Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kocaeli Milletvekili Fikri Işık’ın önceki gün “AK Parti’nin bu süreçte paralel yapının bu kadar ihanet içerisinde olacağını hesap edememesi bir hatadır, Evet, bu da bizim hatamızdır. Bu bizim hatamızdır. Bunu biz söylüyoruz, Paralel yapıyla etkin şekilde mücadeleye devam edeceğiz. Türkiye, bu paralel yapı kanserinden temizlenecek. Bunu yaparken de kimsenin haksızlığa uğramaması için de maksimum dikkati gösteriyoruz. Ben burada arkadaşlara da gerekli talimatı verdim. Devlet hiyerarşisi içerisinde başkasından, abisinden talimat alan kim olursa bunu tutmayacağız. Tutmuyoruz da.” şeklindeki açıklaması AK Parti’nin Paralel yapı ile yaptığı mücadeleye yeni bir boyut getirmiş oldu.
Bakan Işık, TÜBİTAK’ı yapısal olarak gözden geçirme ihtiyaçları olduğunu ve bunu yaptıklarını söyleyerek, “Geleceğin teknolojilerinde TÜBİTAK’ın daha fazla çalışama yapmasını istiyoruz. AK Parti’nin ayrımcılık yaptığı konusunda ben bu görüşe kesinlikle katılmıyorum. Bu noktada paralel yapıyla mücadele konusunda birkaç cümle etmem lazım. Bakanlık görevini aldığım ilk gün bir kelime kullandım, ‘amiri yerine, abisinden talimat alan hiç kimseyle çalışamayacağım.’ Devlette bir kişi iki yerden talimat alamaz” şeklinde konuşup  HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım, “Yani, ‘11 yıl çalıştık yeter’ dediniz” ifadesine tepki verince Paralel yapı ile ilgili yukarıdaki açıklamayı yapmış.
Paralel yapı ile olan mücadelede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nasıl bir mücadele verdiğini  Türkiye’de aşağı yukarı bilmeyen yok, bu mücadele kapsamında 01 kasım seçimleri sonrasında içişleri Bakanı Efkan Ala ve AK Parti sözcüsü Ömer Çelik’in paralel yapıya karşı nasıl bir amansız mücadele verdiklerini de siyasetten anlayan hemen herkes az çok görüyor, biliyor.
Son 2 seçimdir siyaseten Kocaeli’de AK Partinin patronu olan Bakan Fikri Işık’ınParalel yapı ile mücadeleyi” sadece TÜBİTAK sınırları içerisine hapsetmesi ve TÜBİTAK dışında kesinlikle hiçbir kurumda Paralel yapıya mensup hiç kimsenin olmadığı imajını vermesi kusura bakmasın bizim gibi hiç kimseye inandırıcı gelmiyor.
Paralel yapıya mensup başta Bürokrat-Siyasetçi-amir memur-Belediye başkanı-Meclis üyesi-İl genel meclis üyesi olmak üzere çok sayıda kişinin olduğu biliniyor, Ancak paralel yapı ile başlatılan mücadelede 16 Belediyenin bulunduğu Sakarya’ya, 12 Belediyenin bulunduğu Kocaeli’ye gelindiğinde Sayın Bakan Fikri Işık’ın sesinin kesildiğini hemen herkes merak ediyor.
Son dönemlerde Medya Kuruluşlarının ve STK’ların alabildiğince AK Partiye yakınlaşması ve kendisinin de 78 milyonluk  Türkiye’de Bakan olması münasebeti ile Sayın Fikri Işık’a sözünü ettiğimiz kesimlerden “Sayın Bakanım seçim bölgeniz olan Kocaeli’de Paralel yapıya mensup yöneticiler bir tek TÜBİTAK bünyesinde mi konuşlanmış, yıllar yılı ilçe merkezlerinde kocaman stadyumlarda on binlerce vatandaşın katılımı ile yapılan ve Pensilvanya’ya selam gönderilen toplantılara katıldıktan hatta sponsor olduktan sonra bulundukları makamlara tekrar atanan(Seçilen) hiçbir Allah’ın kulunu  görmediniz mi.?” şeklinde bir itiraz gelmiyor ve bu durum karşısında da sayın Bakan sadece açıklama yapmakla yetiniyor.
Siyaset bir noktada sorumluluğu ondan da ötesi samimiyeti gerektirir, Meseleye bu pencereden baktığımızda Paralel yapı ile mücadelede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında İçişleri Bakanı Efkan Ala ve AK Parti sözcüsü Ömer Çelik’ten başka maalesef samimi hiçbir siyasetçi görmüyoruz.
İddia ediyoruz şu sıralarda Paralel yapı ile mücadele ediyor gibi görünen siyasetçiler gece gündüz “Allah’ım bir mucize olsa da Başbakan Ahmet Davutoğlu Paralel yapı ile mücadele sona erdirilmiştir” şeklinde talimat gönderse de bizde kurtulsak diye dua ediyorlardır.
Paralel yapı ile yapılan mücadelede çalışıyor (muş) gibi yapan ancak yasak savar bir şekilde gün geçirmeye çalışan siyasetçileri daha samimi olmaya çağırıyor ve Paralel yapı ile mücadelede başarılı olunmak isteniyorsa asıl girilecek sahanın Belediyeler özellikle AK Partili Belediyeler olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.
Bu noktada öncelikli görev Bilim Sanayi ve Teknoloji bakanı Fikri Işık’a düşüyor, “Paralel yapı bizi kandırdı, Paralel yapı bizi yanılttı “ şeklindeki yıllardır yapılan itiraflar ve günah çıkarmalar artık hiç kimseye samimi gelmiyor.
Muhtemelen Bakan Işık’ta dünya alemin bildiği gibi Paralel yapının kaynağının Belediyeler olduğunu biliyor, Fikri Işık gibi tecrübeli bir siyasetçi “Sivrisinekler ile uğraşmaktansa Bataklığı kurutmanın tek geçerli çözüm yolu olduğunu” çok ama çok iyi bilir, bilmesi gerekir.
Eğer mesele Sivrisinekler ise TÜBİTAK’ta oyalanmaya devam, Yok Paralel yapı kökünden kazınıp atılmak isteniyorsa Sayın fikri Işık’ın yönelmesi gereken yer Belediyelerdir.
Paralel yapının kaynağı Belediyelerde aranmıyorsa  yapıldığı söylenilen mücadele “mış” gibi oluyor..
Bizden söylemesi.