Karın ağrısı, dışkıda kan ve uzun süren ishal gibi belirtiler geçici bir bağırsak sorunu olarak yorumlansa da bu şikayetler kimi zaman inflamatuar bağırsak hastalığının ilk sinyalleri de olabiliyor.
Genellikle genç yaşlarda ortaya çıkan İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İBH) dönem dönem alevlenerek yaşam kalitesini düşürüyor ve tedavi geciktiğinde bağırsakta kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Erken ve doğru tanı ile tedavi planının çizilmesi İBH hastalarının hayat konforunu artırıyor.
Uzmanlar özellikle gece gelen ishal, tekrarlayan karın ağrısı ve dışkıda kan gibi bulguların kendiliğinden geçeceği düşüncesiyle ertelenmemesi gerektiğini vurgulayarak, erken başvurunun hastalığın seyrini belirleyen en kritik adım olduğunun altını çiziyor.
Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ekrem Aslan, görülme sıklığı giderek artan İBH’nin belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
İBH bağırsaklarda kalıcı hasara yol açabilir
Toplumda “iltihabi bağırsak hastalığı” olarak bilinen “İnflamatuar Bağırsak Hastalığı” (İBH), yalnızca basit bir sindirim sistemi sorunu değildir. Bağışıklık sisteminin bağırsaklara zarar vermesiyle ortaya çıkan bu kronik hastalık; Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolit olmak üzere iki ana başlıkta incelenir.
Türkiye’de son yıllarda görülme sıklığının belirgin şekilde artması, hastalığa dair farkındalığın önemini artırmaktadır. Bağışıklık sisteminin bağırsak dokusuna yönelen beklenmeyen bir tepki vermesiyle gelişen bu hastalık, çoğunlukla genç yaşlarda başlar ve zamanında tanı konulmadığında bağırsaklarda kalıcı hasara yol açabilir.
Her gün yaşanan ishal ve karın ağrısı İBH sinyali olabilir
İBH, sessiz dönemlerle alevlenmelerin birbirini izlediği uzun süreli bir hastalıktır. Bu nedenle belirtileri fark etmek önemlidir. Çünkü göz ardı edilen her belirti, hastalığın daha da ilerlemesine yol açabilir.
Bu şikayetlerin geçici bağırsak rahatsızlığı olarak değerlendirilmesi de tanının gecikmesine sebep olabilir. İBH, erken fark edildiğinde yaşam kalitesi korunabilir. Şikayetler geçmiyorsa bunu ‘basit bir sindirim sorunu’ olarak görmemek gerekir.
Özellikle bu 8 belirtiden biri ya da birkaçı varsa İBH açısından dikkat edilmeli ve uzun sürüyorsa mutlaka gastroenteroloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
1. Gece uykudan uyandıran kronik ishal
2. Karın ağrısı ve kramp tarzı sancılar
3. Dışkıda kan ve/veya sümüksü (mukuslu) dışkılama
4. Açıklanamayan kilo kaybı ve iştahsızlık
5. Sürekli halsizlik ve yorgunluk
6. Eklem ağrıları
7. Gözde kızarıklık
8. Ciltte döküntüler
Genç erişkinlerde daha sık görülüyor
İBH hastalığının gelişiminde birçok faktör bir arada rol oynamaktadır. Genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin aşırı ve düzensiz tepkisi, sigara içmek, antibiyotik kullanımı, Batı tipi beslenme alışkanlıkları, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizlikler, stres ve yaşam tarzı faktörleri İBH gelişimine neden olabilir. Özellikle genç erişkinlerde daha sık görülmesi, yaşam kalitesini ve üretkenliği doğrudan etkileyebildiği için erken farkındalık büyük önem taşır.
Tedaviyle alevlenmeleri kontrol etmek mümkün
İBH şüphesi olan hastalarda tanının en önemli adımı kolonoskopi ve biyopsidir. Buna ek olarak dışkıda kalprotektin testi, kan tahlilleri, MR ve BT gibi görüntüleme yöntemleri tanıyı destekler.
Erken tanı, bağırsak hasarının ilerlemesini önlemek ve hastanın günlük yaşamını korumak açısından hayati değer taşır. İBH tamamen ortadan kaldırılamasa da modern tedaviler sayesinde bağırsak iltihabı baskılanabilir, belirtiler azaltılabilir ve hastalar uzun süre normal yaşamlarına devam edebilir.
Tedavide iltihap giderici ilaçlar, bağışıklığı düzenleyici tedaviler ve biyolojik ajanlar kullanılabilir. Bazı hastalarda cerrahi de tedavinin bir parçası olabilir.
İBH hastaları nelere dikkat etmeli?
· Sigara kullanımı azaltılmalı hatta mümkünse bırakılmalıdır. Özellikle Crohn hastalığında sigara, alevlenmeleri belirgin şekilde artıran en önemli risk faktörlerinden biridir.
· Alevlenme dönemlerinde süt ve süt ürünlerinden, baharatlı ve yağlı gıdalardan uzak durulmalıdır. Bu tür besinler bağırsak üzerindeki yükü artırarak semptomların şiddetlenmesine yol açabilir.
· Düzenli doktor kontrolleri aksatılmamalı ve tedaviye tam uyum sağlanmalıdır. Bu yaklaşım hastalığın seyrini doğrudan etkiler ve olası komplikasyonları azaltır.
· Stresle başa çıkma yöntemleri uygulanmalıdır. Stres yönetimi, hastalığın alevlenme dönemlerini azaltan önemli bir tamamlayıcı unsurdur.
· Aşı takvimi gözden geçirilmeli ve enfeksiyonlardan korunmaya özen gösterilmelidir. Bağışıklık sisteminin hassas olduğu dönemlerde koruyucu uygulamalar büyük önem taşır.




