Türkiye gibi siyasi gündemin nerede ise saat başı değiştiği bir ülkede yarın sabah ne olacağını tahmin etmek elbette ki kolay değil.

Ancak siyaseti takip etmek zorunda kalan ve gördüklerinden bir analiz çıkarmak gibi görevi olanlar için detaylara bakıldığında olup bitenler ile ilgili fikir söylenebilir.

Kurban bayramı öncesi CHP ile ilgili verilen butlan kararı sonrası zaten karışık olan siyaset arenasının var olandan daha fazla hareketlendiğini görmemek için kör olmak gerekiyor.

Butlan kararı sonrası bilindiği gibi CHP içerisinde iki karşı grup oluştu.

Birkaç gündür yazıyoruz.

Normal şartlar altında kayyım olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “amasız fakatsız-lakinsiz” bir şekilde partiyi olabilecek en kısa zamanda kurultaya götürmesi gerektiği gerekiyordu.

Ancak bu olmadı.

Bırakın kurultay yapmayı partinin yapacağı bildirilen çalışmaların bile engellenmesi adına Kılıçdaroğlu’nun elinden geleni ardına koymayacak bir yaklaşım içerisinde olduğu çok net bir şekilde ortaya çıktı.

Bir tarafta mahkeme tarafından atanan Kemal Kılıçdaroğlu var.

Diğer tarafta ise çok uzun yıllar sonra 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimde CHP’yi ilk defa AK Partinin önünde birinci parti yapan Özgür Özel var.

Kurban bayramında bilindiği gibi her iki isimde aynı saatte aynı dakikada toplantı yaptı.

Toplantıların galibinin Özgür Özel olduğunu taraflı tarafsız hemen herkes kabul ediyor.

İşte bizim yazımıza başlık olan “Suyun akışına gitmek” ifadesi de burada ortaya çıkıyor.

Kısa vadede Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden bir takım çalışmalar gelebilir.

Ancak uzun vade de bu işten lider olarak çıkacak ismin Özgür Özel olacağı herkes tarafından kabul ediliyor.

Mevcut vekillerin çok büyük bir kısmı Özgür Özel ile birlikte.

“Biraz kenarda duruyor” diye eleştirilen Mansur Yavaş, Özgür Özel ile birlikte.

Belediye başkanları Özgür Özel ile birlikte.

Daha da önemlisi CHP’nin seçmeni Özgür Özel ile birlikte.

Böyle bir süreçte suyun hangi tarafa akışı da aşağı yukarı netleşmiş vaziyette.

Ancak burası Türkiye.

Akşam buda mı olur..diye uyuyoruz.

Sabah buda oldu diye uyanıyoruz.

Bizim gözlemlerimiz demokrasinin normal olarak işlediği ülkelerde olan işler.

Ancak son dönemlerde nelerin nasıl yaşandığını hep birlikte takip ediyoruz.

Temennimiz suyun akışının demokratik yollardan olması.

Aksi takdirde işimiz kötü.