Ülkemizde ve siyasi arenada hergün yeni bir olumsuz gelişme ile karşılaşıyoruz . 
Aklını kullanamayan insanlar ,aklını kullananların kölesi olacağı bilindiği halde , özellikle siyasilerdeki hırs ve kin, birliği beraberliği,güzellikleri zedeliyor. Herkes şaşkın ve tehlikelerin yaşanıldığının farkında. 
Bu ortamda "Bir olalım, iri olalım, diri olalım" sözü tarihe karışmış gibi! 
Milliyetçi camia içinde dahi adam harcama moda olmuş gibi.
Kimleri öteki yaparsanız yapın,yok olmaya doğru giderken, durum hiç te eskisi gibi olmayacak Güven bitmiş, öz yok olmaya doğru yol almış.
Kirli kara kapitalizm amaçlarına ulaşmaya devam ediyor. 
Ülkemiz nasıl ki kuşatılmış,insanlarımızın bazılarının ruhu da sanki kötülüklerle kuşatılmışcasına. 
Kimsenin kimseye eyvallahı yok.
Kimse kimseyi tınmıyor ve sevmiyor.
Çevrenize bakın ,güven duyduğunuz kaç kişi var?
Kapitalizm ve diğer yabancı ideolojiler insanımızın ruhunu oymuş bitirmiş. 
İslamı kullanan çıkarcılar yüzünden insanımız ,bölük parça parçalanmış vaziyette ! Kapitalizm,kominizm ,siyonizm derken ,insanlık bitiyor. 
Mazlumların çilesi kat be kat artıyor. 
Amaç , ideal, yardımlaşma insanlarda kalmamış. 
Sokaklar boş kümbet yığınları gibi ruhsuz ,ümitsiz dolaşan insanlarla dolu .
 
Tv lere baktığınızda hükümet erkanı öyle anlatıyor ki her taraf güllük gülistanlıkmış gibi. 
Her gün gelen onlarca şehide aldırış eden yok,önemseyen yok ! 
Eskiden  bir arkadaşımızın başına bir hal gelse ,herkes imdada koşardı. 
Şimdi ise dostluk,arkadaşlık, Ülküdaşlık o dönemlerle kıyaslanmayacak kadar bitmiş ,her şeyin önünde ''çıkar ve ben'' duyguları var ...
Şimdi aynı görüşten insanlar rahatlıkla fikirdaşına dahi haksızlık, iftira, ihanet yapabiliyor.Var diğerlerini ise siz düşünün! 
İşte önce meclis başkan adayı yapılan ,meclis başkan yardımcılığı yapan ,sonra genel başkanlığa aday olunca Meral Hanım'a ve hatta Devlet Bey' de dahil diğerlerine atılan iftiralar da bu ''ben'' egosunu tatminden kaynaklanmakta , koltuğuma mani olunur mu düşüncesinden dolayı, kocaman adamlar tarafından hiç yakışmayan tavırlar sergilenmektedir. 
Koltuk sevgisi  herşeyin  üzerinde tercih edilmektedir. 
Ülkücüler; şu sıralar kendi elleri ile kendilerine , arkadaşlarına ,köklerine baltalar sallamaktadırlar. 
Yarının ne olacağı ise sizce açıkça belli değil mi? Akıllı olmayı Allah nasip eder inşallah... 
Bizler ise olanları bazen parmak ısırarak ,olacakları da tahmin ederek ,yazıklar olsun deyip,kendi penceremizden dünyaya ,ortama bakarak izliyoruz...
Ülkücü ,çaresiz kalsa bile kimseye kul köle olmamalı. 
Çünkü yar var , yaradan var ,ona teslimiz. 
Kişilik,liyakat, dik duruş ,haksızlıklara karşı olmak , haklıdan yana olmak Ülkücünün şiarıdır. 
Bunu unutmayanlarla yürümek ve yürüyenlerden olmak önemli bir vicdan meselesidir. 
Ümitli olmak lazım, sevdalara ulaşmanın yolu,ümitsizliği yenmekten geçer. 
Ülkücüler ; sadece Demokrasi yürüyüşlerinde amirlere, iktidardakilere gösteri yapmak görünmek adına ''Vatan ,millet, bayrak, devlet, islam , Türklük , Türkiyem vb '' kelimelerini yapay olarak göstermelik kullanan ,göstermelik yaşayan ,şimdilerde ise unutan çıkar grupları değillerdir. 
Ülkücüler , bu saydıklarımız uğrunda her zaman yaralanan , ölen, işinden - aşından ,anasından,babasından ,yarinden olanlardır.
Ama ne yazık ki ihtilal kalkışması olalıdan beri , Fetoculukla ilgisi olmayan bir çok Ülkücü bu hususta ,haksızlığa uğramaktadırlar. İnşallah kuruların arasında yaşlar da artık yanmaz . 
Adaletsizlikler ortadan kalkar. 
Ülkücüler, yapılan hem kendi içlerindeki hatalar ve didişmeler ,hemde iktidardan kaynaklanan hatalar ve tarafgirlikler yüzünden inşallah artık hırpalanmazlar .
Çünkü Ülkücü'den Fetocu,pkk lı, hain, devlet -millet düşmanı asla olmaz , bunu herkes bilmelidir...
Saygılarımla...