2019 yılının 31 Mart tarihinde yapılan yerel seçimde Millet İttifakı'nın adayı olarak girdiği seçimde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Mansur Yavaş o gün bu gündür bambaşka bir siyasetçi profili çiziyor.

Şu günlerde 84 milyon Türk insanının ana gündemi pahalılık ama kabul etmek gerekiyor ki Mansur Yavaş ismi gündeme geldiği an ne kadar gündem varsa önemini kaybediyor. Sohbet anında Mansur Yavaş etrafında şekillenmeye başlıyor.

Hepimizin kabul edeceği gibi Millet İttifakı tarafında Cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın isimleri konuşuluyor.

Gazetenizin haber merkezine hemen her gün yurt genelinde var olan araştırma şirketlerinin aylık olarak yaptıkları anketlerin neticeleri geliyor. İnsanımızın sosyal yaşantısını ilgilendiren, ekonomik noktadaki araştırmalar ile ilgili araştırma sonuçları ile ilgili raporlar günlük-haftalık olarak yayın kuruluşlarımızın haber merkezine düşüyor.

Kamuoyu araştırma şirketleri bu anket neticelerini gönderirken, "Eğer bu sonuçları yayın kuruluşlarınızda değerlendireceksiniz lütfen bizim kurumun isimlerini de belirtin. Sizlere gönderdiğimiz sonuçlar hoşunuza gitmeyebilir. Bu sonuçları kendi dünya görüşünüze göre yayınlayacaksanız lütfen bizim ismimizi kullanmayın. Zira biz de, siz de doğru sonuçlar üzerinden yürüdüğümüz kadar inandırıcı oluruz" ibaresini de eklemeyi unutmuyorlar.

Bize gelen çok sayıda araştırma neticesini sorumlu bir medya mensubu olarak son derece ciddi bir şekilde değerlendirmeye ve yorumlamaya çalışıyoruz. Bir hafta önce bir siyasetçi için fazla çıkan bir sonuç, bir hafta ya da iki hafta sonra aşağılara düşmüşse, bu düşüşün ya da çıkışın sebeplerini de en ince detaylarına kadar araştırmaya çalışıyoruz.

AK Parti cenahından henüz herhangi bir siyasetçi "2023 yılında yapılacak seçimde Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan'dır" demese de, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli nerede ise her grup toplantısında ya da kameraların karşısına geçtiği her noktada "2023 yılında yapılacak seçimde Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır" söylemini tekrarlayıp duruyor.

Millet İttifakı'nda ise durum tamamen farklı. Araştırma şirketlerinin haftalık ya da günlük sonuçlarına bakıldığında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’inde Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanabilecekleri ancak sonucun bıçak sırtı noktasına geldiği için risk var söyleminde buluşuluyor.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın adaylıkları noktasında ise Cumhurbaşkanlığı seçiminin Millet İttifakı tarafından risksiz bir şekilde kazanacağı görülüyor.

Son iki-üç ay öncesinde gelen kamuoyu araştırmalarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylık için ismi geçen üç isme göre daha önde olduğu görülüyordu.

Sonra ne olduysa oldu 2 ay önce gelen bir araştırmada ilk kez Mansur Yavaş’ın diğer üç adayın önde olduğunu gördük. Bu zamana kadar hemen her ankette birinci sırada çıkan Ekrem İmamoğlu’nun son anketlerde Mansur Yavaş’ın arkasına düştüğünü fark ettik.

Birkaç gün önce Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın, Cumhurbaşkanlığı için Mansur Yavaş’ı göreve çağıran söyleminin Ümit Özdağ cephesine getirdiğini ya da götürdüğünü bir kenara bıraktığımızda Mansur Yavaş isminin tüm yurt genelinde fırtınalar estirmeye başladığını da anlamış olduk.

Şu an Cumhur İttifakı'nın karşısında bulunan ve 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimde çok büyük başarılara imza atan Millet İttifakı'nın hayata geçmesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çabalarını ama daha da önemlisi gösterdiği fedakarlığı herkes kabul ediyor. Öyle bir zamanda sırf ittifak yara almasın diye sürekli bir adım geride duran Kılıçdaroğlu’nun kendisinin seçilmesinin riskli olduğunu anladığı anda aday olmayacağını ismimizin Yüksel Ercan olduğu kadar iyi biliyoruz.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'de aylar öncesinden en azından Millet İttifakı bileşenlerinin elini rahatlatmak adına "Ben Başbakan adayıyım" diyerek hem ittifakı rahatlattı hem de Parlamenter Sisteme dönmeyi ne kadar istediğini kamuoyuna iletti.

Böylesi bir noktada Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adaylığı için tüm şartların Mansur Yavaş’ı mecbur ettiğini görmemek için kör olmak gerektiğine inanıyoruz. Mansur Yavaş görevde olduğu 3 yıllık zaman dilimi içerisinde asla siyaset yapmayan, sadece ve sadece başkanı olduğu Ankara’yı ilgilendiren sorunlar üzerine konuşan yapısı ile Edirne’den Kars’a kadar taraflı, tarafsız herkesin gönlünde taht kurmuş oldu.

Burada "-Yüksel Ercan iyi söylüyorsun da Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde Cumhur İttifakı'nın meclis üyeleri çoğunlukta, Mansur Yavaş Cumhurbaşkanı adayı olmak için istifa ederse belediye başkanlığı Cumhur İttifakı'nın eline geçer" söylemi yükselebilir.

84 milyon Türk vatandaşının yönetiminde söz sahibi olacak bir Cumhurbaşkanlığı makamının yanında Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığının esamesi bile okunmayacaktır.

Suyun akışının nereye doğru olacağı noktasındaki "Bütün yollar Roma’ya çıkar" ifadesi galiba seçime bir yıl kala "Millet İttifakı'nda Cumhurbaşkanlığı adaylığı için bütün yollar Mansur Yavaş’a çıkar" söylemi ile perçinlenecektir.

Bunu biz değil taraflı tarafsız milyonlarca vatandaşımız söylüyor..