2004 yılından itibaren girdiği her seçimi kazanarak Kocaeli Büyükşehir Belediye başkanlığı koltuğuna oturan İbrahim Karaosmanoğlu ile ilgili biz sürekli “Karaosmanoğlu’nu her kesimin belediye başkanı yapan sadece siyaseti değil toplumun tüm katmanlarını, bütün renklerini ayırım yapmadan seven ve değer veren kişiliğidir, bu yüzdendir ki Karaosmanoğlu kendisine oyu veren-vermeyen herkesin başkanıdır” ifadesini kullanıyoruz.
15 Temmuz tarihinde uygulamaya konulan Darbe girişiminin püskürtülmesinden sonra Yenikapı’da verilen “Birlik ve Beraberlik” görüntüsünün bize göre en iyi sergilendiği yerleşim merkezi Kocaeli’dir ve bu birlik görünüşünü hayata geçirende İbrahim Karaosmanoğlu’dur.
15 Temmuz tarihini takip eden süreçte yukarıda belirttiğimiz Yenikapı Ruhunun devam ettirilmesi adına Kocaeli sınırları içerisinde vatandaşın daha rahat bir hayat sürmesi  adına inşa edilen üst geçitlere Eski Başbakanlardan Rahmetli Necmettin Erbakan’ın , Eski Başbakan yardımcılarından MHP Genel başkanı rahmetli Alparslan Türkeş’in ve Bir seçim gezisi sırasında helikopterin düşmesi sonucu vefat eden Sivas Milletvekili ve BBP Genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun isimlerinin verilmesine ön ayak olan İbrahim Karaosmanoğlu bir adım daha atarak Eski başbakanlardan DSP genel başkanı rahmetli Bülent Ecevit’in ismini de bir yaya geçidine vererek vatandaşın gönlünü yeniden kazandı.
Sağ cenahta siyaset yapan ve milyonlarca seçmeni peşinden koşturan, Erbakan-Türkeş ve Yazıcıoğlu gibi isimlerin verilmesi Kocaeli gibi sağ partilerin müthiş bir hakimiyetinin olduğu Kocaeli’de normal ve kolay bir faaliyet olarak kabul edilebilir ancak çok uzun yıllar sol cenahta siyaset yapmış Bülent Ecevit gibi bir siyasetçinin isminin bir yapıya verilmesi gibi son derece zor bir işi hayata geçirmek ancak Karaosmanoğlu gibi bir siyasetçinin alabileceği bir karardı ve Başkan’da bu kararı hiç çekinmeden alarak köprüye Bülent Ecevit isminin verilmesi kararını aldı.
Köprüye Bülent Ecevit isminin verilmesi kadar yıllar yılı birbirine karşıt siyaset yapan iki görüşten birisinin temsilcisi olan İbrahim Karaosmanoğlu’nun ,Ecevit ile ilgili ifade ettiği son derece güzel övgülerde aslında böylesi siyasetçilere ne kadar fazla ihtiyaç olduğunun da ispatı olsa gerek.
Açılışta konuşma yapan İbrahim Karaosmanoğlu  “Rahmetli Ecevit dürüstlük timsali bir devlet adamıydı. Hayatı mücadele ile geçti. Temiz yaşamış ve güzel bir iz bırakmıştır. Örnek alınması gereken şahsiyetlerden bir tanesi olan devlet adamımızın adını yaşatmak için seve seve yaya köprüsüne ismini verdik. Diğer devlet büyüklerimize verdiğimiz gibi. Çünkü ülkemize hizmet etmiş, çile çekmiş, sıkıntılar yaşamış olanlara karşı bizim de bir vefa borcumuz var. İnanıyorum ki vefa borcumuzu az da olsa ödemiş oluruz. Bülent Ecevit’i rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Bu kararı meclisimizde oy birliği ile verdik. Bundan dolayı büyük bir memnuniyet duyuyorum. Doğru, güzel bir iş yaptığımıza inanıyorum” şeklindeki ifadeleri aslında siyasette dargınlığa-kırgınlığa-kavgaya-gürültüye asla yer olmadığını da çok güzel gösteriyor.
İbrahim Karaosmanoğlu’nun bu güzel jestine karşı Programda söz alan DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’da “Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve bu eserin hayata geçirilmesinde emeği geçen, işçisinden mühendisine emekleri için teşekkür ediyorum.” İfadelerini kullanarak siyaseten bir adım daha attı.
Biz İbrahim Karaosmanoğlu’nun gösterdiği bu hassasiyetin, İstanbul-Ankara-Bursa Büyükşehir belediye başkanları tarafından da uygulamaya konulup konulmadığını bilmiyoruz, Ancak o illerde Karaosmanoğlu’nun gösterdiği hassasiyetin gösterilmeme oranın daha yüksek olduğuna inanıyoruz.
Bu yakınlaşmaları sadece AK Partiye mensup belediyeler ile sınırlandırmak yanlış olur, İbrahim Karaosmanoğlu’nun gösterdiği bu hassasiyeti CHP’li İzmir ve Eskişehir, MHP’li Adana ve Mersin Büyükşehir Belediyelerinin de göstermesi gerekiyor ki hep sözünü ettiğimiz ve beklediğimiz “birlik ve Bütünlük ruhu” hepimizi sarıp sarmalasın.
Karaosmanoğlu’nun ,Rahmetli Bülent Ecevit ile ilgili söyledikleri aslında siyasette artık kaybetmeye yüz tutan “İlkeli siyaset kavramına da” çok büyük bir örnektir, İnsanımız dünya görüşlerine katılmadığı siyasi partilerin mensuplarının söyledikleri doğru da olsa “Neme lazım rakibim ile ilgili övücü İfadeler kullanırsam başım belaya girer” şeklindeki önyargının kırılması adına da İbrahim Karaosmanoğlu son derece önemli bir adım atmıştır.
İbrahim Karaosmanoğlu’nun bu yapısını biz 20 yıldan fazladır biliyoruz, Başkanın yapısını bilmeyenlerde bu tür uygulamalar vesilesi ile kendisini daha iyi tanıyor, daha çok seviyor.
Karaosmanoğlu’nuPartiler üstü” yapan ve “Hepimizin başkanı” olarak tanımlayan süreç ise bilindiği gibi bugün başlamadı, bu Yuvacık belediye başkanlığı döneminde başlayan ve hiç durmadan devam eden bir yürüyüş.
Umarız bu yürüyüş hiç durmadan daha uzun adımlar ile devam eder, zira herkesi “Helal olsun İbrahim Karaosmanoğlu’na” getiren noktaya siyaseten her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.