Hep birlikte bir Mübarek Ramazan ayını uğurlamanın hüznünü yaşarken, bir yandan da Ramazan Bayramına ulaşmanın mutluluğunu yaşadık. Bu mutluluğu sevdiklerimizle paylaşmak için yollara düştük. Çünkü ramazan, ekmeğimizi, aşımızı, sevgimizi paylaşmak demekti. Ramazan sabır demekti, sebat demekti, hoşgörü demekti, başkalarının aç olarak yaşamalarını hissetmek demekti, başkalarına tahammül etmek demekti. Ramazan yaşamak ve yaşatmak demekti.

         Gel gör ki, aç kaldık ama nefislerimizi terbiye edemedik, 17 saat oruç tuttuk ama sabretmeyi öğrenemedik, açlıktan ölen çocukların seslerini işitemedik, başkalarına tahammül etmeyi içimize sindiremedik, ramazan paylaşmaktı ama yollarımızı böldük ama paylaşamadık.120 canı yollarımızda bıraktık.  Bize ne oldu böyle, Ramazanı, bayramını tam anlamıyla idrak edemedik.

         Bize ne oldu böyle, önce ecdadımızdan, ecdadımızın ortaya koyduğu değerlerden koparıldık. Sonra insanı insan yapan İslam ahlakından uzaklaştırıldık. Yalnızlığa, bireysel yaşamaya, nefsimizin esiri olmaya başladık. Bir zamanlar bize düşman gözüyle bakanların bile hayranlıkla takdir ettiği, dürüstlüğümüze, adaletimize, yardım severliğimize ne oldu. Ne oldu “komşusu aç iken tok yatanlar bizden değildir” denilen anlayışa.

         Bize ne oldu böyle, niye lal oldu dilimiz, kör oldu gözümüz, işitmez oldu kulaklarımız, felç mi oldu ayaklarımız, bileklerimiz. Artık yeteri kadar acı çekmiyoruz kanayan bir yara gördüğümüzde. Artık ağlayamıyoruz bir körpe çocuğun masumiyetinde. Artık içimizde kaldırıyor vahşetin menfur renklerini. Kan kesmiyor bizi film tadında olmadığı müddetçe. Artık mazlumun kanıyla gözyaşlarıyla ortaya konulmuş tabloları, filmleri gözümüzü kırpmadan seyredebiliyoruz. Taştan mı acep yüreklerimiz yoksa yosun mu bağladı. Yoksa vicdanlarımız tatile mi çıktı.

         Bize ne oldu böyle, farklılıklarımızı zenginlik olarak kabul edilen anlayışın yerine herkesi kendimize benzetme fakirliği sardı her yeri. Ramazan tahammül etmek demekti, tahakküm etmeye heveslenir olduk.

         Bize ne oldu böyle, sıkışınca sığınacağımız büyüklerimiz eli öpülesi büyüklerimize. Sevdiğimiz eşimiz, dostumuz akrabalarımıza. Ümmet, millet kardeşliğimize. Bazen keşke diyorum;  bayramda, çelik kapılarına çifte kilit vurup, denizin azgın dalgalarında nefislerine arkadaş edinenlere, ormanın en saklı köşesinde gizlenmiş olanlara inat benimde bir HİRAM olsa ben de gidip ona sığınsam. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner51

banner34

banner38

banner57

banner33

banner37