Yüz yıl sonra.
Bundan tam yüzyıl önce uygulamayı düşündükleri ve dondurdukları planı yeniden devreye sokmaya çalışan haçlı ordusu.
Aklı başında diye düşündüğüm arkadaşlarıma bu büyük planı yıllardır anlatırım.
Çoğu oldukça hayalci düşündüğümü söylerler. Çok uçuk düşüncelere sahipsin diyorlar.
Dün gazeteci Serdar Turgut bir harita yayınlamış ben Amerika’dayken diyor.
Ben oraya kadar gitmeden buradan haber verdim çok zaman ama kimse takmadı.
Önce yarısı plana konuldu. Akdeniz’e bakan kısım uzunca bir süredir mazlum Kürtler bahanesiyle önce ısıtılıyor. Kürtlere baskı yapan kim yine okyanus devleti.
Diyarbakır Paris olacak. Bir Kürt devleti ardından kısa bir süre sonra bir Ermeni devleti sonra tamamını birleştir bir okyanus devleti uydusu.
Hilal taktiği al. Sonra gerisi çok kolay.
Amerika bundan dolayı büyük devlet oluyor.
Zaman zaman bir koyup üç almak isteyen devlet adamları da, projeye yöneticilik yapmak isteyen devlet adamları da çok hazin ve manidardır hep üçün birini almak zorunda bırakılmışlardır.
Bir ucu Karadeniz’de diğer ucu Akdeniz’de bir devlet.
Yani Türklerin binyıldır kullandığı taktik.
Hilal taktiği.
Artvin’den Mersine bir yay gibi devlet. Karadeniz’den Akdeniz’e bağlanan.
Bir tarafta Artvin ve Gürcistan’dan Karadeniz’e bağlanan Ermenistan merkezli,
Diğer tarafta Ceyhan İskenderun’dan Akdeniz’e bağlanan Diyarbakır merkezli bir devlet.
Büyük Ortadoğu projesi. Gerçekten büyük projedir bu.
Düşünülenden de büyük bir Ortadoğu projesi.
İki büyük limanla iki büyük denize açılan ve üç büyük devlete sınır olan Rus’a Çine Hinde komşuluk.
Yüzyıllık projedir bu. Öyle size yaptırılan bilmem kaçıncı dört yıllık projelerin yirmi beş katı bir proje.
Siz içerde birbirinizi yerken hangi adla olursa olsun.
Kürt, Türk
Alevi ,Sünni
Laik, Anti laik
Ülkücü, Devrimci
Cumhuriyetçi, Dindar
Cemaatçi, Hükümetçi
Tarafları olarak birbirinizle savaşırken Batı binyıldır kullanageldiğiniz hilal taktiğiyle sizi paramparça ediyor.
Ben ne diyeyim. Savaş kapıda madem her Türk asker doğar vecizesiyle( burada kastettiğim ülke sınırları içinde yaşayan her birey )elimizde ne varsa top, tüfek, kazma, kürek yeniden bir mücadele verir yeni bir hayata başlarız.
Bu son zamanda yetiştirdiğiniz internet bebeleriyle varabilecek bir yer yok.
İş başa düşüyor yine. Neyse ki 12 Eylülden beri daha tecrübeli bir kuşak var.
Bu ülkeye kötülük yapmak isteyen işbirlikçilere karşıda savaşırız tabi. İşte o zaman vatanına sahip çıkanlarla çıkmayanlarda ortaya çıkar.
Vatanın ne olduğunu da en son hırpalanan Suriyelilere sormak lazım.
Yılanın kuyruğu, evladın acısı bitmez. Batıda bu hayalden vazgeçmez.