Normal şartlarda Ramazan ayının birinci gününden itibaren siyasete ara verilmesi en azından var olan siyasi tartışmaların ramazan sonuna bırakılması gerekir.
Biz son dönemlerde basın toplantılarına ve ramazan ayında düzenlenen iftar programlarına katılmıyoruz.
Geçmiş ramazanlarda tertip edilen iftar ve sahur programlarını hatırlıyoruz.
Aynı sofrada o yerleşim merkezinin belediye başkanları, Milletvekilleri, hiçbir ayırım yapılmadan var olan tüm siyasi partilerin ilçe başkanları da bulunuyordu.
Söz konusu siyasetçiler iftarda vatandaş ile bir araya gelmenin keyfini yaşıyorlardı.
Anlatmaya çalıştığımız hoş gelenekler sahur vakitlerinde de gerçekleşiyordu.
Siyasetçiler, gazeteciler, STK temsilcileri ve müsait olan vatandaşlar yine sahur sofralarında bir araya geliyorlardı.
2019 ve 2024 yıllarında yapılan yerel seçimler pek çok alışkanlık gibi iftar ve sahur alışkanlıklarımızı da kökünden değiştirmiş oldu.
Bilindiği gibi 2019 tarihinde yapılan yerel seçimler partilerden çok Cumhur ittifakı ve Millet ittifakına mensup adayların yarıştığı seçimler oldu.
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimde Cumhur ittifakına mensup adaylar ile CHP’li adaylar arasında geçti.
CHP her ne kadar seçime yalnız girmiş olsa da Cumhur ittifakına karşı olan ne kadar seçmen varsa oylarını CHP’li adaylara vermekten geri durmadı.
Bu durumu şunun için yazmak istedik.
Türkiye’de belediyelerin nerede ise tamamı AK Partili ve CHP’li belediye başkanları tarafından yönetiliyor.
Bu iki parti dışında var olan siyasi partilerinde kazandığı belediyeler olsa da sayı fazla değil.
Belli sayıda DEM Partili ve CHP’li belediye de bilindiği gibi kayyumlar tarafından yönetiliyor.
Yani Türkiye yerel yönetimler açısından AK Partili ve CHP’li belediyeler olmak üzere ikiye ayrılmış durumda.
İftar çadırı kurmayan belediye nerede ise yok.
İl-İlçe ve belde merkezlerinin meydanlarında olağanüstü iftar çadırları kurulmuş durumda.
Her akşam ezanın okunması ile milyonlarca vatandaşımız bu çadırlarda iftar yapıyor.
Ancak söz konusu iftar çadırlarında siyasi birliktelik yok.
AK Partinin iftar çadırında CHP’li siyasetçiler yok.
CHP’nin iftar çadırında da AK Partili siyasetçi yok.
Hal böyle olunca iftarın yapılmasından sonra kürsüye çıkan siyasetçiler salonda olmayan diğer partilere mensup siyasetçilere Allah ne verdiyse saydırıp duruyorlar.
Vatandaşın bu durum ile pek fazla ilgisinin olduğunu sanmıyoruz.
Bir kilo etin bin liradan fazla olduğu bir süreçte vatandaş “Ölü rahmet istiyor kim okursa okusun” stratejisini izliyor.
Ancak siyasetçi için durum farklı.
Eline mikrofonu alan başlıyor karşı parti yada partilere saydırmaya.
Ramazanın uhrevi havasına bakan yok.
İftar sonrası kılınacak teravih namazını da düşünen yok.
Herkesin dilinde “Birlik ve beraberlik” kelamı var.
Ancak söylemler tam anlamı ile zehir gibi.
Soru şu:
Mübarek ramazan ayının bile bir araya getiremediği siyaset kurumu ne zaman ve hangi şartlarda bir araya gelecek ?
Var mı cevabı olan ?