[email protected]

Munzur Dağları’nın eteklerinde, sonbaharın sert rüzgârları başlarken bir çiçek açar.
Adı: Vargit.

Halk arasında “kışın habercisi” olarak bilinir.
Diğer çiçekler ilkbaharın sıcaklığıyla uyanırken, o tam tersini yapar.
Toprak soğumaya başlarken, yapraklar dökülürken, doğa kabuğuna çekilirken…
Vargit açar.

Zamanı tersine yaşayan bir çiçektir o.

Herkesin gittiği yerde gelmeyi seçer.
Herkes susarken konuşur.
Herkes çekilirken görünür olur.

Neden tüm çiçekler yazın açarken, vargit kışa doğru açar?

Belki de bize şunu anlatmak ister:
Umut, herkesin güçlü olduğu zamanda değil; zor zamanlarda anlamlıdır.

Kolay günlerde ayakta durmak marifet değildir.
Asıl mesele rüzgâr sert estiğinde dimdik kalabilmektir.

Gerçek karakter, bollukta değil darlıkta belli olur.

Vargit, mevsime göre değil inancına göre açar.
Takvime göre değil, kendi fıtratına göre yaşar.

Belki de hayat bize şunu söylüyor:
Herkesin alkışladığı zamanlarda değil, kimsenin görmediği zamanlarda da doğru kalabilmek…

Çünkü umut, güneşli havanın çiçeği değildir.
Umut, soğukta açanların adıdır.

Bugün dünyaya baktığımızda;
ekonomik dalgalanmalar, sosyal kırılmalar, güven kayıpları…

Belki de tam vargit mevsimindeyiz.

Ve belki de şimdi;
daha çok dürüstlüğe,
daha çok dayanışmaya,
daha çok sağlam karaktere ihtiyacımız var.

Çünkü her kışın ardından bahar gelir.
Ama baharı müjdeleyenler, kışta açabilenlerdir.

Vargit bize şunu öğretir:
Zor zamanlar, güçlü insanların mevsimidir.

Zor zamanlarda Vargit çiçeği gibi açanlara.. Umut ile sevgiyle..