Kararını açıklaması sonrası Türkeş kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmiş MHP lideri Devlet Bahçeli’de yaptığı açıklamada MHP'ye bakanlık teklif edilmesiyle ilgili "Bizim partililerimiz yoktur. Dava arkadaşlarımız vardır. Dava ne alınır, ne satılır" yanıtını vermişti.
O günlerde MHP Basın Biriminden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın imzasıyla yapılan açıklamada, “26 Ağustos 2015 tarihinde, Anayasamızın 114. Maddesi gereğince Cumhurbaşkanınca hükümeti kurmakla görevlendirilen AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu tarafından Başbakan Yardımcısı sıfatıyla kabine üyeliği teklif edilen parti üyemiz ve halen Ankara Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekte olan Yıldırım Tuğrul Türkeş’in anılan görevi kabul ettiği anlaşılmıştır Parti ilkelerimiz ve yetkili kurullarımız tarafından belirlenen parti politikalarımıza aykırı bir şekilde ortaya konulmuş olan bu davranış nedeniyle, adı geçen milletvekili, Sayın Genel Başkanımız tarafından, MHP Parti Tüzüğünün 11 v.d. maddeleri çerçevesinde ve yine aynı tüzüğün 78/f.4/c-d-e-i, 79 ve 81. Maddeleri uyarınca Parti Üyeliğinden tedbirli olarak 'Kesin Çıkarma Cezası' ile cezalandırılması için Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edilmiştir” ifadeleri yer almıştı.
Sonrası malum Tuğrul Türkeş MHP’den istifa edip AK Partiye katıldı 01 Kasım tarihinde yapılan Genel seçimde AK Partiden Ankara milletvekili seçildi, seçim sonrası kurulan hükümette de şu ana kadar Başbakan yardımcısı olarak görev yapıyor.
İçerisinde bulunduğumuz günlerde Türk milleti anayasa Değişikliği ile ilgili yapılan oylamalar vesilesi ile TBMM’ye kilitlenmiş durumda, MHP ile AK Parti EVET oyu kullanırken CHP HAYIR oyu kullanıyor, Oylamaların neticesinin ne olacağı milletvekillerinin oylamalarda nasıl tavır alacağı da ilerleyen günlerde belli olacak.
2015 Yılının Ağustos ayında Tuğrul Türkeş’İn AK Partinin Bakanlık teklifini kabul etmesinden sonra Tuğrul Türkeş’e hitaben “Bizim partililerimiz yoktur. Dava arkadaşlarımız vardır. Dava ne alınır, ne satılır" dedikten sonra Türkeş’in partiden ihraç edilmesini isteyen MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli oylamalarda şu an Tuğrul Türkeş ile aynı noktaya gelmiş durumda.
O günleri şöyle bir hatırlamakta fayda var 07 Haziran tarihinde yapılan genel seçimde AK Parti ilk defa tek başına iktidar olacak milletvekili sayısına ulaşamamış MHP ise 80 milletvekili ile TBMM’de temsil edilmeye hak kazanınca Türkiye’deki Milliyetçi ve Muhafazakar seçmen büyük bir umutla AKP-MHP koalisyonunu beklemeye başlamışlardı.
Ancak bugün bile bilemediğimiz sebeplerden dolayı MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli daha ilk günden başta AK Parti olmak üzere bütün siyasi partilere “Koalisyon” kapılarını kapatıp bütün ısrarlara rağmen aralık kapı bırakmayınca herkeste büyük bir umutsuzluk hali başlamıştı.
Bizde o günlerde Türkiye’nin huzuru ve selameti için mutlaka AKP-MHP Koalisyonunun oluşması gerektiğini zira Türkiye’yi içerisinde bulunduğu bu zor durumdan çıkartacak tek siyasi organizasyonun AKP-MHP birlikteliği olduğunu sürekli yazıp kamuoyu yapmaya çalışmıştık.
Devlet Bahçeli’nin gönülsüzlüğüne AK Parti’de “Eyvallah” deyip 01 Kasım tarihinde erken seçim kararı alınması ile birlikte Türkiye bir anda bambaşka bir noktaya doğru gitmeye başladı, 01 Kasım akşamı sandıklar açılınca AK Parti’nin 07 Haziran tarihinde kaybettiği milletvekili sayısını tekrar aldığı MHP’nin de 80 olan milletvekili sayısını yüzde yüz kaybederek 40 milletvekiline indiğini daha da kötüsü alınan oy oranı dolayısı ile TBMM’de HDP’nin de arkasına düştüğü görüldü.
Sonrası herkesin malumu MHP’de yapılması gereken ancak bin bir bahane ile bir türlü yapılamayan Büyük Kurultay, arkasından Genel başkan adayı olan kim varsa tamamının ihracı, sonrasında da Devlet Bahçeli’nin AK Partiyi düştüğü zor durumdan bir kez daha kurtarma adına “Getirin Başkanlıkla ilgili Anayasa değişikliğini TBMM’ye görüşelim “ demesi ile bugünlere kadar geldik.
26 Ağustos 2015 tarihinde AK Partinin çağrısına uydu diye Partiden ihraç edilen Tuğrul Türkeş’e demediğini bırakmayan MHP’nin üst yönetiminden birisi kabinde kullandığı oyun rengini AK Partililere gösteriyor, Anayasa çalışmaları ile ilgili komisyonda bulunan bir milletvekili “Bu rejim değişikliği değildir, yaptığımız çalışma Devletin bekası içindir” diyor, bir diğer Genel başkan yardımcısı “Biz böyle yapmasaydık AK Parti Erken genel seçime gidecekti” diyor, yani her kafadan bir ses çıkıyor.
Bugün AK Parti ile aynı çizgiye gelen MHP’nin üst yönetimi tabandan gelen “Biz size Başkanlık sistemini getirin diye mi oy verdik” tepkilerine “Devletin bekası- Milli Birlik-Gün bir olma birlik olma günüdür” cevaplarını verince kendilerine “Tuğrul Türkeş hepinizden akıllıymış sizin bugün gördüğünüz Birlik ve Beraberlik durumunu 0 27 Ağustos 2015 tarihinde görmüş, sizde kesinlikle öngörü yokmuş” deme hakkı ortaya çıkıyor.
TBMM’deki oylamalardan nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın önümüzdeki süreçte” MHP kesinlikle ortadan ikiye ayrılacaktır” teşhisini koymak için sanıyoruz ki müneccim olmaya gerek yoktur, Oylamaların başlaması ile birlikte MHP’den çıkan HAYIR oylarının fazlalığı bu ayrılığı zaten mecburi hale getirmiştir.
MHP’yi bu zamana kadar diğer siyasi oluşumlardan ayıran özellik partinin İdeolojik duruşuydu, Ancak son birkaç yıldır Genel başkan danışmanlığını yapan bir gazetecinin Ülkücüler için çok büyük anlamlar ifade eden Yusufiyeliler kavramını Artvin ilimizin Yusufeli ilçesi ile karıştırdıktan ve “MHP’den neden bu kadar fazla Yusufeli’li var” sorusunu yöneltmesi Ülkücülerin İdeologu Nihal Atsız’ı, Nihat Atsız olarak ifade etmesi ve buna rağmen halen MHP gibi bir siyasi partide danışman olarak görev yapmaya devam etmesi ile Partinin yolunu İdeolojiden başka bir yöne çevirmesi anlamını taşıyor.
Bu kavgada kendisine göre AK Parti son derece sağlam bir duruş gösteriyor, Beğenirsiniz beğenmezsiniz talebini gerçekleştirmek adına bütün şartları zorluyor, Aynı durum CHP içinde geçerli onlarda durdukları noktadan bir milim bile geri gitmeyi düşünmüyorlar, kendi fikirlerinin dünya görüşlerinin gereğini yerine getirmeye çalışıyorlar.
MHP’nin durumunu ise galiba en güzel Rahmetli Dilaver Cebeci’nin dizeleri anlatıyor “Uyvar kalesinin eski yoldaşı/O batılı akşama yenildiniz/Ne kırıldınız ne büküldünüz,/Bir Yeniçeri palası gibi,/Öç gününe çekildiniz/Şimdi güvercinler geçer üstünüzden,/Selâmsız, kavgasız, töresiz/Acı rüzgârlarda saçlarınız savrulsun/Işık düşünceli çocuklar, canım çocuklar! YENİLGİNİZ KUTLU OLSUN.”