Günümüzde kilo verme amacıyla kullanılan ve zayıflama iğnesi olarak bilinen ilaçlar, birçok kişinin dikkatini çekiyor. Ancak bu ilaçların yalnızca kilo kaybı sağlayan basit bir yöntem olarak görülmesi önemli sağlık risklerini beraberinde getirebilir.

Özellikle uzman değerlendirmesi olmadan kullanılan veya hızlı kilo verme beklentisiyle tercih edilen uygulamalar, sindirim sistemi başta olmak üzere çeşitli organ sistemleri üzerinde istenmeyen etkilere yol açabiliyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Halil Genç, kilo verme amacıyla kullanılan ilaçların herkes için uygun olmayabileceğini belirterek, tedavi kararının mutlaka kişinin sağlık geçmişi, mevcut hastalıkları ve metabolik özellikleri değerlendirilerek verilmesi gerektiğini vurguluyor.

ÖNCE KİLO ALMANIN NEDENİ ARAŞTIRILMALI

Kilo artışının altında yatan neden her bireyde farklılık gösterebiliyor. Bazı kişilerde hormonal düzensizlikler, bazı kişilerde insülin direnci, bazı kişilerde ise yeme davranışını etkileyen nörolojik ve psikolojik faktörler ön plana çıkabiliyor.

Kilo verme sürecine başlamadan önce kişinin yaşının, mevcut kilosunun, metabolik durumunun ve aile öyküsünün ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Halil Genç, özellikle diyabet, tiroit hastalıkları, pankreas hastalıkları ve metabolik sendrom öyküsünün göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

SADECE BİRKAÇ KİLO VERMEK İÇİN
İLAÇ KULLANILMASI DOĞRU DEĞİL

Uzmanlar, birkaç kilo fazlalığı bulunan bireylerin kısa sürede sonuç alma amacıyla bu ilaçlara yönelmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını belirtiyor.

Doç. Dr. Halil Genç, "Bu tür tedaviler estetik amaçlı hızlı kilo verme yöntemleri olarak değerlendirilmemelidir. Her tıbbi tedavide olduğu gibi burada da yarar-risk dengesi dikkate alınmalıdır. Tedavi kararı kişiye özel verilmelidir" diyor.

SİNDİRİM SİSTEMİNDE YAVAŞLAMA GÖRÜLEBİLİYOR

Zayıflama amacıyla kullanılan bazı ilaçlar mide boşalmasını yavaşlatarak tokluk hissinin daha uzun sürmesini sağlayabiliyor. Bu mekanizma kilo kaybına katkı sağlasa da bazı kişilerde sindirim sistemiyle ilgili yakınmaların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Kontrolsüz kullanımda veya doz artışlarının uygun şekilde yapılmadığı durumlarda;

  • Bulantı
  • Kusma
  • Şişkinlik
  • Hazımsızlık
  • Karın ağrısı
  • Kabızlık
  • Reflü şikayetlerinde artış

gibi sindirim sistemi belirtileri görülebiliyor.

"Mide ve bağırsak hareketlerinin aşırı yavaşlaması bazı kişilerde yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilecek düzeylere ulaşabilir.”

HIZLI KİLO KAYBI SAFRA KESESİNİ DE ETKİLEYEBİLİYOR

Kilo verme sürecinde gözden kaçan konulardan biri de safra kesesi sağlığı oluyor. Özellikle kısa sürede gerçekleşen hızlı kilo kayıplarında safra taşı oluşma riskinin artabildiği biliniyor.

Doç. Dr. Halil Genç, hızlı kilo kaybının yalnızca yağ dokusunu değil, metabolik dengeyi de etkilediğini belirterek şu bilgileri paylaşıyor:

"Kontrolsüz ve hızlı kilo kayıplarında safra kesesi fonksiyonlarında değişiklikler görülebilir. Bu durum bazı bireylerde safra taşı oluşumu riskini artırabilir. Karın ağrısı, mide bulantısı veya sindirim problemleri yaşayan kişilerin bir uzmana danışması önemlidir."

PANKREAS SAĞLIĞI AÇISINDAN DİKKATLİ OLUNMALI

Pankreas, sindirim sisteminin en önemli organlarından biri olarak görev yapıyor. Bu nedenle pankreas hastalığı öyküsü bulunan bireylerde tedavi planlaması daha dikkatli yapılması gereken konular arasında yer alıyor.

Doç. Dr. Halil Genç, özellikle daha önce pankreatit geçirmiş bireylerin veya ailesinde pankreas hastalıkları bulunan kişilerin tedavi öncesinde ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söylüyor:

Uykusuzluğa karşı 5 etkili önlem!
Uykusuzluğa karşı 5 etkili önlem!
İçeriği Görüntüle

"Her hastanın risk profili farklıdır. Özellikle pankreas hastalığı öyküsü bulunan bireylerde kullanılacak tedaviler mutlaka hekim değerlendirmesi sonrasında planlanmalıdır."

BAĞIRSAKLAR DA BESLENME DEĞİŞİKLİKLERİNDEN ETKİLENİYOR

Hızlı kilo verme sürecinde yetersiz protein alımı, düşük lif tüketimi ve düzensiz beslenme alışkanlıkları bağırsak hareketlerinde değişikliklere neden olabiliyor. Bu durum bazı kişilerde kabızlık, bazı kişilerde ise bağırsak düzeninde farklılıklar şeklinde ortaya çıkabiliyor.

Uzmanlar, kilo verme sürecinde yalnızca kalori hesabına odaklanmanın yeterli olmadığını; yeterli protein, lif, vitamin ve mineral alımının da korunması gerektiğini vurguluyor.

MUCİZE ÇÖZÜM OLARAK GÖRÜLMEMELİ

Doç. Dr. Halil Genç, kilo verme amacıyla kullanılan ilaçların tek başına kalıcı sonuç sağlamayacağını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamlıyor:

Bu tedaviler bazı hastalarda önemli faydalar sağlayabilmektedir. Ancak yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenmediğinde kalıcı başarı elde etmek zorlaşabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları, düzenli fiziksel aktivite ve hekim takibi, kilo yönetiminin temel unsurları olmaya devam etmektedir. Tedavi kararları kişiye özel olarak verilmeli ve kontrolsüz kullanımından kaçınılmalıdır.