Daha önceleri belki yine vardı.

Ancak biz gerçek manada seçim ittifakını 1991 yılında yapılan milletvekili genel seçiminde gördük.

Seçim öncesi Necmettin Erbakan’ın başında olduğu Refah Partisi, Alparslan Türkeş’in genel başkan olduğu Milliyetçi Çalışma partisi ile Aykut Edibali’nin başında bulunduğu Millet partisinin bir araya geldiği ve seçmen tarafından “Kutsal İttifak” olarak adlandırılan bir seçim işbirliği yapılmıştı.

1991 yılında yapılan seçim akşamı sandıklar açıldığında söz konusu ittifakın son derece başarılı olduğu gerçeği ortaya çıkmıştı.

Sonraları DYP ile DP arasında yapılmaya çalışılan ancak başarısızlıkla sonuçlanan bir ittifak çalışması daha biliyoruz.

İttifakın tam olarak hayatımıza girdiği zaman dilimi ise bilindiği gibi 2019 yılıdır.

Bir tarafta Cumhur ittifakı bir tarafta Millet ittifakı.

İttifakın Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçiminde ne yapıp yapmadığı bir tarafa yapılan yerel seçimde Millet ittifakı başta İstanbul ve Ankara olmak üzere yıllar yılı AK Partili başkanlar tarafından yönetilen şehirler el değiştirmişti.

14 mayıs ve 28 mayıs 2023 tarihlerinde yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili genel seçimi hepimizin gözleri önünde cereyan etti.

AK Parti ile MHP’nin başı çektiği Cumhur ittifakında HÜDA PAR-DSP başta olmak üzere “İki dünya bir araya gelse olmaz” denilen çok sayıda siyasi kurum aynı çatı altında seçime katılmıştı.

31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimde her ne kadar dönemin CHP’si ve İYİ Parti bir araya gelmeseler bile seçmen daha çok AK Partiden kurtulmak adına nerede ise Türkiye’nin tüm belediyelerini CHP’li adaylara verdi.

O günlerde Türk milleti için umut olan İYİ Partinin bünyesinden önce Zafer Partisi sonra da Anahtar partisi çıktı.

İYİ Partiden ayrılan siyasetçiler tarafından kurulan birkaç parti daha var ancak şu aşamada mevzu onlar değil.

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerine ortalama bir yıl yada biraz daha fazla bir zaman var.

Böyle bir süreçte gündem ister istemez yine seçim öncesi hayata geçirilebilecek ittifaklar.

Hal böyle olunca tüm gözlerin çevrildiği yer bilindiği gibi İYİ parti.

Şunu peşin peşin belirtmek isteriz.

Biz Zafer partisinin de Anahtar partinin de söz konusu yüzde 7’lik oy barajının çok ama çok altında olduğunu biliyoruz.

Anketlerden çıkan sonuçlarda zaten bu durumu açık seçik ortaya koyuyor.

Bu durumda ortak söylem İYİ Partiyi böyle bir ittifaka zorlamak oluyor.

İttifak yapmanın getirisi de var götürüsü de var.

Ne zaman bu üç parti arasında ittifak söylemi çıksa, İYİ Parti dışında kim varsa “Eğer Zafer ve Anahtar Partileri ile ittifak yapılmaz ise İYİ Parti seçim barajının altında kalacak” söylemi pompalanıyor.

Halbuki tarafsızlığı ile bildiğimiz çok sayıda araştırma şirketinin ortaya çıkardığı sonuçlar İYİ partinin bir baraj derdinin olmadığı yönünde.

Bizde Anadolu’yu karış karış dolaşıyoruz.

Vatandaşın partilere karşı duydukları sempatiyi de görüyoruz antipatiyi de.

Anadolu’da bir araya geldiğimiz vatandaşlarımız İYİ Parti'yi tanıyor, biliyor, seviyor.

İYİ Parti genel başkanı Müsavat Dervişoğlu geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda söz konusu partiler ile olabilecek ittifakı çok net bir dil ile kamuoyuna aktardı.

Bundan sonrası her üç partinin ancak daha çok Zafer ve Anahtar partilerinin.

Türkiye gibi siyasetin çok çabuk yön değiştirdiği bir ülkede 5 yıl TBMM’nin dışında kalmak öyle olay bir iş değil.

Yüzlerce örnek var.

İttifak elbette olabilir.

Ancak ittifak konuşmaları yapılırken söz konusu partilerin tamamının “Heybemizde ne var” sorusuna çok net cevap vermeleri gerekiyor.

Gerisi kolay.