Yavuz Sultan Selim Köprüsü

30 Ağustos Zafer Bayramı'nda bizim mesai saati devan ederken, saat 15.00 sıralarında Radif Karaman “Bu kadar çalışmak yeter. Bayram günü de çalışma kmı olurmuş? Hadi gel sana Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü gezdireyim” diye telefon edince Kartepe’den yola çıktık. Radif Karaman ile buluştuk ve iki kıtayı birbirine üçüncü kez bağlayan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne doğru yola çıktık.

Her gün 75 milyon dolarlık ticari emtia taşıyacak olan Kamyonlar dolayısı ile Birinci ve ikinci boğaz köprüsünün yükünü çok büyük oranda alan Yavuz Sultan Selim Köprüsünün bağlantı yolları da köprünün kendisi de gerçekten mükemmel olmuş, Emeği geçenlerin tamamını kutluyor, tebrik ediyoruz.
Avrupa kıtasını Asya’ya bağlayan İstanbul köprülerine üçüncüsü de geçtiğimiz hafta sonu faaliyete başladı, Yavuz Sultan Selim ismi verilen üçüncü köprü İstanbul’un artık içinden çıkılamaz denilen trafiğinin rahatlamasına katkı sunacak.

İstanbul’un artık bir dünya şehri daha da önemlisi “Dünya başkenti” olduğu noktasında herkes hemfikir, Tarihi ve kültürel yapısı ile bütün dünyasının ilgisini çeken İstanbul’un trafiğinin rahatlatılması adına Türkiye’yi yönetenler hummalı bir faaliyet içerisine girmiş bulunuyorlar.

Kime sorarsanız sorun bugünlerde İstanbul’un nüfusunu 20 milyondan aşağı söylemeyecektir, Avrupa’da pek çok ülkenin nüfusundan daha fazla insan barındıran İstanbul’un trafiğinin çözülmesi adına daha seri çalışmalar ve daha pratik çözümler üretilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Biz öteden beri Türkiye’nin özelliklede Marmara bölgesinin ulaşımı ile ilgili daha somut adımlar atılmasını öneriyoruz, Özellikle iki kıtayı birleştiren İstanbul’un iki yakasını bir araya getirecek köprülerin daha fazla olması vatandaşlarımızın tamamını rahatlatacaktır.

Geçtiğimiz hafta hizmete açılan Yavuz Sultan Selim köprüsünün yukarıda da belirttiğimiz gibi trafiği önemli ölçüde rahatlatacağına inanıyoruz, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile birlikte Marmara bölgesini Ege bölgesine bağlayan Osmangazi Köprüsünün de hayatımızı önemli ölçüde kolaylaştıracağı biliniyor.

İstanbul’un iki yakasını bir araya getiren köprülerin fazlalaşması daha doğrusu yıllara sarih olarak Boğazın iki tarafını bir araya getirecek köprülerin çoğaltılması bu köprüler çoğaltılırken köprüleri ulaşım yerlerine bağlayacak yollarında aynı anda hizmete açılması gerekiyor.

Hafta sonu hizmete açılan Yavuz Sultan Selim köprüsü ile ilgili bilindiği gibi pek çok STK yöneticisinin olumsuz görüşleri de mevcuttu, Köprünün ekolojik yapıyı bozacağı ve iklimleri değiştirecek noktada olumsuzluk yapılacağı da epey bir zaman konuşulup durmuştu.

Bütün bunlara rağmen Yavuz Sultan Selim köprüsü taahhüt edilenden daha önce bir zaman dilimi içerisinde hizmete açılınca var olan diğer iki köprünün de yükü önemli ölçüde azalmış olacak, Özellikle Kamyonların birinci ve ikinci, köprüden alınarak yeni köprüye yönlendirilmesi ile belli bir rahatlamada gerçekleşecek gibi.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi İstanbul artık dünya başkenti, Böylesine muhteşem bir kentin başta trafik olmak üzere var olan bütün sorunlarından arındırılmış bir duruma getirilmesi hepimizin ortak beklentisi bu yüzden dünyanın göz bebeği olan İstanbul ile yapılacak bütün çalışmalar hepimize büyük heyecan veriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce İstanbul’da belediye başkanlığı yapması bu şehir için ister istemez büyük avantaj, İstanbul’da belediye başkanlığı yapmış olması dolayısı ile bölgeyi çok iyi tanıyan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ında İstanbul’un daha yaşanabilir bir kent olması noktasında her türlü çalışmaya büyük destek verdiği biliniyor.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü sonrasında vatandaşlarımız şimdi üçüncü hava alanını bekliyor, artık dünyanın sayılı şehirlerinden birisi olan İstanbul’a yapılacak her hizmet bize keyif veriyor, heyecanlandırıyor.

Radif Karaman ile Yavuz sultan Selim köprüsünü geçtikten sonra bağlantı yollarından Kilyos ve Uskumruköy tabelalarını görünce “Buraya kadar geldik şaheser köprüyü gördük olan oldu hadi bakalım Kilyos’a inip bir balık yiyelim” fikri tartışmasız kabul edilince önce güzeller güzeli sahil beldesi Kilyos’u sonra da Uskumruköy ve Zekeriyaköyü dolaştıktan sonra gittiğimiz yolu takip edip Gebze’ye geri döndük.

Türkiye’nin yatırıma ihtiyacı var, Türkiye’nin yollara, köprülere yeni geçiş güzergahlarına ihtiyacı var, bu tür yatırımları gördükçe bizimde göğsümüz kabarıyor ve daha güzel eserlerin hayata geçirileceğine dair umutlarımız çoğalıyor.

Devlet yeni yatırım yapsın bizde bu yatırımlarla ilgili güzel yazılar kaleme alalım, herkes keyif alsın.