Bir kere içerisinde bulunduğumuz durumu doğru okumak lazım, FETÖ ile ilgili mücadeleyi başlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başlatılan mücadelede Erdoğan’dan gelen talimatları da hükümetin başı olarak uygulayanda Başbakan Binali Yıldırım’dır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan mücadelenin nasıl işlediği de Türkiye’de var olan bütün medya kuruluşları tarafından an be an sınırlarımız içerisinde ve dışarısında bulunan herkese olduğu gibi ulaştırılmaya çalışılıyor.
15 Temmuz akşamından sonra artık geri dönülmez bir noktada bulunan Erdoğan-FETÖ mücadelesinde AK Parti genel merkezinin tam olarak çalıştığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilen talimatları anında yerine getirdiğini söylemek gerçekten zor.
Belki de FETÖ ile mücadelede AK Parti içerisinde birinci derecede rol oynaması gereken Genel merkez yöneticileri, Bakanlar ve Milletvekilleri bir dönem iç içe oldukları Paralel yapı ile olan mücadelede sıranın kendilerine gelecek olmasından korktuklarından olsa gerek mücadele futbol dili ile “Topu sürekli taç çizgisinin kenarlarında” dolaştırıp duruyorlar.
15 Temmuz sonrasında FETÖ’ye karşı başlatılan operasyonlardan bir şey çıkmadığını şu sıralar AK Partiye oy veren en sade seçmen bile FETÖ soruşturmasında işin gelip AK Partili siyasetçilere dokunduğunda kaldığına tam anlamı ile inanıyor.
AK Partide siyaset yapan milletvekillerinin, Belediye başkanlarının ve diğer siyasetçilerin bu noktada kendilerini kurtarmak istemesi onlara göre normal gelebilir ancak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin FETÖ’yü “birinci tehdit” olarak kabul ettiği bir noktada “şu parti bu parti” şeklinde bir ayırım yapması asla söz konusu olamaz.
AK parti içerisinde artık herkesin birbirine parmakla işaret ederek “Bak buda paralel yapıya mensup” dedikleri siyasetçiler birbiri ardına kenara çekilip “biz bir zamanlar Paralel Yapı ile beraberdik ancak onların hainliklerini gördükten sonra ayrıldık” demelerine kendilerinden çok bu operasyonu yapanları ilgilendirmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çevresinde bulunan bir avuç arkadaşı ile birlikte FETÖ ile girdikleri amansız mücadelede yalnız kaldıkları dolayısı ile Paralel yapı ile mücadelenin şu sıralarda “akamete uğradığı “çok net bir şekilde görünüyor, kabul ediliyor.
AK Partide Genel merkez yöneticisi, Bakan ve Milletvekili olarak görev yapan siyasetçiler muhtemelen “Bizim seçim merkezimizde yapılacak operasyonlar, başta belediye başkanları olmak üzere diğer yerel siyasetçilere ulaştığı takdirde o seçim bölgelerinin sorumluları olarak gelip bize de bulaşacak” diye düşündüklerinden Mücadele bir türlü istenilen noktaya gelemiyor.
Böylesi bir noktada FETÖ ile mücadele ediyoruz diye belediyelerin en alt birimlerindeki görevlileri, kamı kurum ev kuruluşlarındaki emir alan memurları görevlerinden almak, kurumlardan ihraç etmek gibi hiç kimseyi memnun etmeyen operasyonlar hiç kimseyi memnun etmiyor.
Yarın Operasyonların hangi noktalara gideceğin, bilemiyoruz ancak FETÖ ile mücadele edilecekse bugün yapılanların “Bataklığı kurutmak” değil sadece ve sadece “Sivrisinekleri öldürmekten” ibarettir. Bu durumda yukarıda belirttiğimiz gibi artık başta Ak Partiye gönül veren vatandaşlarımız başta olmak üzere hiç kimseye inandırıcı gelmiyor.
Şu an sadece “Sivrisinekleri öldürmek” adına FETÖ ile yapıldığı söylenilen mücadele bir noktadan sonra artık yavaş yavaş “Sulandırılmaya “ başlanmış durumda iken Paralel yapıya mensup siyasetçiler ve siyaset dışındakilerinde zaman ve mevzi kazandırmaktan başka hiçbir işe yaramıyor.
Böyle giderse 15 Temmuz tarihinde canını dişine takarak tankların önüne yatan kahramanların FETÖ’cü, aynı gece duruma göre vaziyet alan ve saatler sonra ortaya çıkanlarında “kahraman” olarak algılanması içten bile değildir.
Medya görevini yapıyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakın çevresi görevini yapıyor, yıllar yılı Paralel yapı ile el ele gönül gönüle olan siyasetçiler de “Medya bu durumu neden bu kadar fazla büyütüyor” diyerek gazetecilere kızıyorlar.
FETÖ ile mücadelenin sulandırmaya başlanıldığı şu günlerde görevlileri daha samimi bir şekilde mücadele yapmaya davet ediyoruz. Aksi takdirde mücadele “yapılıyormuş “gibi davranılması yürekleri kanatıyor. Vicdanları sızlatıyor.