Çarşamba günü mesai bitiminden sonra ajanslar Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım’ın akşam 19.30 sıralarında bir görüşme yapacağını kamuoyuna duyurmadan önce saat 16.30 sıralarında İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın kardeşine “Bu iş beni çok yordu bırakacağım” dediği pek çok yerde seslendirmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde Diyarbakır Valisi olarak görev yapan Efkan Ala daha sonra Başbakanlık müsteşarı olmuş o günden sonra da “Paralel Yapı” ile mücadelede öne çıkan isimlerden birisi olmuştu.
15 Temmuz sonrası Hükümetin daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ ile başlattığı mücadelede İçişleri Bakanı olarak Efkan Ala’nın istenildiği kadar başarılı olamadığı ve bu durumunda son günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından çeşitli vesileler ile dillendirdiği pek çok kesim tarafından biliniyordu.
15 Temmuz akşamı uygulamaya konulan Darbe girişimi sırasında içişleri bakanı olarak Efkan Ala’dan çok dönemin Sosyal güvenlik ve Çalışma Bakanı Süleyman Soylu’nun ön plana çıkması, özellikle TRT’nin Darbecilerden geri alınması sırasında Soylu’nun da orada bulunması dikkat çeken unsurların başında gelmişti.
Gelinen noktada Efkan Ala’da bir taraftan PKK bir taraftan IŞİD ile yapılan mücadelede yorgunluk belirtisi gösterirken 15 Temmuz akşamından itibaren de FETÖ ile başlatılan mücadele Efkan Ala cephesindeki yorgunluğu en üst seviyelere çıkardı.
Dikkat edin taraflı tarafsız, Partili partisiz tüm vatandaşlar 15 Temmuz sonrası FETÖ ile yapılan mücadelede siyasetçiler özellikle de Belediye başkanlarının kayırıldığı Belediye başkanları ile ilgili yapılacak operasyonlar için İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın biraz yavaş davrandığı hemen her kesim tarafından daha yüksek bir ifade ile seslendirilmeye başlanmıştı.
Böylesi bir durumda FETÖ ile mücadelede bizim yalnız kaldığını düşündüğümüz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mücadelede hareket alanının daha fazla bir alana yayılması adına daha zinde bir İçişleri bakanına ihtiyaç olduğu ortaya zaten çıkmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan FETÖ ile mücadeleyi daha seri bir şekilde yapmak istediği ancak mücadelenin istediği gibi gitmediği de artık son günlerde çok net bir şekilde ortaya çıkınca Mücadeleyi birinci derecede yönlendirmesi beklenilen İçişleri Bakanlığı için çalışkanlığı ile bilinen Süleyman soylu ismi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Başbakan Binali Yıldırım’a önerildi ve gereken yarım saat içerisinde yapıldı.
FETÖ ile mücadelenin Bayramdan sonra olağanüstü bir hız kazanacağı ve bu operasyonların daha çok AK Parti içerisinde yoğunlaşacağı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı bir konuşmada “FETÖ’ye karışan Akrabamız bile olsa…” ifadesinde kendini bulmuş ve operasyonun fitili İçişleri Bakanlığına Süleyman Soylu’nun getirilmesi ile ateşlenmiş oldu.
Süleyman Soylu’nun çalışkanlığı parti içerisinde hemen herkes tarafından biliniyor. DP Genel başkanlığını bırakıp AK Parti’ye katılan, katılır katılmaz da son derece hareketli bir partinin Teşkilat başkanlığına getirilen Soylu’un FETÖ ile mücadelede son derece önemli bir rol oynayacağı da muhakkak.
Süleyman Soylu’nun koltuğuna oturması ile Bakanlık bünyesinde yapacağı yeni görevlendirmeler ile başta MİT olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlarda yapacağı değişikliklerde bundan sonra FETÖ ile yapılacak mücadelenin ön habercisi olacaktır.
Ama asıl sürprizler Kurban Bayramı sonrası… Bakalım Bayram sonrası Kimler Kurban edilecek..
Bekleyelim görelim.