25 Ekim 2017 tarihinde Türk siyasi hayatına merhaba diyen İYİ Parti’nin başına o tarihten içerisinde bulunduğumuz zaman dilimine kadar başına gelmeyen kalmadı.
Normal şartlarda İYİ Parti olmasa 2018 tarihinde yapılan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur ittifakı bünyesindeki AK Parti ve MHP TBMM’de daha büyük bir sandalye sayısına kavuşacaklardı.
Peki 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimler.
O tarihte yapılan yerel seçimde İYİ Parti Türkiye’nin pek çok seçim bölgesinde aday çıkarmayarak CHP’li belediye başkan adaylarını destekledi.
Söz konusu 31 Mart 2019 tarihinde sandıklar açıldığında ortaya hemen herkesi şaşırtan sonuçlar çıktı.
Nerede ise çeyrek yüzyıldır AK Partili belediye başkanlar tarafından yönetilen başta İstanbul ve Ankara olmak üzere çok sayıda belediye millet ittifakına mensup adaylar tarafından kazanılmıştı.
Süreç 14 ve 28 Mayıs tarihinde yapılan seçimde de etkisini gösterdi.
İYİ Parti o seçimde hiç de azımsanmayacak bir şekilde 44 milletvekili kazandı.
Normal şartlarda 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimde hemen herkes CHP ile İYİ Partinin Millet ittifakı şemsiyesi altında yerel seçime katılmasını bekliyordu.
Bu olmadı.
İYİ Parti genel merkezi tarafından geliştirilen ve ne olduğunu bugün bizim de anlayamadığımız “Özü başımıza” sloganı ile girilen yerel seçim İYİ Parti açısından tam anlamı ile hezimet ile sonuçlandı.
Sonrası malum.
Dönemin genel başkanı Meral Akşener “bütün sorumluluk bende” diyerek kongre kararı aldı.
İYİ Parti’nin o dönemdeki oy oranı yüzde 2’ler civarında konuşuluyordu.
O günlerde İYİ Parti’den nerede ise gün aşırı milletvekili ve belediye başkanı istifası yaşanmaya başladı.
İYİ Partinin TBMM’deki 44 milletvekili sayısı 29’a kadar geriledi.
Ne kadar belediye başkanının istifa edip başka siyasi partiye katıldığını şu an biz bile hatırlamıyoruz.
İşte Meral Akşener’in genel başkanlığı bırakmasından sonra yapılan kurultayda Müsavat Dervişoğlu genel başkan seçildi ve partiyi adeta enkaz denilebilecek bir şekilde devraldı.
Dervişoğlu’nun olağanüstü performansı sayesinde İYİ Parti’nin oy oranı pek çok kesim tarafından şu an yüzde 10’lar civarında değerlendiriliyor.
Partinin 29 olan milletvekili sayısı bağımsız Balıkesir milletvekili Burak Dalgın’ın da katılımı ile 30 sayısına ulaştı.
Parti içerisinde bütün bu güzellikler yaşanırken önceki gün İstanbul milletvekili Ersin Beyaz istifa edince milletvekilli sayısı yeniden 29’a indi.
Ersin Beyaz’ın istifa gerekçelerini biz de okuduk.
Mantıklı hiçbir sebep yok.
Olsa olsa harika bir ivme yakalamayı başaran İYİ Parti’yi tökezletmek adına yapılan bir eylem gibi duruyor.
Peki 44 olan sayıdan 15 milletvekili neden partiden ayrıldılar?
Bugünlerde bize en çok yöneltilen soru bu.
İşin doğrusu bizim de direk olarak bir bilgimiz yok.
Ancak bildiğimiz bir şey yok.
İstifa eden milletvekilleri ve belediye başkanları İYİ Parti sayesinde değerli oldular.
Yoksa sokakta bir karşılıklarının olduğunu biz düşünmüyoruz.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi bir taraftan düğmeye basılmış gibi bir hareketlenme söz konusu.
İstifaların devam edip etmeyeceği noktasında bir bilgimizde de yok bir yorumumuz da yok.
İYİ Parti bu insanları milletvekili yapmış.
-GİK üyeliği de istiyoruz.
Genel başkan yardımcılığı da istiyoruz.
Daha doğrusu genel merkez nezdinde hangi makam varsa bizim olmalı
şeklindeki aç gözlülük maalesef ne parti aidiyeti tanıyor ne de samimiyet.
Milletvekili genel seçimine fazla bir zaman kalmadı.
İstifacıların tamamı bir dahaki dönemde yeniden vekil seçilmek istiyorlar.
İstifayı da bir ikbal kapısı olarak görüp aralamaktan başka bir şey düşünmüyorlar.
İYİ Parti açısından artık olan oldu.
Gelecek dönem parti aidiyetine sahip isimler ile yola çıkıldığı taktirde İYİ Parti’nin yolu açık.
Siyaset gidenler ile değil kalanlar ile yapılır.
Bundan sonrası İYİ Parti’nin genel merkez yönetiminde.
Temennimiz yeni dönemde işi daha sağlam tutmaları ve bu nahoş durumlar ile bir kez daha karşılaşmamaları noktasında.