Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herhangi bir vatandaşımızı yolda yürürken çevirip "-Size göre Türkiye’nin en önemli sorunları nelerdir?" diye sorsanız alacağınız ilk cevap pahalılık ikincisi de sığınmacılar olacaktır.

Normal şartlarda birbirinden çok ilgisiz gibi görünen bu iki sorun, biraz derin düşününce ülke sınırları içerisinde yaşayan milyonlarca vatandaşımızın hayatını olumsuz yönde birbirini tetikleyen iki ana unsur olacaktır.

Dikkat edin önceki gün açıklanan tasarruf tedbirleri hiçbir vatandaşımızın ilgisini çekmedi, daha da önemlisi söz konusu tedbirler vatandaş tarafından inandırıcı olarak görülmedi.

Ülkeyi yönetenler işler kötüye gittiği zaman rakamlar ile oynamayı çok severler. Ancak uzun yıllardır nerede ise hayatı günlük olarak yaşayan vatandaşlarımızın, bu karışık rakamlar ile uzaktan yakından ilgilenmediklerini göreceksiniz.

Son 3-4 yıldır iyiden iyiye belirginleşen ve her geçen gün biraz daha ağırlaşan pahalılık dolayısı ile vatandaşımız adeta hayata tutunmaya çalışıyor. 2028 yılına kadar herhangi bir seçim olmadığından seçim öncesi iktidar partisinin oy alabilmek adına seçmene ekonomik olarak sunacağı bir katkı da kalmadı.

Böyle bir durumda vatandaş ister istemez kendi hayatının kolaylaşması adına atılacak olan adımların sayıları milyonlar ile ifade edilen sığınmacılar için yapıldığını, dolayısı ise sığınmacılardan kendilerine sıra gelmediğini düşünüyor.

2019 yılında ekonomik şartlar ağırlaşmaya başlamıştı.

2020’de şartlar biraz daha zorlaştı.

2021 yılında ipin ucu olabildiğince kaçmaya başladı.

2022 yılında seçim önü olması dolayısı ile seçmene kısmi de olsa ufak bir ekonomik katkı sunuldu.

2023 yılında yapılan seçimde seçmen "Hükümet belki bize katkı sunacaktı ancak yurdumuzun Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde meydana gelen deprem dolayısı ile bu katkı biraz gecikti, ben iktidar partisine bir kez daha şans vereyim" dedi.

31 Mart 2024 yılında seçmen işlerin düzeleceğine olan inancını çok büyük oranda kaybettiği için Türkiye’nin nerede ise tüm belediyelerini CHP’ye verdi.

Bu aşamadan sonra seçmen;

Pahalılığın azalacağına

Vatandaşın rahat bir nefes alacağına

Sığınmacılar ile ilgili problemlerin çözüleceğine

İnanırsa siyaset o noktaya göre şekillenecek.

Ancak hayatın kolaylaşacağına

Pahalılığın ortadan kalkacağına

Sığınmacı meselesinin çözüleceğine

Olan inancı her geçen gün azalıyor.

Bu umutsuz durumda seçmen 2028 yılını bekleyebilir mi?

Sorusu sanırız önümüzdeki günlerde daha çok tartışılacak.

Zira şartlar bırakın aydan aya artık günden güne zorlaşıyor.