CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya okullarda yaşanan şiddet olaylarıyla ilgili bir açıklama yaptı.

“Çocuklarımızın kıyafetleriyle uğraşmayı bırakın, can güvenliklerini sağlayın!” diyen Kaya şunları söyledi:

Sözlerime, okullarımızda yaşanan şiddet olaylarında hayatını kaybeden çocuklarımızı ve eğitim emekçilerimizi saygıyla anarak başlamak istiyorum. Ailelerine başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyorum.

Bugün sizlere çok temel bir soru sormak istiyorum:

Bir çocuk şiddetin hedefi hâline gelmeden önce devlet neredeydi?

2002 yılında bir çocuk kendi başına okuluna gidebiliyordu. Sonra yanına annesini koyduk. Yetmedi, servis koyduk. Servise rehber personel ekledik. Anne yetmedi, babayı da devreye soktuk. Sonra okul kapılarına güvenlik görevlileri yerleştirdik.

Peki, çocuklarımız bugün daha mı güvende?

Hayır! Çünkü güvenlik yalnızca okul kapısına güvenlik görevlisi koymakla sağlanmaz.

24 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarına soruyorum:

Çocuklarımız neden bu kadar güvensiz bir ortamda büyüyor?

Mafya figürlerinin kahraman gibi sunulduğu, silahın ve tehdidin güç göstergesine dönüştürüldüğü, hukukun herkese eşit uygulanmadığı bir toplumda çocuklara hangi değerleri öğreteceksiniz?

Fon vurgunu iddialarının hesabını soramayan, kuralsızlığı olağanlaştıran bir iktidar, çocuklara hangi kurala uymalarını söyleyecek?

Çocuklara kurallara uymayı öğütleyenler, önce kendileri hukuka ve kurallara uymalıdır!

Yıllarca değerler eğitimini kitap üzerinden öğretmeye çalışanlar bilmelidir ki ders programlarına değerler eğitimi dersi koymakla değerler var olmuyor. Çocukların değerleri örnek davranışla gelişir. Oysa çevrelerinde hep kötü örnekler var.

Bir saldırı birkaç dakika sürer.

Ama bir çocuk aylar içinde okuldan kopar. Bir zorbalık yıllarca devam eder. Bir aile yoksullaşır. Bir çocuk yalnızlaşır. Bir bağımlılık sessizce gelişir.

Peki, bütün bunlar yaşanırken devlet nerededir? Millî Eğitim Bakanlığı nerededir?

Çocuklarımızı kaybettikten sonra başsağlığı dilemek yetmez!

Şiddet yaşandıktan sonra soruşturma açmak yetmez!

Okul kapılarına kamera, turnike ve güvenlik görevlisi koymak tek başına yetmez!

Biz çocuklarımızı yalnızca şiddetten değil, şiddeti üreten koşullardan da korumak zorundayız.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun için somut bir kamu politikası öneriyoruz.

Birincisi: Yüksek riskli okullarda rehber öğretmen, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve okul hemşiresinden oluşan sürekli OKUL DESTEK BİRİMLERİ kurulmalıdır.

İkincisi: Orta riskli okullar için il ve ilçe düzeyinde GEZİCİ OKUL DESTEK EKİPLERİ oluşturulmalıdır.

Üçüncüsü: Her okulda güçlü rehberlik hizmetleri, zorbalıkla mücadele programları ve erken uyarı sistemleri bulunmalıdır.

Dördüncüsü: Millî Eğitim, Sağlık, Aile ve Sosyal Hizmetler, İçişleri, Adalet Bakanlıkları ve yerel yönetimler arasında çocukları koruyacak etkili bir iş birliği kurulmalıdır.

Beşincisi: Çocuklarımızın yoksulluğuyla mücadele edilmelidir. Okullarda ücretsiz sağlıklı beslenme, temiz içilebilir su, hijyen ve psikososyal destek sağlanmalıdır.

Çünkü aç gelen, dışlanan, zorbalığa uğrayan, yalnızlaşan bir çocuğun sorunlarını görmezden gelerek güvenli okul yaratamazsınız.

Nail Çiler Elmacık Deresi’ndeki kirliliği sordu
Nail Çiler Elmacık Deresi’ndeki kirliliği sordu
İçeriği Görüntüle

Bizim güvenli okul anlayışımız yalnızca güvenli bina ve güvenli çevreden ibaret değildir.

Güvenli okul; psikolojik destek, sosyal hizmet, sağlık desteği, aile desteği ve güçlü rehberlik hizmetleri demektir.

Çocuğu suçlu gibi izleyen değil, çocuğun sorunlarını önceden gören bir devlet istiyoruz.

Çocuğu fişleyen değil, koruyan bir sistem istiyoruz.

Öğretmeni yalnız bırakan değil, öğretmenin yanında duran bir kamu yönetimi istiyoruz.

Bugün sizlerle paylaştığımız “Hiçbir Çocuğumuzu Kaybetmeden Güvenli Okullar Mümkün” başlıklı broşürümüz, işte bu anlayışın somut ifadesidir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak hazırladığımız “Hiçbir Çocuğumuzu Kaybetmeden Güvenli Okullar Mümkün” başlıklı broşürümüzü, Türkiye’de örgütümüzün bulunduğu her yerde çocuklarımıza, velilerimize ve öğretmenlerimize ulaştırmak için bir kampanya başlatıyoruz.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yalnızca eleştirmiyoruz; çözümümüzü de ortaya koyuyoruz.

Buradan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sesleniyorum:

Çocuklarımızın kıyafetleriyle uğraşmayı bırakın, can güvenliklerini sağlayın!

Öğretmenlere beyaz önlük giydirmekle değil, öğretmenleri ve öğrencileri korumakla ilgilenin!

Okullarda yaşanan şiddeti münferit olaylar olarak göstermeyi bırakın. Önleyici kamu politikalarını hayata geçirin!

Bir çocuğumuzu daha kaybetmeye tahammülümüz yok!

Bizim sözümüz açık, kararlılığımız nettir:

ÇOCUKLARIMIZ OKULDA EMANET DEĞİL, GÜVENDE OLACAK!

HİÇBİR ÇOCUĞUMUZU KAYBETMEDEN GÜVENLİ OKULLAR MÜMKÜN!

Eşit, laik, bilimsel, karma ve parasız eğitimi esas alan KAMUSAL EĞİTİM CUMHURİYETİ’Nİ kurarak çocuklarımıza, öğretmenlerimize ve geleceğimize sahip çıkacağız!

Hiçbir çocuğumuzu kaybetmeden, bütün çocuklarımızın güvenle eğitim gördüğü bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.