Ramazan ayının ilk haftası içerisindeyiz.
Geçmiş yıllara baktığımızda ramazan ayının ilk haftası kalan diğer haftalara göre daha kalabalık daha hareketli geçiyordu.
Bu sene yani içerisinde bulunduğumuz ramazan ayında aynı hareketlilik sanki yok.
Akşam saatlerinde iftara saatler kala “kuyruk fazla olur iç değilse biraz önceden gidip sıraya girelim” düşüncesi ile her zaman pide aldığımız fırının yolunu tuttuk.
Ancak fırının önünde beklediğimiz pide kuyruğundan eser yok.
Biz dahil fırının içerisinde beş kişi var.
Kasanın başındaki görevliye “-Yahu nerede bu millet her ramazanda ilk hafta kalabalığı olurdu şimdi o kalabalıktan eser yok” dedik.
Fırıncı “-Bizde şaşkınlık içerisindeyiz, norma şartlarda pide satışlarında bir düşme vardı ancak satışların bu kadar azalması karşısında bizde söyleyecek bir söz bulamıyoruz” cevabını verdi.
Pideyi alıp çıktık.
Eve gelmez yoğurt ve domates ihtiyacı olduğu söylendi.
Tekrar dışarıya çıktık.
Alışveriş yaptığımız market ve fırın birbirine bilemediniz en fazla 20 metre mesafede.
Marketten ihtiyaçlarımızı alıp kasaya geldik.
İşin garip tarafı markette de kimse yok.
İftara saatler kala marketinde son derece kalabalık olması lazım.
Görevi arkadaşa “-Yahu ne oluyor , fırında müşteri yok, markette müşteri yok, nerede bu millet?” diye sorduk.
Marketteki görevli arkadaş “-Abi işlerimizin hangi noktaya kadar azaldığını anlatamam, hayat çok pahalı, millet mecbur kalmadıkça evinden dışarıya adım atmıyor” cevabını verdi.
Gördüğümüz manzara gerçekten üzücü.
Şubat ayının sonuna yaklaşıyoruz.
Dolayısı ile mevsim kış.
Havada olabildiğince soğuk.
Vatandaşın dışarıya çıkmamasında hava şartlarının da etkisinin olduğu muhakkak.
Ancak daha ramazan ayının ilk haftasındaki söz konusu sessizlik gerçekten düşündürücü.
Ramazan başlarken iftar menüsü gönderen işyerleri vardı.
O günlerde tanıdığımız esnaflara “-bu sene iftar menüleri pahalı, umarız zorlanmazsınız” dediğimizi hatırlıyoruz.
Bu akşam aradık , cevap “-Ne sen sor ne ben söyleyeyim” cinsinden.
Hiç birisi halinden memnun değil.
İşlerinden memnun olmayanların ilk gerekçesi pahalılık.
Bir kilo domates doksan lira.
Gerisini anlatmaya gerek yok.
Pahalılık kırıp geçiriyor.
Tüm temel gıda maddelerine nerede ise her gün zam var.
Ancak maaşlar belli.
Aradaki uçurum dolayısı ile vatandaş en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor.
Bu sıkıntının etkisi ister istemez sokaklara, caddelere yansımış durumda.
İşin sonu nereye gidecek?
Bunu bilen yok.




