Türkiye siyaseten zor zamanlar geçiriyor.

31 Mart 2024 tarihinde yapılan ve CHP’nin yıllar sonra ilk kez sandıktan birinci çıkmasından ve meydana gelen hadiselerden sonra Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

Türkiye’nin en eski partisi olan CHP ile ilgili bir mahkemenin verdiği “Mutlak butlan” kararı sonrası var olan ezberlerimizin tamamı bozuldu.

Artık “bu da olmaz” diyebileceğimiz hiçbir şey kalmadı.

Geçmiş yıllarda MHP’nin yaptırılmayan kurultayı ve Gemerek’te bir mahkemenin verdiği kararın aslında bugünlerin habercisi olduğunu o zamanlar hiç birimiz kavrayamadık.

Şimdi ortalık toz duman.

CHP içerisinde meydana gelenler nerede ise bir canlı yayın gibi televizyonlardan dakika dakika veriliyor.

Bizde olup biteni canlı bir spor karşılaşması gibi seyrediyoruz.

31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimi kazanarak çıkan çok sayıda CHP’li belediye başkanı şuan tutuklu olarak cezaevinde bulunuyor.

Önümüzdeki günlerde hangi belediye başkanının cezaevine hangi suçlama ile gireceğini bilmiyoruz.

Tam bir bilinmezlik hakim.

Demokrasi ile yönetilen ülkelerde seçilmişler ile ilgili kararı sadece halk veriyor.

Seçilen belediye başkanları yada milletvekilleri başarılı oldukları takdirde seçmen tarafından ödüllendiriliyor.

Başarısızlık durumunda ise seçmen söz konusu belediye başkanlarını yada milletvekillerini değiştirmekten bir dakika olsun geri durmuyor.

Ancak bu günlerde durum farklı.

Türkiye’nin çevresindeki ülkelere göre iyi kötü bir demokrasi anlayışı vardı.

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi 31 mart 2024 tarihinden sonra işler bir anda değişti.

Bundan sonrası içinde bir fikrimiz yada öngörümüz yok.

Temennimiz demokrasi kurallarının tam olarak işleyeceği günleri görmek.

Siyasetçinin kaderini mahkemelere değil seçmene teslim edildiği zamanları yaşamak.

Demokratik kuralların işlediği bir süreçte daha rahat bir hayat süreceğimizi hemen herkes kabul ediyor.

Siyasetçinin bugünü değil yarınları da düşünmesi gerekiyor.

Mahkeme kadıya mülk değil.

Hadise bizim başımıza gelince karşımızdakinden demokrasi beklemek kolay.

Demokrasi herkese lazım.

Bu konuda hiç birimiz masum değiliz.

Ancak kabullenmek işimize gelmiyor.

Bu ülke hepimizin.