Daha 22 yaşındaki Aybüke Öğretmenin büyük bir heves ve sevinçle öğretmenlik yapmak için gittiği Batman’dan bayrağa sarılı tabut içerisinde evine geri dönmesi bütün Türk milletini derin bir acı içerisinde bıraktı.
 Türk milletinin tutunmaya çalıştığı bu zor Coğrafyada yüzyıllardır nasıl büyük saldırılar ile karşı karşıya kaldığı, Haçlı seferleri ile başlayan hücumların o gün bugündür isim yada şekil değiştirip şiddetini her geçen gün arttırdığı da gün gibi ortada.
Türk milletini bu coğrafyadan söküp atmak adına ardı ardına yapılan hücumlar gün geldi Haçlı Seferleri ile yapıldı, gün geldi yedi düvel birleşip Anadolu’yu sarmak istedi ancak Türk milletinin “Çanakkale Geçilmez” dediği o ateşten günlerde bu yapı yine başarılı olamadı.
Cumhuriyetin kurulması ile birlikte yeni bir döneme “Merhaba” diyen Türk milleti 28 milyon kilometrekareden elinde kalan 780 bin 576 metrekare vatan toprağı için yüzyıllardır ödediği bedelleri bugünlerde kat be kat fazla ödetmek isteyen zihniyet bir gün bile ara vermeden saldırılarına devam ediyor.
Saldırıyı asla bırakmayan Haçlı zihniyeti gün geldi 27 Mayıs Darbesi ile halkın seçtiği başbakan ve bakanları darağacına gönderdi, gün geldi 12 Eylül 1980 tarihinde (Our Boys-Bizim çocuklar) diye tanımladığı Kenan Evren başkanlığındaki  “Beşli Cunta” vasıtası ile Demokrasiye ara vermekte hiçbir sakınca görmedi.
Türk milletini bu topraklardan söküp atmak adına her yolu deneyen Haçlı zihniyeti en son olarak bilindiği gibi 15 Temmuz gecesi hepimizi derin acı ve endişe içerisinde bırakan Darbe girişimi ile bu “Türk milleti size Anadolu coğrafyasında asla huzur vermeyeceğim” mesajını da bir kez daha hatırlattı.
Haçlı zihniyeti bütün bu saldırılarını belli zamanlara yayarken 1984 yılında Eruh’ta PKK terör örgütü vasıtası ile hiç durmadan bir gün bile ara vermeden Türk milletini yormak ,Türkiye Cumhuriyetini güçsüz bırakmak adına elinden gelen bütün kötülüğü yapmakta hiçbir sakınca görmedi.
1984 yılından itibaren Türk milletine karşı başlatılan bu kalkışma sırasında verdiğimiz şehitleri, kaybettiğimiz vatandaşlarımızı, uğradığımız maddi ve manevi kayıplarımızı buradan bir kez daha yazmaya gerek duymuyoruz zira her şey Türk milletinin gözleri önünde cereyan ediyor.
Pazar günü Şemdinli’de  PKK terör örgütünün saldırısı sonucu Çok sayıda askerimizin şehit olması, yine çok sayıda vatandaşımızın hayatını kaybetmesi bizi derin acılar içerisinde bıraktı, Devleti yönetenlerin de her saldırı sonrasında “Kanları yerde kalmayacak” şeklindeki  açıklamaları da artık hiç bir vatandaşımız tarafından ciddiye alınmıyor, güvenilir bulunmuyor.
Dikkat eden meydana gelen her saldırı sonrasında verdiğimiz şehitlerimiz adına “Kanları yerde kalmayacak PKK tükeniyor, tükendikçe de toplu eylem yapıyor artık bitiyor” şeklinde açıklama yapılmasından çok kısa bir zaman sonra canımızı yakan, içimizi acıtan saldırılar yenileniyor.
PKK terörünün bu şekilde önlenemeyeceği, terörün önlenmesi adına daha ciddi önlemlerin alınması gerçeği orta yerde duruyor, içeride OHAL yetkisi dışarıda TEZKERE yetkisini elinde bulunduran hükümetin en azından Kandil’e bir operasyon yapması neden ihmal ediliyor..? Anlamakta güçlük çekiyoruz.
Vatandaşın gazının alınması adına Hükümetin zaman zaman HDP’li vekiller ile ilgili aldığı kararların en fazla 3 gün sonra unutulduğu daha doğru bir ifade ile unutturulduğu bir noktada PKK ile mücadelede nasıl başarı sağlanacağı, Türkiye’nin terörden arındırılmış bir ülke olarak yoluna nasıl devam edebileceği merak konusu.
Her saldırı sırasında PKK terör örgütü tarafından patlatılan 40 ton 50 ton 100 ton ağırlığındaki bombaların hangi zaman dilimi içerisinde hazırlandığı, Terör örgütü bu bombaları hazırlarken bizim istihbarat servislerimizin ne yaptıkları da ayrı bir merak konusu.
Bir kez daha belirtiyoruz tutunduğumuz bu coğrafyadan bizi atmaya yemin etmiş Haçlı saldırılarının asla durmayacağı gerçeğinden yola çıkarak her türlü terör belasından kurtulmak adına milletin gazını almaya yönelik değil Türk milletini “Düşmansız kılacak” bir yapının hazırlanması en büyük dileğimizdir.
Bunun dışında her saldırı sonrası” Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak” temennileri yukarıda da belirttiğimiz gibi hiç kimse tarafından ciddiye alınmamaktadır.