Liseyi bitirdikten sonra Üniversiteye gidebilmek için girdiğimiz sınav sonrası dönemin Orta Öğretim genel müdürü olan ve daha çok” Komando Ayvaz” olarak bilinen Rahmetli Ayvaz Gökdemir’in “Evladım git 19 Mayıs Spor akademisine kayıt yaptır” demesinin üzerinden nerede ise 40 yıl geçti.
19 Mayıs spor Akademisine kayır yaptırdığımız yıllar Türkiye’de sağ-sol hareketleri alabildiğine tavan yaptığı ve sabah solcuyu vuran silahın akşam saatlerinde Ülkücüyü vurduğu bir noktada bir grup arkadaşımız ile birlikte bizim içinde “sancılı günler” başlayınca Ayvaz Gökdemir’in talimatı ile gerekli evrak ve pasaport işlemlerimizi tamamlar tamamlamaz ilk uçağa bindiğimiz gibi soluğu önce Almanya’nın Köln şehrinde bir hafta sonrada Dortmunt Üniversitesinin kapısında bulmuştuk.
Üniversiteye kayıt yaptırmak için gittiğimizde yetkililer Almanya’da Üniversiteye girişlerin Üniversite sınavları ile değil Karne notlarına göre yapıldığını bizim Lise diploması not ortalamamızın da başta Uluslararası Hukuk yada Ziraat Mühendisliği olmak üzere birkaç bölüme daha denk geldiğini söylediler.
Biz Uluslararası Hukuk isterken Üniversitedeki görevli sürekli “Ziraat mühendisliği okusun” ısrarı karşısında yanımızdakine “Yahu bu neden beni Ziraat mühendisliğine doğru yönlendiriyor.?” dediğimizde o gün bugündür unutmadığımız cevabı aldık.
Alman görevli bana “Yüksel Ercan sen burada Ziraat mühendisliği oku, Türkiye’ye git patlıcan ile marul ile soğan, domates ile uğraş bizde burada Bilgisayar mühendisleri, Teknoloji mühendisleri yetiştirelim onların ürettiği bir bilgisayar karşılığında sizin tarlanızdaki bütün mahsulü kaldıralım” demiş ve 40 yıl sonra dedikleri de aşağı yukarı gerçekleşmiş duruma geldi.
O günden sonra biz Eğitimin ne kadar önemli olduğunu, Bir ülkenin kalkınacaksa bilim ve teknolojiden başka hiçbir çaresinin olmadığını, Bilim ve teknolojinin, Aklın milyarlarca dolar değerindeki yer altı ve yer üstü doğal zenginliklerden daha önemli olduğunun farkına vardık.
Kocaeli şu günlerde 2 milyona yaklaşan hareketli nüfusu ile Türk sanayisinin başkenti olarak değer görüyor, cazibe alanı oluyor, her ne kadar sınırları fazla geniş olmayıp bir noktada İstanbul’un arka bahçesi olarak kabul görse de yukarıda belirttiğimiz gibi “Sanayinin Başkenti” olarak bütün Türkiye’nin ortak frekansı olarak biliniyor.
Bu noktada Kocaeli’nin Eğitim ve Öğretim noktasına aldığı ve bundan sonra alacağı mesafede hem kent için hem de Türkiye için çok büyük önem arz ediyor, Sanayi kuruluşlarında istihdam edilecek elemanların yetiştirilmesi de hayati öneme sahip.
Fehmi Rasim Çelik 28 Nisan 2014 yılından itibaren Kocaeli İl Milli Eğitim müdürü olarak görev yapıyor,Kocaeli’den önce Manisa ilimizde Milli Eğitim müdürlüğü yaparken gösterdiği performans Bakanlığın da gözünden kaçmamış olacak ki Çelik,Manisa gibi gözden-gönülden ırak ve bir yerleşim merkezinden Kocaeli gibi 7/24 hareketli ve daha sorunlu bir yerleşim merkezine “Git eğitim ile ilgili var olan sıkıntıları gider, sorunları çöz, Eğitimin çıtasını çıkarabildiğin en tepe noktaya çıkar” denilerek tayin edildi.
Biz Fehmi Rasim Çelik ile yüz yüze bir kez görüştük, Kocaeli’de ki Eğitim ve Öğretim ile ilgili kafamıza takılanları da fırsat bulduğumuz anlarda telefon ile sorduk ,bilgi sahibi olduk.
Sayılar bizi yanıltmıyorsa Kocaeli’de Bin 125 Okul/Kurum:12 bin 353 Derslik, 336 bin 467 Öğrenci 17 bin 248 öğretmen bulunuyor.Kocaeli ile ilgili bu rakamlar aşağı düşmez yukarı çıkar, Zira her Allahın günü Anadolu’dan göç alan Kocaeli’nin artan nüfusu ile birlikte Öğrenci sayısında da çok büyük artışlar oluyor.
Dikkat edilirse yaklaşık 350 bin kişilik bir öğrenci ordusundan bahsediyoruz, Çayırova ilçesinden, Köseköy’e kadar 12 ilçe’nin 45 beldenin yaklaşık 260 köyün bulunduğu Kocaeli’de Eğitim ve Öğretim hizmetlerini idare etmenin zorluğu da ortada.
Son dönemlerde 350 bin kişilik öğrenci ordusunun bulunduğu Kocaeli’de “Eğitim aksıyor-Öğretimde şöyle aksaklık var” şeklinde seslerin kesildiği varsa da en alt seviyede olduğu bir süreç yaşıyoruz, Kar yağışının fazla olduğu dönemlerde binlerce öğrencinin “Yüksel Amca, İl Milli Eğitim müdürümüze sorarmısınız yarın kar tatili olacak mı.?” şeklindeki sorunları bir kenara bıraktığımızda Kocaeli’de eğitim açısından sorunsuz bir dönem yaşadığımızı söyleyebiliriz.
Murphy kanunları “Kurum müdüründen personel memnun ise konu ile ilgili bütün vatandaşlarda memnundur” diyor, Biz aşağı yukarı Kocaeli genelinde var olan 12 ilçe Milli Eğitim müdürünün büyük bir çoğunluğu ile görüşüyoruz, konuşuyoruz, konuştuğumuz ilçe müdürlerinden de Fehmi Rasim Çelik ile ilgili en ufak bir olumsuzluk duyduğumuzu hatırlamıyoruz.
Fehmi Rasim Çelik yaptıklarını medya aracılığıyla duyurma konusunda fazla faal değil, Çelik bu durumu kendisine göre haklı görebilir ancak açılacak her Eğitim kurumunun pek çok Cezaevini kapatacağı gerçeği de biliniyorken Rasim Çelik’in Eğitim ile ilgili attığı her adımı kamuoyu ile paylaşması gerektiğini biliyoruz.
Geçmiş yıllarda İl müdürlüğü yapan bir bürokrat biliyoruz, Zaman zaman Kocaeli Milli Eğitim müdürlüğüne gittiğimizde İl müdürünü de koridorlarda görürdük, Müdür bey bizi görür görmez “Bir anca kurumdaki görevlilere “Allahtan korkmuyormusunuz, bu saatte lambaları yakıyorsunuz, bu sıcakta klimaları kullanıyorsunuz, çabuk söndürün, kapatın” diye avaz avaz bağırırdı, bizde içten içe gülerdik.
Fehmi Rasim Çelik böyle yapmasın, Ancak Kocaeli’de Eğitim ile ilgili “taşın üzerine koyduğu taşıda” kamuoyu ile paylaşsın, Kocaeli zaten kendisini Eğitimde çıtayı yükselten bürokrat olarak bilmiş, sahiplenmiş,arkasında duruyor.
Kocaeli’de işini çok iyi yapan İlçe milli Eğitim müdürleri olduğu gibi Çelik’in hızlı temposuna ayak uyduramayan İlçe müdürleri var, İlçe müdürleri Çelik’e yük bindiren değil,yükü omuzlarından alan bürokratlar olmalılar.
Zira Fehmi Rasim Çelik’in omuzlarında her sabah Anne-babalarının “Allaha Emanet” diye okullarına uğurladıkları 350 bin çocuğumuzun sorumluluğu var.