren her dört kişiden birisinin de araç alabilecek noktada olacağını düşündüğümüzde önümüzdeki ay en kötü ihtimal ile 100 bin araç daha trafiğe karışmış olacak.

Her sınav döneminde binlerce aracın trafiğe katıldığı bir ülkede zaten mevcudu taşımaya yetmeyen karayolları bunda n sonra ne yapacak trafiğe çıkan sürücüler hangi ruh hali ile gitmek istediği noktalara doğru yola çıkacak. Daha da önemlisi istediği noktaya nasıl ulaşacak..?
Düşünmesi bile kötü.!!!!!